Sadece birkaç gün… Marvel’ın şimdiye kadar yaptığı en büyük süper kahraman işlerinden birini izlememize sadece birkaç gün kaldı. End Game’den sonra “Artık süper kahraman yapımları bizi heyecanlandıramaz” düşüncemizin ne kadar yanlış olduğunu tekrar tekrar kanıtlayan Marvel Cinematic Universe, bizi bir kez daha coşturmayı başardı. Filmden sonra aynı şeyleri söyleyebilecek miyiz bilmiyorum fakat WandaVision’da başlayan olay örgüsünün Doctor Strange in the Multiverse of Madness  filminde bir anlam kazanmasını görmek için sabırsızlanıyoruz. Filmin yönetmeni Sam Raimi’nin film öncesi Rolling Stone için yaptığı açıklamalar da heyecanımıza heyecan katıyor!

Öncelikle Doctor Strange filminin yapısından söz ediyor sevgili yönetmenimiz. Doctor Strange in the Multiverse of Madness’ın şimdiye kadar çalıştığı en kompleks filmi olduğunu söyleyen Sam Raimi, “Sadece bir ya da beş karakterle değil, onların Multiverselerce farklı varyasyonuyla da çalışmak zorundaydım. Tabii bir de hepsinin kendine özel hikâyelerini de düşünmem gerekiyordu.” diyerek belki de Multiverse’de film çekmenin zorluğunu dile getiren ik yönetmen oldu.

WandaVision İzlememiş!

Şimdi biz oturduğumuz yerde “Wanda’yı göreceğiz, Darkhold geri gelecek, her şey birbirine bağlanacak” diye kuduruyoruz fakat filmin yönetmeni Sam Raimi WandaVision’ı izlememiş. Sadece hikâyeyle bağlantılı olduğu kısımları izlediğini söyledi.

“Biz filmin senaryosunun yarısı hatta dörtte üçünü yazmayı bitirdiğimizde bana dizinin, takip etmemiz gereken hikâyeler yarattığını söylediler. Bu yüzden WandaVision’ın yaptığı şeylere çalışmak zorundaydık. Hiçbir zaman tümüyle WandaVision’ı izlemedim fakat bazı bölümlerdeki, bizim hikâyemizi direkt olarak etkileyecek “anahtar” anları gördüm.”

Bu bir telafi mi?

Hepimizin aklındaki sorulardan bir tanesi tabii ki Sam Raimi’nin, Spider-Man üçlemesi ve özellikle üçüncü filmiyle ilgili ne hissettiği… Uzun aradan sonra yeniden bir süper kahraman işiyle boy gösteren yönetmenin karşısına en büyük utanç kaynaklarından biri mutlaka çıkarılacaktı. Kendisine; Doctor Strange in the Multiverse of Madness filminin, Spider-Man 3’ün bir telafisi olarak mı gördüğü sorulduğunda Sam Raimi şöyle diyor;

Benim için oldukça acı dolu bir deneyimdi. Aslında o filmi telafi etmek için Spider-Man 4’ü yapmak istedim. İptal edilen Spider-Man 4 filminin asıl amacı buydu. Yüksek notlar alan bir film yapmak istemiştim. Öylesine çalıştığım bir film olmayacaktı. Aklımda çok yüksek standartlar vardı. Fakat öylesine kusursuz bir senaryoyu ortaya çıkarabileceğimi düşünmüyordum.

“Peki o zaman, Doctor Strange in the Multiverse of Madness sizin için ne ifade ediyor?” diye sorarlar adama değil mi? Sormuşlar sağ olsunlar. Bu da Sam Raimi’nin cevabı;

Açıkçası bu hem Marvel filmlerinden keyif almak hem de “Hâlâ böyle bir yapabilir miyim?” soruma cevap vermek için giriştiğim bir iş. Çünkü bu filmlerin ne kadar zor bir maraton olduğunu çok iyi hatırlıyordum. Ama daha sonra “Evet, yapabilirim! Gidip şu çocuklara süper kahraman filmi nasıl yapılırmış göstereceğim!” dedim. Şaka yapıyorum tabii ki ama biraz bununla da alakalıydı. Benim Spider-Man filmlerimin ardından çok fazla şey değişti. Yeni teknolojiler, yeni teknikler, yeni sistemler… Her şey o zamana göre daha büyük ve daha iyi. Bu yüzden ilk Spider-Man filmimin üzerinden yirmi yıl geçmişken yeniden bir süper kahraman işi yapmak için büyüleyici bir fırsattı.

