Kasım’ı neredeyse yarıladık; sonbahar da bitti bitecek. Havalar nevrotik hallerinden sonra nihayet mevsim normallerine dönmeye yüz tutmuşken eve gelip sıcak bir çayı içmenin keyfi başka olur değil mi? Geçiş dönemlerinde gelen o depresif havayı atmak için de bir şeyler lazım gelir illa. Öğrenci milletinin sınavdan başı kalkmaz, çalışan kesimin ayaklarına kara sular iner… Herkesin kendince derdi olur anlayacağınız. Ancak bir geekseniz, bu melankolik ve üstüne bir de nevrotik olan havaların etkisini azaltmanın birçok yöntemi olduğunu bilirsiniz. Hele de yeni bir fragman düştüyse, değmeyin keyfinize!

Geçen sene şaşıra şaşıra yazdığımız şu haberimizi hatırlayanlar için pek yabancı olmayan, ancak fragmanla birlikte yeni duymuş olanlara ilginç bir deneyim bahşedecek olan bir filmin fragmanı düştü: Dedektif Pikaçu. Evet. Dedektif Gadget değil, hayır. Pikaçu. Poketopa girme konusunda direnen asi kemirgenimiz.

İşin aslına bakarsanız şu ana kadar filmin varlığını bile unutmuştuk neredeyse. Çünkü beklenti denen kavrama dair en ufak belirti göstermiyorduk kendisine karşı. Ancak fragmandan sonra bir çeşit fikir oluşmaya başladı kafamızda, artık hayırlısı diyoruz:

Fragmandan da anlayacağınız üzere bu dünyada Pokemon’ları yakalamak için etrafta çılgınlar gibi poketopuyla koşan bir Ash olmayacak. Pokemon’lar bu dünyanın ‘normal hayvan’ statüsüne giren canlıları gibi daha çok. İsmi Tim olan baş rol oyuncumuz da bu filmde insanların dünyası ile Pokemon dünyası arasındaki köprü görevi bir konumda. Teknik olarak Pikachu’yu gerçekten anlayan tek insan. Bir şeyler gevelediğinde “pika pika” çırpınmaları yerine gerçek cümleleri duyabiliyor Tim. Bu da onu hikayenin neden ana karakteri olduğu konusunda yeterince bir açıklama sağlıyor.

Fragman eğlenceli, yalan yok. Ryan Reynolds’ın sesini duydukça Pikaçu’nun suratına bakarken sırıtmadan edemiyor insan. Bir beklenti oluşacak türden film olduğu için değil, aksine hiçbir şey beklemeden izleyeceğimiz kadar rahat ve zevkli bir atmosfere sahip olacağı için hafiften gönlümüzü kaptı diyebiliriz. CGI ile hayat verilen Pokemon’ların hiçbiri tatmin eden cinsten bir görünüşe sahip değil, kabul ediyoruz. Ancak bu haliyle bile ciddiye alınmadan ciddiye alınabilecek türden aile filmi olduğunu fazlasıyla kanıtladı Dedektif Pikaçu.

Şu filme sırf Ryan Reynolds için gidilir arkadaşlar. O alaycı ses ve Pikaçu bir araya gelince ortaya inanılmaz şeyler çıkıyora benzemiş fragmanda. Yalnız o değil de Ted izliyor havası yaratmadı mı sizde de hafiften? Ryan Reynolds’ın Deadpool’dan alışkanlık olarak her an argo bir laf söyleyecekmiş beklentisi uyandırmasından ötürü herhalde, ne dersiniz?

Yazar

Geekyapar'ın yeni editoryal işler amiri. Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.