Ev Cini Kurtuluş Cephesi

Dobby

Serinin kitaplarını okuyanlar hatırlayacaklardır, filmlerde temas edilmemiş bir konuydu Hermione’nin kurduğu “Evcini Refahını İlerletme Topluluğu”- ki bence serinin anlaşılması noktasında çok da yanlış bir karardı ERİT’i filme almamak. Ev Cini Kurtuluş Cephesi, Ateş Kadehi’nden bir bölüm ismi. Başlık ismi olarak ERİT’i seçmeme sebebim, sadece Evcinlerini değil, tüm sihirli yaratıkları konuşacak olmam.

Irkçılık sadece insanların birbirlerine karşı geliştirdikleri bir tutum değil, aynı zamanda insanların diğer türlere karşı takındıkları bir tutumdur. Harry Potter serisinde de gerçek hayata uygun olarak Büyülü ırkın sadece Muggle ırkına olan bakışı değil, aynı zamanda insan olmayanlara karşı tutumunu da işlenmiş. Bana göre serinin ilk kitaplarından itibaren Dobby’e yapılan muamele olsun, Aragog’un tespit edilmesiyle birlikte sadece yarı-dev olduğu için soru sormaya bile gerek duyulmadan Hagrid’in okuldan atılışı olsun, Lupin’in Kurtadam olduğunun duyulmasıyla ona karşı geliştirilen nefret olsun, Şahgaga’nın idamının “Aman o hayvandır” diye meşrulaştırılması olsun, bu gibi hadiselerle yavaş yavaş geliştirilen ırkçılık teması Ateş Kadehi’nde nihayetine ulaşıyor.Hem de başlığın hatırlatmada bulunduğu Hogwarts mutfağına yapılan ziyarette değil, dördüncü kitabın en başında Dünya Kupası’nın ardından ormanda çıkan olayda Winky’nin suçlanışında.

Bu noktada belirtmek istiyorum, her ne kadar buraya kadar Slytherin’i serinin ırkçı tarafı, Gyrffindor’u da ırkçı olmayan iyi tarafı olarak göstermiş olsam da Sihirli Yaratıklar konusunda sadece Slytherin’in kötü bakışından bahsedemeyiz. Elbette hiç kimse türcülük ve aşağılama konusunda bir Slytherinli’nin eline su dökemez ancak insan ırkının genel olarak diğer türlere karşı kendisini üstün görmesi tüm Büyü Dünyası için de söz konusu.

Kreacherlocket

Ölüm Yiyenler’in Bakanlık’taki heykeli Muggle’ları aşağılayıcı bir biçimde değiştirdiklerini söylemiştim ama daha öncesinde de o heykelin türcülük yapmadığı söylenemez. Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nda Evcinlerinin insandan aşağıda ve insanlara hayran hayran bakarken resmedilmesinin Hermione tarafından eleştirildiğini hatırlarsınız. Veya Dobby’nin büyü yapmasından Harry’nin sorumlu tutulmasından dolaylı olarak Sihirli Yaratıkların sihirlerinin dikkate alınmadığı sonucu da altı çizilerek çıkartılmıştır kitapta.

Örnekler daha da çoğaltılır. Mesela Büyücü ve Cadılar haricinde Atadamlar gibi insan zekasından üstün bir zekaya sahip olsalar bile hiçbir türün Asa kullanmasına izin verilmez. Bakanlık’ta Büyücü/Cadıların Düzenlenmesi ve Denetlenmesi Dairesi (Seherbazlık bununla aynı şey değildir) bulunmamasına rağmen Sihirli Yaratıkların Düzenlenmesi ve Denetimi Dairesi diye bir şey vardır. . Bunun nedenine elbette akli melekeleri olmayan İftit veya Yetilerin, ne bileyim Ejderha veya Sfenkslerin vereceği zarardan korunmak diyebilirsiniz fakat ben de size aynı dairenin Kurtadamları insandan saymadığını, Atadamlar’ı ve Denizhalkı’nı sınırları Büyücü/Cadılar tarafından çizilmiş bölgelere sürgün etmekle azami derecede  görevli olduğunu söylerim. Eğer durum sadece sihirli yaratıkların verebilecekleri zarardan korunmak olsaydı, kendilerini onların sahibi olarak gösteren ya da elinde yetiştirme lisansı bulunanların da denetlenmesi için bir daire olurdu diye düşünüyorum.

Ancak yine seri boyunca Rowling bize insan ırkının diğer türlere yönelttiği aşağılamanın ne kadar yanlış olduğunu defalarca gösteriyor. Seride bahsedilen sihirli ve sihirsiz yaratıkların tarif edilişlerini düşünürseniz bunu daha net görebilirsiniz sanırım. Özellikle belirtmek istiyorum, önemli olan yaratıkların ve/veya hayvanların sahip oldukları özellikler değil, bize Rowling tarafından iyi olarak tanıtılan Büyücü ve Cadıların onlara davranış şekli ve bakışları. Weasley ailesinin Kovuk’ta yaşayan ve uluyarak onları rahatsız etmekten başka bir işe yaramayan Gulyabanilerine duydukları saygıyı düşünün. Neville’in Trevor’a olan sevgisini ve aklı selim hiçbir iyi karakterin onun kurbağasını kaybetmesine sevinmemesini, aksine onu aramaları için yardımcı olmalarını düşünün. Crookshanks, Patiayak’ın bir Animagus olduğunu insan ruhunu tespit etmek üzerine yaratılmış olan Ruh Emici’den bile rahat bir şekilde anlayabildi, Şamarcı Söğüt’ten dayak yemeden geçmeyi başarabiliyordu ve bu sayede Sirius’un saygı ve sevgisini kazandı.

