Günlük hayatımızda yer etmiş birçok mit var, öyle ki alışkanlıklarımızdan korkularımıza mitler, biz fark etmesek de yaşadığımız hayatın bir parçası. Tahtaya vurma, birinin elinden makas almamak gibi batıl inançlarımızın arkasında çeşitli mitler yatıyor. Bu mitlerden yeni olanların çıkış kaynakları az çok belli. Bir önceki yazımın konusu olan palyaçolardan korkma sebebimizin hem psikolojik bir sebebi vardı hem de tarihin bir köşesinde “katil palyaço” diye bir seri katil gerçekten var olduğu için bu mit günümüze kadar gelmişti. Bazı batıl inançların arkasındaki mit o kadar geriye dayanıyor ki ve yüzeyde de o kadar mantıksız geliyor ki, günlük hayatımızda hala etkili olması inanılır gibi değil. İki sene önce İngiltere’nin Bristol şehrinde geçen bir habere göre kara kediler, hayvan barınaklarında sahiplendirilmesi en zor hayvanlardan biriymiş. Durum öyle bir hal almış ki hayvan barınaklarında neredeyse kara kedi dışında kedi kalmamış.

Haberlerde kara kedilerin diğer kedilere nazaran daha seyrek sahiplenilmesi iki sebebe bağlanıyor. Birincisi, fotoğraflarda çıkmamaları. Evet yanlış okumadınız, kara kediler fotoğraflarda güzel çıkmadıkları için yuvasız kalıyorlar. İnsanların akıl almaz tavırları bugünkü konumuz değil; sosyal medya için insanların yaptıkları saçma hareketleri eleştirmeye kalksak ne bizim parmaklarımızda derman ne de içimizde insanlığa dair umut kalır.

Kara kedilere olan ilgisizliğin ikinci sebebi ise kötü şans getirdiklerine inanılması. Kara kedi görünce saçını çeken bizler gibi kara kedi ve uğursuzluğun aynı cümlede geçtiği birçok halk inanışı var. Halbuki kedilerin, özellikle de kara kedilerin kötü anıldıkları mitler kadar, iyi anıldıkları mitler de mevcut. Batıl inançlar söz konusu olunca kötü şans getiren inançlar daha sık hatırlanır. Kara kediler de insanların bu alışkanlığından nasibini almış olacak ki şanssızlık getirdikleri daha yaygın bir inanış haline gelmiş.

Kara Kedi Mitleri

302918

Kedilere ve özellikle siyah tüylü olanlara dair mitler oldukça fazla ve çeşitli. Belli başlı kişiler ve kültürler dışında kara kedilerin iyi ya da kötü şans getirmesi coğrafyaya bağlı. Coğrafya kaderdir derler ya, o misal. Almanya’da önünüzden kara kedi geçiyorsa yandınız, şansınız kötüye gidecek. Daha detaylı versiyonu ise kara kedi size doğru geliyorsa şans getirir, sizden uzaklaşıyorsa şans götürür. Evlenmek isteyen Japon bir kadınsanız evinizde kara kedi bulundurun, kısmetiniz açılır. Yeni İngiliz çiftlere verilecek en iyi hediye kara kedi olabilir, eve şans getirdiği söylenir.

Batıl inançlardan biraz daha mitlere geçersek bahsetmemiz gereken belli karakterlerle tanışıyoruz. Şöyle kısaca bahsedelim ne dersiniz?

Kedi ve mit denince akla gelen ilk medeniyet Mısır. Mısır mitolojisinde kedilerin yeri büyük, birçok tanrı ya kedi şeklini alıyor ya da yarı kedi olarak resmediliyor. Kara kedi deyince spot  ışığı ya da bu durumda güneş ışığı Bastet’in üzerine çevriliyor. Güneş Tanrısı Ra’nın kızı olan Bastet, doğurganlık, hane ve kadınları koruma görevi alan tanrıçalardan biri. İlk çıktığı dönemlerde avcı ruhuyla da bilinse de sıkça evcil yapısıyla öne çıkıyor. Yeri geldiğinde savaşta babasını ve kralını da korumasını bilen Bastet’in ana görevlerinden biri, kadın ve çocukları hastalıktan korumak ve eve bereket getirmek.

Mısır’dan biraz daha doğuya, Japonya’ya gidelim. Herhangi bir “Uzak Doğu” temalı restorana veya markete girdiyseniz el sallayan kedi heykelini görmüşsünüzdür. Biz çoğunlukla beyaz kedilere denk gelsek de aslında bu kedi heykellerinin anlamları renklerine göre değişiyor. Maneki Neku adıyla anılan “Şanslı Kedi”lerden siyah olanların sahibini kötü ruhlardan koruduğuna inanılır, çocuk odası gibi önem verilen insanların bulunduğu yerlere konulur.

