Bazı eserler o kadar çok defa tekrar edilir, sevilir ve hâliyle ikisinin birleşiminde, o kadar da fazla bilinirler ki ünleri, kendini ortaya çıkartanları aşar. Şairliğinin yanında Beşiktaş semti ve ev düşüncesine dair, hepimizin içinde de bir şekilde böyle palazlanan hasretiyle bilinen Behçet Necatigil’in kaleminden dökülen Sevgilerde şiiri, bu eserlerden birisi. Şair Behçet Necatigil için, Sevgilerde olsun ya da olmasın, üstünde durulması gereken daha birçok başka yön, birçok başka eser var elbette ama şiir Sevgilerde için daha kaç kere konuşsak az.

Kısa Kısa, tek atımlık bilgi topudur. Tam aradığınız yere rast gelirse tatmin edici, daha fazlası için biraz eksiktir. Şuradan kategoriyi kurcalayarak birbirinden farklı pek çok konuda içeriğe ulaşabilirsiniz.

Necatigil’in 1955’te yazdığı, sonrasında da 1976’da, tüm kitapları içerisinden kendi seçtiği şiirlerini topladığı, hepsine hükmedecek tek kitabının ismi olarak seçtiği Sevgilerde, her birinin kişinin öznel zevkine göre değerlendirilmesi tavsiye edildiği tüm sanat eserleri gibi bir şiir. Fakat kronolojik açıdan uyumsuzluğundan, anakronizminden tutun da içerisinde, İstanbul’un kendisi kadar eski bir efsanesine yer verecek olan bir başka Necatigil şiiri Nilüfer’in ilk taslağı olma hikmetini barındırmasına kadar, Sevgilerde‘yi yeniden düşünmek için fazlaca sebebimiz var.

İlk okunuşta karşıdaki bir muhataba, muhtemelen sevgisini gösteremeyen birine sitem eder gibi yazılmış olan Sevgilerde‘yi ikinci defa okuduğumuzda, şahıs ekleri başkasına ait olsa da asıl sitemin, birinci tekile olduğunu fark edebiliriz. Birkaç defa daha okuyunca bu sitemin şahıslardan ziyade, sırasıyla belirli bir hafızaya, belirli bir düşünme biçimine ve sonuç olarak da belirli bir zamana yöneldiğini düşünmeye başlayacağız. Sonra, iyice alışana kadar geçen bir süreden sonra, tekrar okuyacağız ve aslında bunun bir sitem değil, bir kırgınlık olabileceği aklımıza daha çok yatacak.

Şiirin, şairini de aşacağı bir noktada Sevgilerde‘nin bunların hepsini aynı zamanda yaptığını, bunu da en basit kelimeleri en basit şekilde kullanmayı seçerek başardığını görüp, Necatigil’in bireyden kolektife hareket edebilen yanına saygı duyacağız.

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telâşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı.

Siz ne dersiniz Sevgilerde için, ben aranıza girmeyi hiç istemem; daha söylenecek neler vardır?

Yazar

Hayvan dostu, tevriyesine rağmen biraz yalnız; doktora öğrencisi, ismiyle müsemma ve çoğunlukla zararsız. İyi tavsiye verir, geç olana dek ciddiye alınmaz. Her geçen gün bitkinliğine biraz daha şaşırarak "daha deniz daha müren" arıyor. Sosyal medya için bakınız: dogan.mdd

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.