Hemen çoğu zaman birbiriyle aynı anlama gelecek şekilde kullandığımız hatta yeri geldiyse her ikisini de “halk”,”millet”,”grup” gibi diğer kelimelerle eşdeğer gördüğümüz bu iki kelimenin arasında birtakım farklılıklar var. Özellikle “steam topluluğu” gibi gittikçe değişen ilişkileri içeren yeni anlamlarda kullandığımız bu kelimelerin neye göre tercih edilip kullanıldığı önemli olabilir.

#KısaKısa, tek atımlık bilgi topudur. Tam aradığınız yere rast gelirse tatmin edici, daha fazlası için biraz eksiktir. Şuradan kategoriyi kurcalayarak birbirinden farklı pek çok konuda içeriğe ulaşabilirsiniz.

Topluluk, içinde bulunan insanların yani üyelerinin ortaklaşa paylaştıkları bir şeye dayanan, özel olarak oluşturulmuş ilişkilerin toplamını anlatıyor. Topluluğun üyeleri, ortak bir mekânı paylaşmanın dışında ya da bunun yanında aynı mesleği yapmak, aynı dine mensup olmak veya aynı takımı tutmak gibi başka ortak özeliklere de sahip olmalılar. Ayrıca arada bir de değerler üzerinden paylaşım olmalı, yani duygular işin çok içinde. Nitekim topluluk yerine cemaat kelimesi rahatlıkla kullanılıyor.

Toplum ise belirli bir toprak parçasında yaşayıp ortak bir kültürü paylaşan; kendilerini birleşik ve özgün bir varlık olarak gören insanlardan oluşan bir grubu kastediyor. Böyle deyince neden kelimenin halk ve millet kelimesiyle eş anlamlıymış gibi kullanıldığı anlaşılır olmuştur herhalde. Fakat mesele bu kadar basit olmasa gerek ki insanlar ciddi ciddi toplum diye bir şey olmadığını bile iddia etmişler. Fakat en genel hâliyle toplumun, kendine ait bir işleyişi olan, bu işleyiş bakımından diğerlerinden ayrılan ve kendi kendine yetebilen bir sistem olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim toplum yerine de cemiyet rahatlıkla kullanılır.

Buraya kadar söylediklerimizden yola çıkarak topluluğun daha manevi ve toplumun ise daha maddi unsurlarla ilgili olduğu sonucu çıkartılabilir. Uzunca bir zaman, köylerden kentlere geçişler başladığında toplum ve topluluk kelimesi, işte tam olarak bu maddi / manevi meselesi sebebiyle ilgili alanların bilim insanlarınca tartışılmış. Kentlerin ya da şimdiki daha görkemli hâlleriyle metropollerin içerisinde insanların maneviyattan çok, ister ekonomik ister siyasi isterse de sosyal olsun, maddiyatla alakalı ilişkiler kurmaları bir süre kafaları kurcalayıp “Acaba artık topluluklar yok mu oldu?” diye düşündürmüş. Kentlere dönüşen köyler ortaya çıktığında yaşanan kriz de cabası! Ancak endişeler yersiz çıkmış ve bugün insanların hem toplumlara hem de toplumun içerisindeki topluluklara ait olabildikleri hususunda hemfikiriz.

Haklarında yüzü aşkın farklı tanımın bulunduğu bu iki kelime arasındaki ilişkilere gün geçtikçe yenileri de ekleniyor. Yalnız, küreselleşme ve imkân çoğalmasıyla birden çok toplumun üyesi olan, toplum değiştiren yahut işte, son tahlilde, bugünkü gibi ortak bir internet paydası üzerinden kendi küçük topluluklarına imza atan insanların kafaları ne kadar karıştırabileceğini varın siz düşünün!

Yazar

Üç kedi anası, doktora öğrencisi, ismiyle müsemma, çoğunlukla zararsız. İyi tavsiye verir, geç olana dek ciddiye alınmaz. Her geçen gün bitkinliğine biraz daha şaşırarak "daha deniz daha müren" arıyor. Sosyal medya için: dogan.mdd

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.