O çocukluğumuzda sevdiğimiz filmler bugün izlediğinizde aynı tadı vermiyor olabilir. O zamanın estetik anlayışı, mizahı bugün artık size hitap etmiyor olabilir. Bu yüzden o çocukluk anılarımın bugünün anlayışıyla yeniden yaratılması fikri beni fazlasıyla cezbediyor. 90’ların çocukları bugün artık alım gücü olarak iyi yerlerde oldukları ve kendi geçmişlerine fazlasıyla sahip çıktıkları için yapımcılar da o dönemin işlerini yeniden karşımıza sunup cebimizdeki üç beş kuruşu kendilerine vermemiz için adeta yarışa girmiş durumdalar.

12033093_10207756181960906_2350926198018260234_n
T-Rex Zord

Amma velakin bir dileğin gerçekleşmiş olması ortaya çıkan sonucun iyi olacağı anlamına gelmiyor. Evet yapımcılar o dönemin işlerini bugünün anlayışıyla yeniden yaratıyorlar ama bizim gibi eski topraklara yönelik değil, bugünün 2-12 yaş çocuklarına göre tasarladıkları için biz artık kaşarlanmış olanlar en fazla “meh” diyebiliyoruz bu işlere. Halbuki yapımcılar bilmez mi ki bugün artık 30’larına gelmiş -ya da benim gibi geçmiş, uhuhuhu- kitleyi hedefe alsan hem ortaya daha güzel bir film çıkartacaksın, hem de o 2-12 yaş çocuklar abilerinin, amcalarının bu kadar beğendiği filme gitmek için zaten yarışacaklar.

12065843_10207954780965757_983803330497665418_n
Rita Repulsa

Neyse okurcum, kişisel şeylerimle sıkmayayım seni, akıllı bir manevrayla yazının odağına doğru ilerleyelim. Evet uzun lafın kısası 90’ların yeniden yaratılışıyla ilgili pek çok hayal kırıklığı yaşadım, yaşamaya devam ediyorum. Şimdi de bir başka hayal kırıklığına hazırlıyorum kendimi: Power Rangers – The Movie. Reboot olarak yeniden çekilmekte olan filmin bizim gibi eski topraklara hitap etmesi, prodüktörlerin falan bakış açısını düşününce zor gözüküyor. Ama filmin işi alamayan yönetmen adaylarından biriyle beraber çalışmış concept artist Gregory Semkow’un paylaştığı görseller resmen ağzımı sulandırdı.

12219337_10207956643292314_9212153381336416796_n
Zordon

Gregory geçtiğim günlerde facebook hesabı üzerinden film için tasarladığı şeyleri paylaştı ve her biri bana “oha” dedirtti. Biliyorum, concept art her zaman filmin son halinden güzeldir ama yine de insanın canını çektirttiği bir gerçek. Örneğin T-Rex Zord için paylaştığı görsel inanılmaz değil mi? Transformers Jurassic Park’la buluşmuş. O eski kaba saba Zord’lara kıyasla bambaşka bir hale gelmemiş mi? Ya da Rita Repulsa tasarımı mükemmel olmamış mı? Açıklamasına göre kostümü Rorschach’ın maskesi gibi sürekli hareket halinde olacakmış. Hem seksi hem de düşmanca görünmüyor mu? Ama en beğendiğim yaklaşım Zordon olmuş. Orjinal eserde koca bir kafa hologramı olan karakter burada kesinlikle daha iyi görünüyor. Martian Manhunter gibi, Inhuman gibi bir şey olmuş resmen.

12190051_10207956642492294_3495878099758131350_n
the Control Room

Evet bu concept art’lar Gregory’nin yönetmeni işi alamadığı için şu anda işlevselliğini yitirmiş durumda. Yine de seçilen yönetmenin de bu tip bir yaklaşımda olmaması için hiç bir sebep yok. Tabii ki ciddi yorum yapmayı filmle ilgili daha net bir şeyler gördükten sonraya saklamak lazım ama eğer burada gördüklerime yakın bir şeyler ortaya çıkarsa filmin gösterime girdiği gün gişe sırasında en önce beni görürseniz şaşırmayın. Şimdi sizi bu görsellerle başbaşa bırakayım ve yorumlarınızı bekleyeyim. Ne diyorsunuz geekler? Bu tasarımlarla çekilmiş bir Power Rangers filmine gider der miyiz?

PS: Bu arada hayallerimiz süsleyen yetişkinlere yönelik -böyle söyleyince de ayıplı film gibi oluyor- Power Rangers’ı da kaçırmış veya unutmuş olanlar için bir tekrar hatırlatalım:

Yazar

A Man Who Walks Alone... @tutkutuzlu

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.