Evler şahsa aitse, sokaklar topluma aittir. Evler şahısların yuvası olduğu gibi sokaklar da toplumun yuvasıdır. Bir şahıs, evi ne kadar içten döşenmişse o kadar içtenlikle girer evine, o kadar içten yemek yapar, o kadar içten sevişir belki de. Sokaklar ne kadar içten gözüküyorsa toplumun da üzerinde benzer etkiler bırakır illa ki. Sokakların içtenliğini, zamanında bizim atalarımız çeşmelerle, minarelerle; bir başkasının atası heykellerle; diğerinin atası dev ışıklandırmalarla sağlamış.

Şimdilerde ise bu içtenlik sokaklara her şey gibi daha minimal yansıyor. Özellikle biz gibi ülkelerde minimal içtenlikler daha risksiz sirayet edebiliyor topluma ve sokaklara. Tabii içtenlik sokaklara yansırken güzel insanlardan sekiyor da yapıyor bunu. İçtenlik bir takım insanların elinde şekil buluyor, şekil değiştiriyor ve sokakta yerini buluyor. Bugün içtenliklerine binlerce şükran duyduğumuz bir takım insanlardan bir örneğini konuşalım istiyorum.

Onaranlar Kulübü, her şeyden önce teknolojinin evrimine iyi bakmayı bilen insanlardan oluşuyor. Dönemin en önemli ve en işlevsel cihazlarından biri olan 3 boyutlu yazıcılar, bu insanların elinde fırçalara hatta daha uygun tabiriyle sprey boyalara dönüşüyor. Nihayetinde sayelerinde sokaklar içtenlik kazanıyor. Eğer isimleri tanıdık gelmediyse ve neden oldukları içtenlik gözünüze takılmadıysa telaş yapmayın, dikkatsiz insanlar değilsiniz. Onaranlar Kulübü daha yeni eylem kazanan bir kulüp.

z5-750x468

Şubat ayında telefon kutularına modern tasarımlara sahip saksılar monte ederek gerçekleştirdikler ilk eylemlerini. Kadıköy ve Moda’nın gri ve artık göze takılmayacak kadar alışılan telefon kutularını farklı renklerde saksılarla, içlerine birer kaktüs dikerek onurlandırdılar. Esnafıyla, halkıyla yardımlaşarak yaptılar hatta bu projelerini. Kendileri de bu işi gönüllü yapan kulüp toplumun da gönlünü kazanmayı başardı anlayacağınız.

Daha sonralarda benim favorim olan “yağmur giderlerine estetik kazandırma” gibi düşünmesi zor gerçekleştirmesi gönüllü sonra dönüp bakması çok bir keyifli olan bir projeye imza attılar. Oluşturdukları estetikte, sokaktan ve popüler kültürden ilham alarak kabullenmesi ve hayran kalması zorluk yaratmayacak bir tarz benimsediler. Babalar gününde Darth Vader’ı konu alıp onu “sokak babalarının” üstüne işlediler mesela. Çok ince bir mizahla aynı günde hem aile babalarını hem de sokak babalarını kutladılar.

IMG_6039-1140x1140

Onaranlar Kulübü estetik projelerine devam etti elbette. Ama isimlerinden mütevellit çok daha görünmez, gönüllülüğü sessiz onuruna yakışır bir projeye daha başladılar. Sokakta vidası gevşemiş bir kamu malının vidasını sıkarak, kırılmış bir kuş yuvasını onararak sokakların sağlamlığına da içtenlik kattılar. Yani kulübün etkin olduğu yerlerde oturduğunuz bir bankın sağlamlığını onlara borçlu olabilirsiniz. Veyahut sesiyle sokağa canlılık katan kuşların neşesi Onaranlar Kulübünün ellerinden filizlenmiş olabilir.

IMG_4525-750x563
Demem o ki bu insanlar tamamen gönüllerinden gelen içtenliği çekinmeden bizim sokaklarımıza yansıttılar defalarca. Yansıtmaya devam da edecekler. Ben elimde olan en geniş platformda içtenliklerine saygımı ve sevgimi göstermek istedim. Daha bugün, yakın saatlerde tanıdığım bu insanlara içtenlikle teşekkür ediyorum. Siz okuyucularımızı da Onaranlar Kulübü’nün sitesinde yer alan formla birer “Onaran” olmaya bu linkle davet ediyorum. Kendi sundukları opsiyonlarıyla “Öyle Geyiğine” bile bir Onaran olabilirsiniz. Yeter ki güzel insanlar güzel insanlara içtenliklerinin temas ettiğini hissetsinler.

Yazar

Lord olmak için yola çıkan gariban geek kendini bir anda yazar olarak buldu. Geek kültürüyle küçük şakalaşmalarını, sinemayla flörtlerini yazıya dökmek için burada. Muhitte Geek_Lord olarak bulabilirsiniz.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.