Vizyondaki ilk haftasında Black Panther, Wakanda’dan tüm dünyaya estirdiği heyecan rüzgarıyla ortalığı sallamaya devam ediyor. Güçlü sosyal mesajları toplumu, izleyici sayısı gişe rekorlarını, topladığı beğeni Marvel severleri oradan oraya savuruyor. Uzun bir aradan sonra gündemi bu derece meşgul eden süper kahraman filminin Black Panther olması hiç şüphesiz;  blockbuster reyonuna ilk kez ürün hazırlayan Ryan Coogler’ın özgüvenine, Kevin Feige’ın kabarık göğsünün hacmine, Disney’in hisselerine ve filmin kamera önü ve arkasında ter dökmüş her bir kişinin kariyerine büyük katkılar sağlamıştır. Tüm bu katkıların dolaylı yoldan biz geeklerin de işine yarayacağını biliyor ve gelişmeleri ilgiyle takip ediyoruz. Fakat, ister istemez, bizi en heyecanlandıran katkılar henüz 10. yaşına basmış ve ufuktaki Infinity War ile zirvesine kat eklemesini beklediğimiz MCU’ya yapılan katkılar oluyor. Bunu durup düşününce kafamızda belli maddeler oluştuğunu gördük ve paylaştıkça çoğalmak adına Black Panther’in MCU’ya yaptığı 5 mühim katkıyı listeledik.

Wakanda Teknolojisi

wakandaningenuity

MCU’yu bir bütün yapan şeyler arasında team-uplar, filmler arası ziyaretler olduğu kadar Stark teknolojisi de var. İlk Iron Man filminden bu yana MCU’nun tamamında dünyalı teknolojiler öyle ya da böyle Stark Industries’e bağlandı. Kaptan’ın kalkanını Howard Stark tasarlamıştı, Bruce Banner yine Howard Stark’ın geliştirilmesine yardımcı olduğu süper asker serumu yüzünden Hulk’a dönüştü, Spider-Man daha ilk solo filminde Tony’nin elleriyle yaptığı kostümü giymeye başladı, Vision ve Iron Man zaten Stark teknolojisinin ta kendisi, geri kalan kahramanlarsa S.H.I.E.L.D. yer altına indiğinden beri Tony Stark’ın finanse ettiği Avengers’ın bir parçası oldular. Yani MCU’nun Dünya’sında bir gelişme olacaksa kafamızı ya uzaydan gelen güçlere ya büyüye ya da Stark teknolojisine çeviriyorduk. Black Panther ile bu değişti. Hem de baş edilebileceğinden emin olmadığımız kadar.

Gördüğümüz kadarıyla vibranyum sayesinde Wakanda, Stark teknolojisiyle yarışacak ve hatta onu sollayacak bir teknolojiye sahip. Şekil değiştiren somut simülasyonlar, güç yansıtıcı materyaller, doğadan esinlenilerek tasarlanan muhteşem araçlar, doğayla bütünleşerek şekil alan zırhlar ve yine aynı bütünleşme sayesinde mucize boyutuna ulaşan tıbbi malzemeler daha önce MCU’da görmediğimiz ve şimdi görmüş olmaktan inanılmaz keyif aldığımız teknolojiler. Wakanda’nın kamuoyuna açılma kararından sonra bu keyifli teknolojilerin MCU’nun dört bir yanına yayılması hiç de ağırdan alınmayacaktır. Infinity War fragmanında Cap’in kuşandığı Wakanda yapımı kalkan sadece öncül bir örnek. Yaşanacak dünya dışı tehditten sonra herkesin en güçlü metalin sahibi Wakanda teknolojisine hayranlık duyması yakındır.

Şimdi biz bunu bırakalım, Stark Industries düşünsün!

Siyahi Baş Kahraman

Black-Panther-TChalla-featured

Herhalde bu katkı daha film duyurulur duyurulmaz tespit edilen ilk katkıydı. Fakat çokça büyük bir katkı olduğundan malumun ilam etmekten geri durmuyoruz. MCU şimdiye kadar birden fazla siyahi süper kahramana ev sahipliği yaptı: Don Cheadle‘ın War Machine‘i, Anthony Mackie‘nin Falcon‘u, Tessa Thompson‘ın Valkyrie‘ı, sonradan taraf değiştirmiş olsa da Chiwetel Ejiofor‘un Baron Mordo‘su ve onu bir kahraman sayarsanız Samuel L. Jackson‘ın Nick Fury‘si. Fakat bunlar -her ne kadar etkili karakterler olsalar da- hiçbir filmin odağı değildiler, hiçbir filme karakterlerinin adı verilmedi. Bu şerefe ilk nail olan Chadwick Boseman‘ın canlandırdığı Black Panther oldu. Üstelik bu şeref alelade bir biçimde de üstlenilmedi. Filmde siyahilerin -ve tüm insanlığın?- ana karası Afrika’nın kültürü yaşatıldı, onların ve tüm ırki azınlıkların en büyük derdi olan ırkçılık işlendi ve en önemlisi de renklerden ve tenlerden bağımsız bir biçimde muhteşem performanslar sergileyen siyahi oyuncular dünyaya tanıtıldı. Anlayacağınız Black Panther’in bu katkısı sadece MCU’ya değil, tüm sektöre oldu.

