Bu listeyi Radiohead için yapmıştık. Bugün, pek çok gün olduğu gibi kendi hâlimizde shuffle tanrılarının merhametine kalmış vakit geçirirken bir anda In Bloom çalmaya başlayınca fark ettik; bir veya öteki şekilde, Nirvana’dan da söz etmemiz gerekiyordu.

Popülaritesi ve dürüst olmak gerekirse ana akımın hakikaten evlat olsa sevilmeyecek kesimi tarafından benimsenmesi yüzünden hakkı yeniyor mudur Nirvana’nın? Bunun net bir savunmasını yapmak zor. Ortada sadece şöyle bir gerçek var, Nirvana bir yandan kan kusup, bir yandan kafa rahatlatabilme yetisine sahip nadir gruplardan. Gitarlar coşabilir, davullar yarılabilir ama hiçbir zaman beyninize sıçramaz o dalgalar. Kurt Cobain çığlık atmaya başlasa bile sükunetin çok da bozulmadığını hissedersiniz.

Nirvana, etrafındaki vesveseden ayrıştırıldığında dünyanın en dinlemesi keyifli gruplarından biridir. Ha yok, illa ben Nirvana’ya gıcık olacağım diyorsanız hakkınızdır, ama belki şu en az orijinali kadar iyi 8 Nirvana cover’ını seversiniz, ne dersiniz? Buyurun!

 

8. Animal Collective – On a Plain

Animal Collective’in spontane enerjisini daha net hiçbir kayıtta göremezsiniz. Diyoruz ya hep, gerçekten de stüdyoya girmişler, en yakın enstrümanları kapmışlar ve “hadi beyler!” demediklerine inanmıyoruz. Onların bu enerjisi de dinleyene geçiyor işte, yarım yamalak bir kayıttan, gayrı resmi bir video eşliğinde olsa da.

 

7. Little Roy – Heart Shaped Box

http://www.youtube.com/watch?v=b4ts6OPRVow

Little Roy’un komple Nirvana coverladığı bir albümü var, ismi de Battle for Seattle. Dürüst olmak gerekirse o albümden hangi şarkıyı seçeceğimizi bilemedik, ama en nihayetinde Heart Shaped Box’ın reggae versiyonu kalbimizi en çok çalan şarkı oldu. Ritmi de müsaitmiş zaten… Bu arada Heart Shaped Box’un Courtney Love’ın vajinası hakkında olduğunu biliyor muydunuz? Biz de öğrendiğimizde üzülmüştük, hüznümüzü paylaşın diye söyledik.

 

6. Fink – In Bloom

Musikexpress’in Nevermind tribute’unun en güzel, en nadide parçalarından biri hiç şüphe yok ki In Bloom’du. Fink inanılmaz güzel, o kadar sade bir minimalist yaklaşım sergilemiş ki In Bloom’u coverlarken. Hani bir şeyi tam duyduğunuzdan emin olamazsınız, ama sonra bitince eksikliğini hissedersiniz ya? Fink’in In Bloom cover’ı aynen öyle işte.

 

5.  Polyphonic Spree – Lithium

Bu cover’a bir şans verin. Eğer yukarıdaki videoyu izleyerek dinlerseniz, 30. saniye civarında “Bu ne be çocuk şarkısı olmuş?” diyebilirsiniz. Sabredin. Bana güvenin, 47. saniyede niye onu 5. sıraya koyduğumuzu anlayacaksınız. Lithium’u daha özgüvenli bir tabana oturttuğu kesin, ama bir yandan o taban da yakışmıyor değil be!

1 2
Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.