Alfabenin ilk harfi; İbranice alef, Arapça elif, Grekçede ise alfa. Belli ki bir ortaklık var fakat üzerine hiç düşündünüz mü, bu harfin hemen bilindik, eskise de popülerliğini yitirmeyen tüm diller için ilk harf olmasına neden karar verilmiş? Durum harfin çıkarttığı ses ile mi ilgili yoksa birtakım kültürel kodlar mı bu ortaklığı yaratan?

KısaKısa, tek atımlık bilgi topudur. Tam aradığınız yere rast gelirse tatmin edici, daha fazlası için biraz eksiktir. Kategoriyi kurcalayarak birbirinden farklı pek çok konuda içeriğe ulaşabilirsiniz.

Alaf, elif, alfa, A, ey gibi şekillerde telaffuz edilen kelimenin aslı, ilk resim-yazı sistemlerinde bir “öküz başı” şeklinde gösterilen ve –affedersiniz- öküz anlamına gelen alpu kelimesi. Daha sonra İbranice’de alaf/alef şeklini alan bu kelimenin, diğer pek çok dile de değişikliğe uğrayarak geçtiği düşünülüyor.

Harfin çiziminin öküz başına benzemesi ve öküz anlamına gelmesinin sebebiyle ilgili pek çok görüş var. Bunlardan bazıları, yazı dilinin oluşumu döneminde yaşanan coğrafyada öküzün tarımla olan bağlantısına dikkat çekiyor. Nitekim bugünkü hâliyle alaf, “yulaf” anlamında kullanılıyor. Bir başka görüş ise dünyanın bir öküzün boynuzları arasında duruyor olduğu inancının, alfabenin ilk harfinde kendisini göstermesi üzerine. Alaf, elif ya da alfa diyelim, kelimenin başlangıçta var olan tanrıyı sembolize edecek şekilde din felsefelerinden edebiyatlara, farklı farklı alanlarda kullanılması da bu görüşü destekleyebilecek nitelikte.

Başlangıçta herhangi bir etki olmadan var olan ve sonsuzluğa kadar var olacak olan tanrı, kendi içerisinde bir kaos – kozmos paradoksu teşkil etse de bu sembolik kullanım, ne insanlığın ilk çağlarıyla ne de ilk inanç biçimleriyle sınırlı kalmış. Bugün alef, aynı zamanda matematiksel bir sembol olarak kümelerin büyüklüğünü göstermek için kullanılıyor. Ayrıca bilgisayarlar aracılığıyla yokluğun simgesi 0’lar ile varlığın simgesi 1’leri ifade etmenin başka bir yolu olarak düşünülebilecek şekilde, eşzamanlı bir programlama dilinin de ismi. Günümüzde Alef’in öküz başının ters çevrilmiş şekliyle yazdığımız alfabenin ilk harfi, alfabeye alfabe deme sebebimiz; üzerinden kucaklar dolusu bağlantı kurulabilecek pek çok mitolojik anlatıma, kültürel sembole gebe. İngilizce’de ax okunan ox yani öküz kelimesinden, son teknoloji yazılımlara kadar kendisinin izini sürebiliyoruz.

Yazar

Üç kedi anası, doktora öğrencisi, ismiyle müsemma, çoğunlukla zararsız. İyi tavsiye verir, geç olana dek ciddiye alınmaz. Her geçen gün bitkinliğine biraz daha şaşırarak "daha deniz daha müren" arıyor. Sosyal medya için: dogan.mdd

2 Yorum

  1. ata aydınbeyli Cevap ver

    Yıllardır merak ettiğim bir soru işaretiydi bu kafamda. Tesadüfen de olsa başka bir yazınızdan buraya gelip bunu öğrenmek benim için çok güzel oldu. Bu yazıdan yola çıkarak bir başka soru sormak istiyorum: Harflerin bütününe neden ilk bir kaç harfinden oluşan bir isim veriyoruz? Örneğin; alfabe yunan alfabesindeki alfa betadan, arap elifbası elif ve be harflerinden, türkçe karşılıkları olarak abece kullanıyoruz. Ayrıca harflerin sırası neye göre oluşmuştur?

