Star Wars’u Star Wars yapan nedir desem aklınıza ilk ne gelir? Benim aklıma ilk gelen şeylerden biri, her zaman yanımızda olan o birbirinden eğlenceli droidler. İnsanların hikâyesinin anlatıldığı bir eserde, bu gibi ilginç droidler gerçekten o esere renk katıyor ve sizin de daha eğlenceli dakikalar geçirmenizi sağlıyor. İşte bu yazıda da, bizim için Star Wars evrenini daha ilgi çekici yapan ve hepimize arkadaş olmuş droidlerden bahsedeceğim.

R2-D2

Keşke benim olsa dediğim türden bir droid. Yapamadığı şey, çözemediği sorun yok. O droid haliyle her şeyin üstesinden öyle bir geliyor ki hayran kalmamak elde değil. Ayrıca hiç şüphesiz Star Wars evreninin demir başlarından. İlk gördüğümde her ne kadar elektrik süpürgesinden hallice bir robot zannetmiş olsam da zamanla öyle bir sevdim ki onu, her gördüğümde yakın bir arkadaşımı görmüş gibi oluyorum. Çeşit çeşit becerisi, kolları arkada giden ve sürekli dönen kafasıyla çok ilginç bir karakter. Birlikte film izleyip üzerine konuşmak isteyeceğiniz türden bir karakter, bir arkadaş. Üniversite ev arkadaşı gibi bir şey yahu. En azından bana öyle geliyor. Tabii ne söylediğini anlamak gerek. Her zaman ne söylediğini anlayabilmeyi istemişimdir.

C-3PO

Star Wars evreninin vazgeçilmez ögelerini sıralasanız ilk başlarda hiç şüphesiz R2-D2 ve C-3PO gelir. R2-D2, pek çok kez faydasını gördüğümüz bir droid ama, C-3PO için aynı şeyi söyleyebilir miyiz emin değilim. Bunu kötü anlamda söylemiyorum tabii ki. Çünkü C-3PO, daha çok yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz bir yol arkadaşı gibi. Sürekli tuhaf tuhaf konuşması, ortama neşe katma çabası ve yaptığı espriler onu çok iyi bir arkadaş yapmaya yetiyor. Sanki yanınızda olsa ona zarar gelmemesi için elinizden gelen her şeyi yapacağınız ve karşılığında hiçbir şey istemeyeceğiniz türden bir arkadaş gibi.

K-2SO

K-2SO, bütün Star Wars filmleri arasında en sevdiğim droid olabilir. Rogue One filmi yapım aşamasındayken özel olarak tasarlanan K-2SO, baştan aşağı her yönüyle özellikle de tasarım anlamında en güçlü bulduğum droid. Tasarım anlamında ilk çıkış noktası da C-3PO. İlk olarak onun tasarımı referans alınıyor ve çizile çizile, yeni fikirler eklene eklene karşımıza K-2SO olarak çıkıyor. Hatta yaratıcılarının tabiriyle o: “C-3PO’nun daha cesur ve daha ciddi versiyonu”. C-3PO’ya laf yok ama ondan daha çok sevdiğimi itiraf etmem gerek. Yani, eğer bir robotla arkadaş olmak isteseydim bu K-2SO olurdu diyebilirim. Çam yarması heybetinden midir, cengaver gibi her şeyin önüne atlamasından mıdır ya da zekice konuşmasından mıdır bilmiyorum ama onda, diğer droid dostlarımızdan farklı bir cazibe var. Soğukkanlılığı, inanılmaz güçlü refleksleri, yeri geldiğinde yaptığı güzel şakalar ve yanındakileri koruma iç güdüsü benim için K-2SO’yu çok özel bir droid yapıyor.

IG-11

IG-11, Star Wars severlerin hayatına yeni giren The Mandalorian dizisi ile birlikte tanıdığımız ve zamanla hem ilgimizi hem de sevgimizi kazanan bir droid. Daha önce Star Wars evreninde gördüğümüz IG-88 gibi ödül avcısı bir droid olmasının yanında bizim için ayrı bir yer tuttuğunu da belirtmek gerek. Spoiler vermemek için bu bağı açıklamıyorum ama dizinin ana karakteri Mando’nun bile başlarda hiç sevmediği ve tehdit olarak gördüğü bir droid iken dizinin sonunda onun bile saygısını kazandığını söylesem yeterli olur sanırım. Halbuki tipine şöyle bir baktığınızda, tümüyle tenekeden sıska bir robot görüyorsunuz. Yine de bu, onu karşımda görsem korkudan bin bir türlü hallere gireceğim gerçeğini değiştirmez. Çünkü gerçekten ürkütücü bir droid. Düşünsenize; gövdesini, kafasını her yöne döndürebilen ve adeta kafasının arkasında bile gözü olan bir droidden bahsediyoruz. Ama IG-11 ile birlikte yaşadığımız maceraları düşününce, o, olsa olsa en sevdiklerinizi bile emanet edebileceğiniz bir droid olabilir.

BD-1

Bu sefer rotamızı oyunlara çeviriyoruz. Daha önce hiçbir yerde görmediğimiz ve tamamen özel olarak Jedi Fallen Order için tasarlanan bu tatlı mı tatlı droid BD-1, bir karaktere bu kadar yakın olduğunu gördüğümüz ilk droid olabilir. Bir korsanın omzunda taşıdığı papağan misali, kulağınızın dibinde duruyor ve size arkadaşlık yapmasının yanında karşınıza çıkan engelleri aşmanız için de yardımı dokunuyor. Kedi köpek boyutunda oluşundan ve onlar gibi hareket etmesinden midir bilemiyorum ama zamanla evcil hayvanınız gibi bir şey oluyor ve varlığı bile sizi mutlu ediyor. Bir Star Wars oyununun içerisine çok güzel yedirilmiş ve bence oldukça akıllıca düşünülmüş bir droid kendisi. Oyun boyunca sürdürdüğünüz maceraya yoldaş oluyor ve zaman zaman çözmekte tıkandığınız noktalarda size yardım ediyor. İstemez miydiniz evinizde şöyle dolaşan bir droid?

İşte bazen droid bile olsa –ama bu resmen droid ırkçılığı!– bir karakter sevgimizi kazanabiliyor ve kendisini bize bir arkadaş olarak kabul ettirebiliyor. Onunla aramızda duygusal bir bağ kurmamızı sağlayabiliyor. Sizin de Star Wars evreninden aklınıza gelen droid dostlarınız varsa bizimle paylaşmayı unutmayın!

Yazar

tasarımcı, fotoğrafçı, oyuncu, teknolojisever, soundtrack delisi. her türlü online mecradan ulaşmak için: @mfurkanakyuz

2 Yorum

  1. Güzel liste ama C3PO hariç. Sanırım Artık geek camiası olarak bu karakterin ne kadar sinir bozucu, rahatsız edici ve aptalca olduğu gerçeğiyle yüzleşmemizin zamanı geldi. Anlayacağınız üzere biraz doluyum bu karaktere ama güzel bir liste olmuş.

  2. R2’nun yeni üçleme hariç diğer iki üçlemede büyük etkisi söz konusu. Ana kahramanları başlarındaki beladan kim kurtarıyor sanıyorsunuz? Tabii ki R2!

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.