Bazı ağızların “Luke Cage?” diye mırıldandığını biliyorum. Lakin Marvel dizilerini; Marvel Studios ,Kevin Feige’in Ike Perlmutter’e hesap vermemesi için Marvel Television’dan tamamen ayrıldığından beri MCU içinde saymak teknik olarak pek mümkün olmuyor. Bize inanmazsanız Marvel Studios’un MCU’yu şereflendirmek adına çektirdiği 10. yıl hatırasına bir bakın, tek bir Marvel dizisi oyuncusu/çalışanı göremeyeceksiniz.

Doyurucu Film Müzikleri

kendrick-lamar-black-panther

MCU bu müzik işini beceremiyor. Veyahut MCU bu müzik işini beceremiyordu. Filmde kullanılacak şarkıları iyi seçse film için yapılan besteleri kotaramıyor, onu kotarsa şöyle yakışık alır bir şarkı iliştiremiyordu filmlere. Kendrick Lamar ve Ludwig Goransson sağ olsun bir Marvel filminde nihayet kulaklarımız doydu. Lamar film için muhteşem soundtrackler ayıklamış; Goransson ise bu soundtracklerin üzerine harika duygu sıçramaları yapan, Afrika tınılarını modern kulaklara layığıyla tanıtan besteler yazmış. Ne zaman hikayeden sıkılacak gibi olsam ya da CGI gözüme her battığında düşen moralimi toparlayan şey müzik oldu. Black Panther sayesinde Marvel açık bıraktığı hassas noktasına koruma sağladı. Umuyoruz ders alınır, bu nokta zırhla örülür ve kulaklar bayram eder.

Kaliteli Bir Süper Kötü

maxresdefault

Bir açık karın daha; hem de en savunmasızından. MCU en başından beri kötü karakterlerinin başarısız oluşundan eleştiriler alıyor, her seferinde bu nedenle dost kaybediyordu. Bir zamanlar Loki’nin o kadar da fena olmadığını düşünüyorduk fakat hem biz bu kararı verirken MCU daha emekleme dönemini yeni bitirmiş ve Loki vizyonsuz bir espri aracına dönüştürülmemişti. Üstüne Ultron’lar geldi Hela’lar geçti ama MCU kaliteli tek bir kötü karakter göremedi. Hiçbiri kaliteli bir kötünün başarması gereken iki şeyden birini; seyirciyi dehşete düşürmeyi ya da onları etik çatışmalarına sürüklemeyi başaramadı, en iyisi bile ortalama düzeyinde kaldı. Black Panther’in kötüsü Killmonger da dehşet verici bir kötü değil, zaten olmaya da çalışmıyor. Fakat akıl süzgecinden geçirmezseniz hak vereceğiniz bir intikam ateşini bir ulusa yaymaya çalışırken, doğru olduğunu düşündüğü şeyi kendini ölüme bıraktığı sırada bile savunurken seyircilerine içten içe bir “Acaba?” dedirtebildi. Yani gerçek hayatta kötü atfettiğimiz bir takım insanların özelliklerini taşıyordu Killmonger. Ve açıkçası sırf karakteriyle değil; karizmasıyla, gücüyle, enerjisiyle kalite saçıyordu.

Muazzam 3 Yetenek: Ryan Coogler, Michael B. Jordan ve Letitia Wright

Letitia_Wright_Guyanese

MCU kalabalık bir aile, Corleone ailesi kadar da karizmatik bir aile; RDJ gibi, Chris Evans gibi, Russolar gibi, Atwell gibi şimdinin jön isimlerini kendisine katmış ve parlatmış bir kurum. Böylesi bir aile içinde öne çıkmak hiç kolay değil. Ancak Creed ile gönlümüzü fetheden Ryan Coogler blockbuster yükünü de kaldırabileceğini kanıtlayarak, Michael B. Jordan yine Creed’den sonra bu filmle de dinamik rolleri ayyuka çıkarabileceğini göstererek, Letitia Wright tek yönlü yazılmamış bir kadın karakteri toy haliyle profesyonelce canlandırıp role hakkını vererek pırlanta -çok pardon- vibranyum gibi parlayarak MCU ailesine katıldılar. Ve Marvel filmlerini takip eden herkese “Ben bu isimlerin parçası olduğu bir seriyi seyrediyorum.” deme kozunu verdiler. Teşekkürler.

Yazar

Lord olmak için yola çıkan gariban geek kendini bir anda yazar olarak buldu. Geek kültürüyle küçük şakalaşmalarını, sinemayla flörtlerini yazıya dökmek için burada. Muhitte Geek_Lord olarak bulabilirsiniz.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.