Corinthian ya da Korintli; Yunanistan’da bir bölgeyi, Yeni Ahit’te bir bölümü, özel bir deri türünü, bir mimari unsuru, bir at ırkını ve bir futbol takımını, aynı anda karşılayan bir isim. Fakat biz bunların hiçbirinden değil, yakın zamanda Netflix için uyarlanan Sandman çizgi romanlarında bu isimle yer alan, özel bir karakterden bahsedeceğiz. Dizinin ve elbette kendisini canlandıran Boyd Holbrook’un şerefine, çok spoiler vermeden, karakterle daha önce tanışmamışlar için soralım: Korintli kimdir?

Kısa Kısa, tek atımlık bilgi topudur. Tam aradığınız yere rast gelirse tatmin edici, daha fazlası için biraz eksiktir. Şuradan kategoriyi kurcalayabilirsiniz!

Aslına bakarsanız yazıya “Korintli kimdir?” yerine, “Korintli nedir?” sorusuyla başlamak gerekiyordu. Zira kendisi evet, Neil Gaiman imzalı Sandman çizgi romanlarında geçen bir karakter olmakla beraber aslında çizgi romanın başrolü Morpheus ve kardeşleri gibi bir kavramın somutlaştırılmış hâli. Rüyalar Lordu Morpheus’un yarattığı kabuslardan biri olan Korintli’nin ana işlevi, insan rüyalarının en karanlık yanlarına ayna tutmak. Fakat hikâyeyi hikâye yapan da neredeyse hiçbir zaman olması gerektiği kadarıyla işleyen şeyler değildir, düz yoldan sapmak gerekir.

Gözlerinin yerinde iki sıra diş bulunan Korintli’nin yaratılışı ve geçmişiyle ilgili çok fazla bilgimiz yok. Uyanıkların dünyasında onlar aracılığıyla konuşabildiği, nefes alabildiği, yemek yiyebildiği bu ağız-gözlerini bir güneş gözlüğü ile gizliyor ve her zaman beyaz giyiniyor. İnsanların bedenlerine girebilmek ve kurbanlarının gözlerini aldığında onların gördüklerine erişebilmek gibi temel güçleri bulunuyor. İkinci tecessümünün bunlara ek olarak yakın dövüş yetenekleri ve fiziksel hasara karşı büyük bir direnci de var. Ayrıca en önemlisi, insanlara acı çektirmekten gerçekten zevk aldığını, kendini ona biçilen rolden üstte gören bir narsist olduğunu ve en başından beri Düşlem ile Uyanık Dünya arasındaki sınırların katılığından şikâyet ettiğini biliyoruz. Bu üçünün birleşiminde Korintli’nin keşfetme dürtüsü başlıyor, yaratıcısından ayrılıp bireyleşmesi gündeme geliyor; yolun sonu da bizi bir isyana ve neticesinde ise hikâyeyi hikâye yapan o sapmaya ulaştırıyor.

Düşlem dışındaki dünyayı merak eden Korintli bir gün Rüya’yı kardeşi Yıkım ile görüşmesine eşlik etmek için ikna ediyor, Rüya’nın dikkatinin dağıldı bir anda da bir maymunun gözlerini yiyor. Tatmin olan merak asiliğini körüklüyor, bir başka seferde de gizlice Uyanık Dünya’ya girip, bir insanı öldürme planları yapıyor. Rüya, kabusunun planladıklarını öğrenince iki dünya arasındaki sınırların ne kadar önemli olduğunu anlatarak onu yarattığı gibi, yok da edebileceğini söylüyor. Ancak evren Morpheus’u çekiyor, Korintli de böylece yok olmaktan kurtulup kaçıyor.

Sandman içerisinde ana odağımızı ise Rüya’nın, Ölüm’ü ele geçirmek isteyen kifayetsiz muhteris bir büyücü tarafından esir edilmesinden sonra Korintli’nin yaptıkları oluşturuyor. Yaratıcısının yokluğunda Korintli bir sürü insanı öldürüp gözlerini yiyor, katletmediklerinin ise aklına girip onları cinayet işlemeye yönlendiriyor. Korintli’nin yolundan giden seri katiller kendilerine Koleksiyoncu diyorlar ve Korintli’yi de bir anlamda idolleri olarak görüyorlar. Buradan sonrasında Korintli’nin başarısız bir Frankenstein canavarı hikâyesi var diyebiliriz, orasını da çizgi romanla neredeyse birebir ilerleyen Netflix uyarlamasından takip edebilirsiniz.

Yazar

Hayvan dostu, tevriyesine rağmen biraz yalnız; doktora öğrencisi, ismiyle müsemma ve çoğunlukla zararsız. İyi tavsiye verir, geç olana dek ciddiye alınmaz. Her geçen gün bitkinliğine biraz daha şaşırarak "daha deniz daha müren" arıyor. Sosyal medya için bakınız: dogan.mdd

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.