Ünlülerin hayatı çok garip meseleler cidden. Gerçekten çok seviliyorlar, seviyoruz, filmlerini tekrar tekrar izliyor, bir sonraki rollerini heyecanla bekliyor ve rollerine övgü yağdırıyoruz.

Ama sahneden indiklerinde işler değişiyor. Ya da kalemi ellerinden bıraktıklarında. Kamerayı indirdiklerinde. Bu aslında çok genel bir tartışma, biliyorsunuz. Sanatçının sanatı nerede bitiyor, kişiliği nerede başlıyor? Onların politik fikirlerini nereye koyacağız? Politiği bırakın, ırkçıysa, cinsiyetçiyse, temel insan haklarına karşıysa ne olacak? Tecavüzcü yönetmene, faşist yazara ne diyeceğiz? Roman Polanski’nin filmlerini unutmak, Lovecraft’ın yazdıklarını yırtıp atmak mümkün mü?

Ya da daha doğrusu, mantıklı mı? Bunlar çok karmaşık konular. Ne mümkün ne de mantıklı duruyor böyle şeyler. Muhtemelen hiçbir şey bizi iyi bir sanat eserinden uzak tutmamalı. Tutamaz da zaten. Ama bana sorarsanız bilmek önemli. Okurken kimi okuduğunu bilmek gerekiyor. Ama suçları çok ağır olsun olmasın, günümüzdeki olaylardan bahsetmek daha bir sıkıntılı.

Evet, daha yeni bir şeyden bahsedeceğim size, tahmin etmesi zor değil: Johnny Depp. Boşanma davasının ne kadar çalkantılı ve sansasyonel geçtiğini zaten hatırlıyorsunuz. Önce Amber Heard Depp’e dava açtı sonra Depp Amber Heard’e. İlginç olan, yakınlarda bir dava daha görülmesi. Depp, The Sun’a, kendisi ile ilgili 2018 tarihli bir haberde “karısını döven” sıfatını kullandıkları için dava açmıştı. Birleşik Krallık mahkemeleri bunda bir problem görmedi. Depp davayı kaybetti.

Bunun üzerine Warner Bros, Johnny Depp’e istifa etmesini salık verdi. Depp de bu fikre saygı duyduğunu ve kabul ettiğini açıkladı. Yani kendisi artık Grindelwald’u oynamıyor Fantastik Canavarlar’da. Instagram’da duyurdu bu olayı. Buyurun paylaştığı gönderi.

Dediğim gibi, günümüzdeki olaylardan bahsetmesi daha zor. Geçmişte olsa, omuz silkecek, sanatçının bıraktığı eserlerden faydalanacak, biraz da surat asacağım. Ama şu anda elimizde alelade veya geçen yüzyıldan kalma bir politik görüş yok, bir suç var ve hüküm giyen kişi hayatta. Bir de bu suçu işleyen kişinin hayatı hakkında önemli kararlar vermek var. Suçlulara iş sağlıyor muyuz, sağlamalı mıyız, buna cevap vermeye çalışıyoruz burada. Elbette zor bir iş. “Suç ne, ne zaman işlenmiş, bu kişiyi topluma kazandırmak gerekmez mi?”den “Johnny Depp’e iş vermeyerek ona ne kadar zarar verebilirsin ki?”ye o kadar çok sorulabilecek soru var ki. Eğer aksi kanıtlanırsa da birinin kariyerinin mahvolması gibi bir durum da var tabii. Bir sürü etmen var burada, ancak eninde sonunda Warner Bros’un kararı bu. Evet, hüküm giymiş bir suçluya iş vermekten sakınılması nereden baksanız etik olmayan bir şey ancak şirketin de istediği kararı verme hakkı var. Burada istifaya zorlamak kısmına karşı çıkanlar var ancak ben söz konusu Depp iken bunun mobbing şeklinde gerçekleştiğini düşünmüyorum açıkçası. Ancak olgunca bu kararı verdiklerini ve yollarını ayırdıklarını sanıyorum, konu Johnny Depp olunca işçi hakları konuşmak birazcık komik kalıyor.

Bize ise Gellert Grindelwald’umuza ne olacağını düşünmek kalıyor. Yeni bir oyuncu bulunacağı söylenmiş. Belki yine Grindelwald yine saklanır, belki tekrar Collin Farrel’a oynatırlar diye düşündüm ben ancak bambaşka bir oyuncu bulmaları ve Hollywood’un sihrini konuşturmaları da muhtemel. Ama tabii, şirket biraz bacağına sıkmış gibi görünüyor farkındaysanız. Çoğu kişi zaten filmleri artık hiç umursamadığını, izleyecek idi ise de artık böyle bir hevesi kalmadığını söylüyor. Yani evet, filmler biraz da Johnny Depp için parlıyordu muhtemelen, haklılar. Ama şöyle de bir gerçek var, insanlar filmlerin ne kadar kötü olduğunu merak ettikleri için bile gideceklerdir. Bu hep böyle oldu, toplu olarak bıktık Rowling’den de Depp’ten de diyecek bir kısım çıkar ve ciddi bir protesto yapmazsa yine de izlenecek bu film. Neler yapacaklarını meraktan, internetteki muhabbetten geri kalmamak için, Rowling’e sövmeye, yeni oyuncuyu görmek için o salona girilecektir muhtemelen.

Ben de açıkçası Rowling üç film daha ne yazacak ve ne kadar saçmalayacak merak etmiyor değilim. Siz ne dersiniz?

Yazar

İstanbul'da yaşıyor, buraya yazacak havalı bir şey de bulamadı. @charles_bourbaki

2 Yorum

  1. Eline sağlık.cok güzel bir yazı. Profiline havalı birseyler yazmaman ayrıca güzel 🙂👍

  2. Anlatım tarzınızı ve akıcılığınızı beğendim. Bahsi geçen şahıs ilgi alanım olmasa da merakla okudum yazıyı 🙂

Leave a Reply to Kerim Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.