Afacan Louie olarak bildiğimiz Louis Perry Anderson, 68 yaşında, lenf kanserinden hayatını kaybetti. Louie; sinema/dizi oyuncusu, komedyen, yarışma programı sunucusu, yazar ve çizgi film karakteri olarak bilinirdi. Daha geçen sene Coming to America 2’de oynayan Louie, Baskets dizisinde hayat verdiği Christine Baskets karakteriyle de komedi dalında Emmy ödülü almıştı. Ödüllü oyuncu olmasına rağmen stand-up programları her zaman ön plandaydı. Müthiş bir hikâye anlatıcısı olan Louie, bir hikâyenin ortasından dalar ve yumuşak geçişlerle geriye sararak konunun başını sonunu bir şekilde bağlayarak, seyircinin yüzünü güldürürdü. Komedyen olarak tanındıktan sonra birkaç yıl da Family Feud adında, iki ailenin karşılıklı dizilip, genel kültür soruları kapsamında yarıştığı bir yarışma programını da sunmuştu. Bu yarışma formatı bizim ülkemizde de aynı şekilde kullanıldı.

Hoşsohbeti sadece ekranlarla sınırlı olmayan Louie’nin, yazmış olduğu dört de kitap bulunuyor. Bu kitapların hepsi de benzer bir mizahi üslup içerip; aile kavramını ve Louie’nin kişisel hayatını çeşitli açılardan ele alıyor. Kitaplar, mizah yüklü olsalar da Louie’nin kendi hayatındaki trajik yönlere de yer verdikleri için oldukça dokunaklı olma özelliği gösteriyorlar.

Amerikalılar, ekseriyetle Louie Anderson’ı komedyen olarak niteler. Biz de onu Life With Louie serisiyle, bir çizgi film karakteri olarak biliriz. Çocukluk yıllarımızda bizimle, kendi çocukluk anılarını paylaşan ve bizimle arkadaş olan Louie Anderson bizim için unutulmaz bir karakterdir. Yayınlandığı dönemde, cumartesi sabahı kuşağının yıldızı olan çizgi serinin, kendi kuşağında iki Emmy ödülü de bulunuyor. Bu çizgi filmin neden bu kadar özel olduğunun cevabı aslında Louie Anderson’ın neden özel bir insan olduğunun cevabını da içinde barındırıyor. Çizgi filmin adının, serinin içindeki başkarakterin adıyla anıldığı, sevdiğimiz birçok seriyi sıralayabiliriz ama Louie’nin yeri her zaman başkadır. Louie, âşık olduğu kıza açılmak için sürekli planlar yapmaz (Cedric), kendi kurduğu bir hayal dünyasında yaşamaz (The World According to Bobby), bütün kasabaya eşek şakaları yapmaz (What’s With Andy?) veya yaramazlığıyla herkesi bezdirmiş (Dennis the Menace) değildir. Louie olayların dışındadır, etkisizdir. Büyükannesi ölür, babası işten çıkarılır. O, sadece dünyaya adapte olmaya çalışan, fazla kilolu, ara sıra konuşma bozukluğu çeken bir çocuktur, yoksuldur. Başına gelen enteresan olayları gülerek anlatabilecek kadar kendiyle barışıktır ve kendini zorlayan, kötü anılar bırakan kişileri de bu barışıklığa dahil edecek kadar insancıldır. Louie, açıkça herkestir ve hiç kimsedir. Onun hatıralarının bir parçası olanlar; “aynı ben” diyebilir veya onlar farkında olmadan Louie, onların yanından geçmiş; okul servisinde arkalarında oturmuş ve hatıralarından silinip gitmiş olabilir.

Sonuç olarak bu çizgi film, bizim için Louie Anderson’ın kendisidir. Louie Anderson, sıradandır ve içtendir, bizden biridir. Biz Louie’yle tanıştığımız ve onunla arkadaş olduğumuz için kendimizi şanslı hissediyoruz. Hayatımıza girdiği için Afacan Louie’ye teşekkür ediyoruz.

Yazar

Sabah kuşağı çizgi filmleri müdavimi.

1 Yorum

Leave a Reply to emre Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.