Son vakitlerde J.K. Rowling’in Twitter’da geçirdiği vaktin yarısını hikayelerine ayırsa, muhtemelen Harry Potter külliyatına dair daha çok materyalin elimizde olacağını kimse inkar etmez sanırım, değil mi? Zaman zaman para tuzaklarıyla hayranlarına yaptığı parasal muameleyi hiç anlamadım mesela. Pottermore gibi bedava ve inanılmaz imkanları olan bir platformda kolaylıkla anlatabileceği birçok hikayeyi, e-kitap formatında satmasıyla minikten yanlış bir adım atmış olsa da, bir şekilde affedilebilir konumdaydı. Eh beni az çok tanıyorsanız, Rowling’e olan sevgimin Cursed Child gibi bir rezalet sebebiyle dayak yemişe döndüğünden ötürü, yazar hanım teyzemize karşı saçtığım öfkelerimi de biliyorsunuzdur diye düşünüyorum. Uzun lafın kısası, Rowling’i fanatiklik seviyesinde sevsem de, verdiği kararların hepsini destekleyemiyorum ne yazık ki. Dost acı söyler. Sevinmelik bir habere koca harflerle “endişe” harflerini kazımamızın sebebi buradan geliyor zaten.

Britain Scotland Celebrities

Malumunuz, Harry Potter serisine dair her türlü etkinliğin İngiltere sınırları içerisinde yaşanması, artık biz ülkede hapsolan kişiler için uzaktan izlemesi eğlenceli ama bir o kadar da yürek burkan bir gerçekliğe dönüştü. Hatta öyle ki, şimdilerde sihir dünyasının 20. yılı şerefine güneşi batmayan ülkede düzenlenen birtakım sergiler de şu vakitler önemle konuşuluyor. Bunlardan biri de, hiç yabancı olmadığımız Harry Potter dünyasına özel. The British Library’nin sahipliğini yaptığı Harry Potter sergisi, kitaplara hakim herkesi yerinden hoplatacak bir isme sahip: Harry Potter: A History of Magic. 

Seriye hakim olanların hemencecik Bathilda Bagshot’ın aynı isimli kitabını anımsayacağını umuyorum, zira görür görmez benim aklıma o geldi. A History of Magic, sergi ile aynı ismi taşıyor evet; fakat anladığımız kadarıyla Bathilda Bagshot’ın kitabıyla alakalı olacağı gibi bir bilgi yok ne yazık ki. Newt Scamander’ın Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? kitabı gibi, kurgusal karakter imzası yok zira, direkt olarak sergiye de destek çıkacak bilgi ve görseller içereceği söyleniyor.

The British Library’nin düzenlediği sergiyle aynı ismi taşıyan kitabın yayıncısı Bloomsbury’nin, basacağını duyurduğu A History of Magic’e ek olarak A Journey Through a History of Magic ismindeki kitabı da aynı şekilde 20 Ekim 2017 tarihinde tam anlamıyla sert kapak versiyonuyla yayımlayacağını aktaralım. Bir değil, tam iki kitap! Üstelik sergi bonuslu! Tabii bir de gidip sergiyi görmek isteyenlerdenseniz eğer, 20 Ekim 2017- 28 Şubat 2018 arası bir ziyaret edin deriz. İçerisi oldukça güzel olacakmış, öyle diyorlar. Gitmişken bizim için de dolaşın ha!

Bu arada her iki kitabın da gerek görsel ve gerekse de kurgusal açıdan detaylı bilgiler içereceğini belirtmeden de geçmeyelim. Hogwarts’ta tanıdığımız büyü içerikli derslerden tutun, sihirli yaratıkların gizemlerine ve bir yığın tarihsel ayrıntıya değineceklermiş üstelik. Rowling’in taslaklarından yola çıkılarak elde edilecek bilgiler silsilesinden iki farklı kitabın geliyor oluşu cidden çok harika! Tabii böyle söyleyince kulağa müthiş bir haber gibi geliyor, değil mi? Yani evet, öyle sayılabilir. Eğer bizzat Rowling yazıyor olsaydı. Gelen bilgiler arasında ne yazık ki Rowling’in kitapları şahsen yazdığına dair bir detay yok. Ve sütten ağzı yanan bir Potter hayranı olarak, bu sefer yoğurdu üfleyerek yemeyi tercih ediyorum.

HarryPotter_WB_F5_DumbledoresArmyGroupImage_Promo_080615_Land

Nedenine geçmeden önce yukarıda bahsettiğimiz kitapların daha şimdiden Amazon’da ön satış için hazır ve nazır bir şekilde beklediğini belirtelim, dileyen kişileri de yönlendirelim hemencecik. Şu ve şu bağlantılara tıklayarak, satış sayfalarına ulaşabilirsiniz. Fakat 20 Ekim 2017‘ye kadar tam anlamıyla satışta olmayacak, unutmayalım.

Kitapları bizzat yazan Rowling değil. Evet, onun kurduğu dünya üzerine yazılan ek kitaplar bunlar ve evet, muhtemelen amaçlarına hizmet edecekler bir ölçüde. Hatta kadının taslaklarını alarak çalışmış, yazıp çizmiş tüm yaratıcı ekip. Ama beni korkutan şey, bunun da bir Cursed Child felaketi gibi değişik olma ihtimali. Zira hatırlarsanız Cursed Child’ı her ne kadar Rowling resmi hikaye olarak kabul etmiş olsa da, kendisi bu işin yazmaktan çok onaylama kısmında yer almıştı. Yani bir bakıma, onun elinden çıkmamıştı. Sonuç olarak, bu dünyaya kimsenin Rowling kadar hakim olmadığını ve yeni herhangi bir şey yazılırken Rowling’den başkasının bu işe bulaşmaması gerektiğini kanıtlayan yegane sebep bu. Korkumun daha farklı bir sebebini açıklamam gerekiyor mu?

harry-potter

Resmi öykü olarak kabul etmesi zaten onun yaptığı en büyük hata, burası ayrı bir detay ama çıkacak bu yeni iki kitabın da olası hatalarından dolayı mutsuz olacak hayranlar endişelendirmiyor değil beni. Çıktıkları zaman alıp okumayı elbette istesem de, bu dünyayı oluşturan kadının Rowling olması ama onun aklındaki şeyleri tam anlamıyla bilmeyen bir ekip tarafından oluşturulacak olması üzücü. Yani, sonuç olarak yazarımızın kafasındaki hiçbir sırrı, detayı tam anlamıyla bilen birinin olması mümkün değil. Kendi oluşturduğu dünyaya ansiklopedik kaynak olacak bu kitapları bizzat kendi kaleme alsaydı, ben bu haberi halay çekerek bitirirdim muhtemelen. Ama şu an sadece biraz ikilemde kalarak bitiriyorum. Bilmiyorum, sihir dünyasını anlatmayı en azından çok uzun bir süre daha başkalarına bırakmasa iyi olur diye düşünüyorum, ne dersiniz? SEN YAZSAN N’OLURDU ROWLING, HA N’OLURDU?

Kaynak: Pottermore, The Hollywood Reporter
Yazar

Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.