Harry Potter

Şamarcı Söğüt’ün kendisine de muazzam bir saygı duyuluyordu, onu incittiler diye Harry ve Ron’a kızanlar bir yana yine bu sebeple Snape bile yaygara çıkartıyordu. Mrs. Norris, Ölüm’ün kendisinin bile bulamadığı Görünmezlik Pelerini’nin altını görebiliyordu ve Mrs.Norris Basilisk’in saldırısına uğradığında iyi olarak resmedilen hiçbir karakterimiz “Aa kediymiş, boşverin” dememişti. Tek Boynuzlu At’ın ne kadar saygı duyulması gereken bir hayvan olduğunun altı defalarca çizildi, bir Hipogrif’in gururunu kırmamak gerektiği defalarca tekrar edildi. Şahgaga’nın sevilmesinin sebebi sırtına binince insanları uçurması değildi hiçbir zaman veya Fawkes’ın övülme nedeni iyileştirici gözyaşlarına sahip olması değildi, sadakati ve bağlılığıydı.

Ben hayvanları, yaratıkları vs. hepsini geçeyim, Arthur Weasley’in uçan Ford Anglia’sının tek maksadı uçması mıydı yani ona da o cüretkar karakter sırf komiklik olsun diye mi verilmişti? Bunca derinlikli bir dünya düşleyen, karakterlere seçtiği isimlerden büyülerin seslendirilişine kadar harika bir özen gösteren Rowling’in tek amacının komiklik olsun, çeşitlilik olsun düşüncesi olduğunu düşünemiyorum. Benim kitapları okuduğum bu açıdan bakılınca, Dobby’nin mezarına yazılan “özgür cin” ifadesi insanları duygulandırmaktan daha fazla, daha iç parçalayıcı bir anlam taşıyor.

Toparlamak gerekirse, içinde barındırdığı arkadaşlık, sadakat, iyi insan olma, bilgelik vb. temalarından ziyade kanaatimce Harry Potter serisinin temel problemi ırkçılıktır. Rowling, bunu iyi ve kötü zıtlığı genelinde Harry Potter (ve Dumbledore’un liderliğindeki Yoldaşlık) ve Voldemort’un ( ve Ölüm Yiyenler) savaşında verdi. İnsan ve diğer türlerin mücadelesi özelinde ise daha çok Hagrid ve Hermione’nin üzerinden bizlere eşit olduğumuzu anlattı.

Bitirmeden önce bir de samimi bir itirafım olacak; serinin aslında neyi anlattığını her düşündüğümde, kitaplardan birini elime aldığım her seferinde Voldemort gözümde Adolf Hitler olarak canlanıyor.

 Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1

Notlar:

I. Bütün Slytherinlilerin safkan olarak anıldığını söyledim ama Voldemort’un kendisinin safkan olmadığını biliyorum. Asıl probleminin ırkçılık olduğunu düşündüğüm bir roman serisinde ana ırkçının kendisinin safkan olmayışı bence çok güzel düzenlenmiş bir ironidir.
II. Yiğidi öldürün hakkını yemeyin demişler, seri boyunca ırkçılık, türcülük yapıyorlar diye eleştirdiğim tüm karakterlerin hakkını bir konuda vermeliyim. O konu da cinsiyet eşitsizliği yapmamaları. Büyücü/Cadı diye yazının tümünde özellikle iki cinsi de yazmamın sebebi budur. Harry Potter serisi boyunca kötü ya da iyi hiçbir karakter bir diğerini sen kadınsın/sen erkeksin diye aşağılamamıştır. Bu durum için de isterseniz J.K.Rowling’in bir kadın yazar olmasının etkisi diyebilirsiniz.
III. Büyü Dünyası’nda sadece insanlar değil ırkçılık yapan, Atadamların  kendilerini insanlardan üstün gördüklerini hatırlarsınız. O taraftan da bize iyi gösterilen tek iyi karakter insanlarla ilişkide bulundu diye kendi türü tarafından dışlanıyordu. İşin insan dışındaki diğer türlerin yaptığı türcülük kısmından yazıda bahsetmeme sebebim kendimin de türcülük yaptığı olarak anlaşılabilir, sadece bunun başlı başına ayrı bir yazı olabileceğini düşündüğüm için değinmedim. Diğer taraftan, insan haricindeki türlerin de türcülük yaptıklarını düşününce daha sağlam geliyor Harry Potter’ın asıl probleminin ırkçılık olduğu düşüncesi. Ayrıca Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerelerde Bulunurlar?’dan da hazır film yaklaşırken bahsetmek gerekirse, kitabı okumuş olanlar sihirli yaratıkların düzenlenmesi adına yapılan bir oturumdan bahsedildiğini hatırlayacaklardır. Orada Atadamlar ve Denizhalkı gibi birkaç türün de kendilerini insanlardan üstün görmelerinden ve insanlarla aynı statüde olmamak için “canavar” olarak isimlendirilmek istediklerinden bahsediliyor. Serideki yoğun ırkçılık ve türcülük temasınına iyi bir örnek, seriyi tamamlayıcı olan bir kitapta da bu konunun işlenmesi.
1 2
Yazar

Geekyapar okurları Yazı Çağrısı altında toplaşıyor, belirlenen konularda kalem coşturuyor. Sen de parçası olmak istiyorsan, duyuruları takip et!

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.