Pokémon’un ilk fenomen olduğu dönemi hatırlıyor musunuz? 2000’lerin hemen başıydı. O zamanlarda ortalama 9-13 yaşları arasında olan herkesin birinci derdi Pokémon’du. Ya Taso’su oynanıyordu, ya kartları toplanıyordu, ya oyunları tüketiliyordu ya da animesi izleniyordu. Çok coşup kitaplarını alan, oyuncaklarına sarılıp uyuyan, sırf Burger King Pokémon veriyor diye şişmanlayanlar bile vardı. Gerçekten de bir delilikti Pokémon. Öyle de algılandı. İçinde bulunmayan herkes tarafından şüpheyle karşılandı, “Bu kadar milleti delirtiyorsa kötü bir şeydir” dendi birçok farklı yerde.

Şimdi de Pokémon Go var. Vakti zamanında 1988 – 1992 arasında doğan neslin Pokémon’a ilk vurulma sebebini alıp, artık 20’li yaşlarının ortasında olan o nesil üzerinden tüm dünyaya anlattı. Bir anda tekrar Abra‘lar, Nidoran‘lar, Poketop‘lar girdi hayatımıza. Ve yine, aynı delilik frekansından girdi. Taso oynayan çocuklar şu an sevgilileriyle sokağa çıkıp Poliwrath kovalıyorlar. Ve yine, dışında olan insanlar aynı cümleyi sarf ediyor: Bu kadar milleti delirtiyorsa, kötü bir şeydir. 

pokemon-go-download-wherever-in-the-world

Yalnız artık internet çağındayız. Eskiden sadece aileler çocuklarına falan yasaklıyorlardı bu mereti. Şimdi ise baya aynı zhiniyet tutup sanki büyük bir sırrı afişe etmiş gibi makaleler yazıyor, serde sansasyonalizm olduğu için de “Pokémon Go’nun Topladığı Verilere İNANAMAYACAKSINIZ” falan gibi başlıklar çıkıyorlar. Pokémon’un ilk vurgunuyla ikincisi arasında internet diye bir şey peydahlandı, onun içinde de çok kesif bir “outrage” kültürü yetişti. Sansasyonalist internet basını ve bununla etki tepki ilişkisi yaşayan her şeyi hakkı gören internet sakini gibi figürlerimiz var denklemlerde.

Birkaç gündür bu muhabbetler dönüyor etrafta o yüzden. Olay ne peki? Şu: Niantic, sizden oyuna Google hesabınızla girmek istiyor. Bunun karşılığında da halihazırda doğası gereği topladığı lokasyon ve lokasyon bazlı etkileşim verileri haricinde, bir de Google hesabınızdan veri çekiyor. Maillerinizi okuyor ve Google hesabında tutulan başka verilere erişebiliyor. Bu da niyeyse, büyük bir sır ortaya çıkartılmışçasına muamele gördü internette.

Bu yazı tamamıyla ve tamamıyla bu saçma sapan anlayışı bertaraf etmek için kaleme alınıyor. Bakın, gerçekten internette pek çok yazılım ve uygulamanın veri toplamasından  rahatsız olabilirsiniz. Bu tamamen sizin inisiyatifinizde bir durum. Tamamen doğan. Ancak bunun için yapmanız gereken en önemli şey, Pokémon Go’ya kızmak ya da paranoyak bir biçimde “Hükümet komplosu mu lan bu” demek değil. Akıllı telefon kullanmayı bırakmak. 

Çünkü yani, affınıza sığınarak söylüyorum: Gerçekten mahremimiz yok bizim. Bir süredir yok. Facebook sizin WhatsApp mesajlarınızdan veri çekiyor, Google attığınız maillerden anahtar kelime okuyor, Apple lokasyon datanızı saklıyor. Üstelik bu kurum ve kuruluşlar, devlet kendilerinden bu bilgiyi istediği zaman da paylaşıyorlar çok yüksek oranda. Yani sizin gerçekten e-mail’de söylediğiniz şeyler, çok uzun süredir size ait değil. En baştan, Niantic’in çektiği data Google datası. Yani Google zaten tillahınızı biliyor sizin. Açıkçası şu aşamada Niantic’in de bilmesinin bir şeyleri değiştirdiğini düşünmek, bana sadece sansasyon gibi geliyor.

6a8w74

Esas problem de bu. Pokémon’un fenomen başarısı tekrar başımıza dert oldu gibi hissediyorum. Bazen bunun niye bu kadar fazla insana bu kadar temel bir seviyede dokunduğunu unutuyoruz. Bu özünde keşfetmeye dayalı bütün kemiklerimizi ısıtıyor. Yeni türlerle tanışıp, onların güçleri ve zayıflıklarını öğrenmek; bir de üstelik onların koleksiyonlarını yapmak, hem sosyalliğimizi, hem merakımızı, hem de koleksiyona eğilimimizi tetikliyor.

Bunu yaratan adam da böyle yarattı zaten. Satoshi Tajiri küçükken ormanda böcek koleksiyonuna yeni eklentiler aradığı günleri özleyip yarattı Pokémon’u. Bu yüzden el konsollarındaki oyunları oynarsanız, ilk karşılaştığınız Pokémonlar arasında istisnasız Caterpie, Weedle gibi böcek Pokémonları olur. Bu yüzden Bug Catcher diye bir NPC türü vardır. Tajiri şehirleşmiş Japonya’da çocukların bunu kaybettiklerini düşünüp yaptı oyunu. Bu yüzden bu kadar rahat uyarlandı animeye. Bu yüzden bu kadar fazla tuttu. Bunun arkasında bir hükümet komplosu yok. Bunu yeni öğrendiğimiz tabirlerle zaten süzgece dönmüş mahremiyetimize bağlamanın da bir anlamı yok. Bu sadece Pokémon. Bildiğimiz, sevdiğimiz Pokémon. İnternet duyarlılıklarıyla Pidgeotto olduğunu sanıp uçan çocuğun uğruna diziyi yasaklayan devlet olmayalım kolektif olarak.

Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.