    • Meltem Deniz Doğan Cevap ver

      Sorduğunuz oldukça geniş bir soru, aslında kesin bir cevabı da yok ama cevaplamak için elimden geleni yapayım. Son sorunuzdan başlamak gerekiyor sanırım. Harflerin neden çoğu dilde benzer bir sırayla alfabede yer aldıkları konusunda birden fazla açıklama var, bu açıklamaların bazıları birbiriyle de bağlantılı ve hepsi belirli derecelerde doğru olabilir. Temelde üç açıklama göze çarpıyor, ilki sayı sistemlerinin bugünkü anlamıyla bildiğimiz gramer sistemlerinden önce oluşmuş olduğu düşüncesi ile başlıyor. Yani insanlar çevrelerinde gördükleri şeyleri sayıyorlar zaten, bu da sözden yazı sistemine geçildiğinde nesneleri isimlendirmek için kullandıkları kelimelerin hepsine bir sayı değeri vermelerini sağlıyor, sonrasında bu isimlerin ilk seslerinden fazla olanlar, az olanlar gibi bir dizilime ulaşılıyor deniliyor. Bu birinci görüş biraz daha matematik temelli, daha sonrasında dillerin oluşumu hakkında bazı teoriler de bu görüşü destekler nitelikte mesela a harfi ile başlayan kelimeler z harfiyle başlayanlardan kat kat daha fazla. Tabii bunu her dilin kendi özelinde ve belirli zamanlara göre düşünmek de gerekir.

      İkinci ve daha popüler bir görüş, yazıda biraz açıklamaya çalıştığım şey ile alakalı yani yazı sistemleri bulunduğunda insanların kutsal olarak gördükleri ve önemli buldukları şeylere isim vermeleri dolayısıyla bu şekilde sıralandığı yönünde. Alef alfa elif, hepsi öküz anlamına geliyor ve öküz, hem zamanın dini açısından hem de tarım için çok önemli, bunlar birbiriyle bağlantılı. Aynı şekilde beta beth ya da be harfi, ‘ev’ anlamını taşıyor ve harfin gelişimi de aslında zaten itibari bir eve benziyor tıpkı öküzün a’sı gibi. Böylece isim vermeyi seçtiğimiz nesnelerin ilk harfleri yazımızın da ilk harfleri oluyor denilebilir.

      Buradan sonrasındaki görüşler, bu iki temel görüşü destekleyen ya da genişleten teorileri içeriyor. Mesela sayı sistemine dayanan bir sıra için, okült sayılabilecek uygulamalarla bağlantı kurulabiliyor, ebced hesabı gibi.

      Bazıları, bütün uygarlığın tek bir kökenden geldiğine dayanan bir ‘ortak dil’ düşüncesine vurgu yapıyor, insanlar bir alfabe üretiyor ve bunu çeşitli yollarla gittikleri yerlere taşıyarak, sonrasında ticaret yaparak ve kendileri de yenilerini katarak devam ettiriyorlar. Örneğin Hint Avrupa Dilleri için böyle bir teoriye başvurulabilir nitekim bunların gramer yapıları da benzer.

      Sonraki süreçlerde ise gerek toplum yaşam biçiminin değişmesi gerek coğrafi değişim gerekse de teknoloji, bilim gibi alanlardaki değişmeler yeni seslerin kullanımını doğuruyor. Harflerin telaffuz edilme şekilleri değişebiliyor, bazı kelimelerin harfleri farkılaşıyor. Bunlar da ya alfabelere sonradan ekleniyorlar ya da kendilerine en çok benzeyen harflerin yanına eklemleniyor. Mesela çoğu dilde ünsüz harfler daha fazla, ünlüler ise daha az. Bu durum bugün de böyle, ilk örneklerde daha da ünlü azlığı var denilebilir. Fakat dil yapıları oturdukça ve diller arasında geçişler oldukça ünlü kullanımı da artıyor ve söz gelimi alfabede bulunmayan ya da bulunup da birkaç farklı sese karşılık gelen harfler ayrılıyor; v, u ve w gibi. Nitekim bunlar da ilgili dilde birbiri ardına sıralanarak düzenleniyor.

      Bütün bunların ışığında ilk sorunuz için de belki en mantıklı açıklama bazen en basitidir denilebilir. A b ve c ile ilerliyorsak toplamına abece diyebiliriz.

      Umarım açıklayıcı olabilmişimdir, sorunuz ve okuduğunuz için çok teşekkür ederim! 🙂

Leave a Reply to Meltem Deniz Doğan Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.