Her ne kadar bazen “yürüme simülasyonu” gibi ifadeler kullansak da bu durum, bazı oyunların, diğerlerine nazaran çok daha az etkileşime rağmen anlattıkları hikâye ile bizi etkiledikleri, kendilerine hayran bıraktıkları gerçeğini değiştirmiyor sanırım. Bahsettiğim oyunların örneklerini mutlaka iyi biliyorsunuz, benim için misal What Remains of Edith Finch, böyle bir oyundu. Örnek verebileceğimiz bir başka oyun ise 2016 yapımı Firewatch olabilir pek tabii. Yakın zamanda, kendiliğinden bir film tadında olan oyunun, oyunculu yönetmenli bir film uyarlamasının geliyor olduğunu da öğrendik.

Blindspotting ve Litte Monsters‘ta imzası bulunan Snoot Entertaintment, indie oyun geliştiricisi Campo Santo’yu da yanına alarak Firewatch’ı uyarlamak için yola koyulmuşlar. Hikâyemiz, 1989 yılında Wyoming’de bir yangın gözetleme noktasında geçiyor. Başkahramanımız Henry, el telsizi aracılığıyla sorumlusu Delilah ile iletişim kuruyor, çevrede olan biteni ve bazen de kendi hayatından kesitleri, onunla paylaşıyor. Olay, bir eksik bir fazla, bundan ibaret. Ancak nesnenin tabiatı gereğidir ya, Henry bir yandan geçmişiyle yüzleşip bir yandan zorlu seçimlerle karşı karşıya gelirken bir yandan da kendisini, gizemli bir olayın ipuçlarını toplarken buluyor. Eninde sonunda yangın önlemi için beklediği kulesinden aşağıya, tanımadığı araziye inmesi gerekecek.

Girişte de belirttiğim gibi, bu tarz oyunlar zaten sinema filmi tadında ve açıkçası, sinema filmi tadındaki oyunlar da hayatımızda giderek çoğalıyorlar. Bu durumu iki açıdan okumak mümkün bana kalırsa, birincisi, şurada da bahsettiğim gibi takvimde ne kadar ileri gidersek gidelim, birilerinin bizi etrafına toparlayıp bir hikâye anlatması alışkanlığımızı asla bırakamıyoruz ki buna isterseniz alışkanlık değil, istek de diyebilirsiniz. İkincisi ise özgün üretim kıtlığı yaşayan, yeniden çekimler, popüler ve eskimeyen eserler ile folkorun her çeşidine sırtını yaslayan sinemaya ilhamı, sinemaya göre oldukça yeni bir biçim olan oyunlar verebiliyor. Bu ilhama ister arz talep, ister akışın yönü diyelim, az çok aynı yere varıyoruz. Fakat konumuz üzerine geldiği için Firewatch örneğinden yola çıkarak, ilhamın bağımsız üretimlerden alınması, sevinmek için bir sebep.

Yapımcılar, Keith Calder ve Jess Wu Calder, Firewath’ın kalp kıran bir sanat ifadesiyle çarpıcı bir başarıya imza attığını, bu yüzden de iyi bir uyarlama olacağını söylüyorlar. Henüz uyarlama hakkında başka bir bilgimiz yok, oldukça paylaşacağızdır. Kendi adıma, başrol için iyi bir oyuncu seçilirse ve ortam değişimi elverdiğince özgün materyalin havası korunursa, derin monologlara gebe olacak bir yapımı film olarak izlemeyi ilgi çekici buluyorum. Siz ne dersiniz?   

Yazar

Üç kedi anası, doktora öğrencisi, ismiyle müsemma, çoğunlukla zararsız. İyi tavsiye verir, geç olana dek ciddiye alınmaz. Her geçen gün bitkinliğine biraz daha şaşırarak "daha deniz daha müren" arıyor. Sosyal medya için: dogan.mdd

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.