Peki, Spider-Man 4?

Az önce hepimizin aklındaki sorulardan bir tanesi dedim ama aslında hepimizin aklındaki en büyük soru işareti dördüncü bir Spider-Man filmi gelip gelmeyeceği. Bu konuda da Sam Raimi, bizi oldukça umutlandıran açıklamalarda bulunuyor. Spider-Man: No Way Home sayesinde MCU’ya giren Tobey Maguire ile birlikte yeni bir filmin gelip gelmeyeceği sorusu üzerine Sam Raimi;

Eğer güzel bir senaryo önüme gelirse yapmayı çok isterim. Karakterlere olan sevgim biraz olsun bile azalmadı. Eskiden olduğu gibi şimdi de bunu yapmak için beni durduran tek bir şey var: “Tobey bunu yapmak istiyor mu? Onun için duygusal bir hikâye arkı var mı? Karakterin yaşayacağı bir keşmekeş kaldı mı? Ve tabii ki bu hikâyeye layık bir kötü adam bulabilir miyiz?” Sorulması gereken çok fazla soru var. Fakat bu sorulara güzel cevaplar bulursak, o zaman seve seve yaparım.

Her şey birbirine bağlı, peki filmin güzel ya da kötü olması yönetmene ne kadar bağlı?

Marvel’ın “It’s all connected” sloganını biliyor ve çok seviyoruz. Öte yandan bu sloganın, her biri birbirinden farklı vizyona sahip yönetmenleri ne kadar kısıtlayabileceğini gözden kaçırıyoruz. Filme başlamadan ve başladıktan sonra takip etmesi gereken bir sürü hikâyenin karşısına çıkarıldığı Sam Raimi’ye, Marvel’ın kendisine ne kadar kreatif özgürlük verdiği soruluyor, o da cevap veriyor;

Birazdan söyleyeceklerim size politik gelebilir fakat Marvel’ın bana tam bir kreatif özgürlük verdiği söyleyebilirim. Ama tabii ki Marvel’ın şimdiye kadar yarattığı spesifik ve direkt yolu da takip etmek zorundaydım. Anlayacağınız özgürdüm fakat bir taraftan da bir nevi karakterlere bağlanmış hikâyeleri de anlatmak zorundaydım.

Evet, gerçekten oldukça politik bir cevap Sam Raimi Bey…

Kevin Feige’yi nasıl bilirsin?

Benim için röportajın en samimi anlarından bir tanesi bu. Sam Raimi, Spider-Man üçlemesini yaparken Kevin Feige, sette dolaşıyormuş. Sam Raimi’ye onu nasıl hatırladığı sorulunca şöyle diyor;

O zamanlar Marvel’ın başında olan Avi Arad’la birlikte çalışan, çok çalışkan bir genç adamdı. Kevin sürekli sette ya da kamera arkasında çalışıyordu. Allahtan çocuğa zamanında iyi davranmışım! Merhaba patron!

Sam Raimi’nin söylediklerinden en çok dikkatinizi çeken neydi? Sizce Doctor Strange in the Multiverse of Madness güzel bir film olacak mı? Tobey Maguire’ın, Spider-Man’inin dördüncü filmi gelecek mi? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Yazar

Daha geçen seneye kadar dünyayı kurtarabileceğini sanan Çevre Mühendisi. Film, kitap, dizi, karikatür oyun ve müziğin her türlüsüne ilgisi vardır ama parası yoktur. Onu her yerde ‘’Tavşan’’ diye bulabilirsiniz.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.