Cadılar ve Kediler

salem-witch-trials-granger - kara kedi

Kara kedilerin uğursuzluk getirmesi inancına batı hikayelerinde daha sık rastlıyoruz. Örneğin Keltik inancında geçen göğsünde beyaz tüy bulunan kara kedi Cat Sith’in, cenazeden önce ölülerin ruhlarını çaldığına inanılırdı. Bu sebeple bir ölünün cenazesi defnedilmeden önce köylüler etrafta dolanır, kara kedi gördüklerinde ölen kişinin yanına yaklaşmasını engellerlerdi.

En sık karşılaştığımız kara kedi miti de tabii ki de cadılarla olan ilişkileri. Orta Çağ’da gece sokakta gezen kediler ve onları besleyen kadınların ilişkisi, kediler ve cadıların birlikteliği mitini doğurdu. Derler ki bir baba ve oğul bir akşam kara kedinin tekini taşlamışlar ve bacağı yaralanan kedi bir eve girmiş. Ertesi gün evin sahibi kadın evinden topallayarak çıkmış. Monty Phyton-vari bir mantıkla da kedinin kadına dönüştüğüne inanmışlar ve kadını cadı olarak yaftalamışlar. Cadıların dokuz kez kedilere dönüşebildiği, dokuzuncudan sonra kedi olarak kaldığı sonucuna varmışlar. Kedilerin dokuz canlı olarak anılmasının sebebi olan bu mit bizzat Cat Sith için de geçerliydi. Cadılar ve kediler arasındaki bağ kurulduktan sonra da ipin ucu koptu diyebiliriz, zira Avrupa’dan Amerika’ya yaşanan göçler bu mitleri de beraberinde getirdi. Salem Cadı Mahkemeleri döneminde bir kadın, siyah tüylü bir kediye dokunsa bile cadı olarak yaftalanırdı.

Edebiyat ve görsel medyanın da kara kedilere yardım ettiği söylenemez. Edgar Allan Poe’nun eserlerinden tutun Sabrina’nın teyzesine kadar kara kediler popüler kültürün bir parçası haline geldi. Üstelik ya kötülüğün bir parçası ya da cadıların maceralarının bir parçası oldular. Palyaço mitinde olduğu gibi işin içine hikâyeleştirme girdiğinde, mitin kalıcılığı daha da artıyor. Gotham’ın en ünlü hırsızı kara kediyi andıran Catwoman ve Tweety’i yakalamaya çalışan Sylvester gibi karakterlerin varlığı da kara kedilere hilebaz yaftasının yakışmasına sebep oluyor.

Modern Zamana Geri Dönecek Olursak…

maneki neko

Haberimize geri dönelim: “Siyah kediler şansız olduklarına inanıldıkları için diğer kedilere oranla daha az sahiplendiriliyorlar”. Bu habere kedi miti açısından baktığımızda küçük bir çelişki görmek mümkün; kara kedilerin şans getirdiğine inanan ülke sayısı da fazla. Üstelik haberin kaynağı olan İngiltere bu ülkelerden biri. Hal böyleyken insanların kara kedilerin uğursuz olduğuna inandıkları için sahiplenmedikleri haberi inandırıcılığını kaybediyor. Olası fakat eğer doğruysa gerçekten üzücü.

Biraz daha araştırmaya kalktığımda gördüm ki, konuyla ilgili kaynakların sayısına göre burada tekil bir haberden ziyade yıllar içinde oluşmuş bir mit var. Bazı barınaklar bu miti beslerken, insanların sahiplenme alışkanlıklarına göre yapılan araştırmalar bunun tersini iddia ediyorlar. Kedilerin tüylerinin renginin sahiplendirmeye etkisi olmadığını söyleyen araştırmalara göre barınaklardaki kara kedilerin sayıca fazla olmasının sebebi tamamen matematik; kara kedilerin sayısı diğer renklere göre daha fazla. Genetik olarak tıpkı insanlardaki kahverengi göz gibi kedilerde de tüy renginde siyah dominantlık özelliği taşıyor. Bu sebeple de siyah kediler sayıca fazlalar, haliyle barınakları da domine etmiş durumdalar.

Sonuç olarak evet, kara kedilerin sahiplendirilme süresi daha uzun olabilir ya da barınaklarda daha çok kara kedileri görebiliriz. “Kediler uğursuzdur” miti, “bu yüzden sahiplendirilmiyorlar” mitine dönüşerek günümüze kadar gelmiş, halbuki matematik de işin içinde. Kara kediler uğursuz değildir ve pekala sahiplendirilebilir. Bir daha yolda kara kedi gördüğünüzde saçınızı çekmek  yerine biraz su ve mama verin, belki kara kedi size doğru gelirken şans getirir.

Yazar

Dizi bağımlısı bir beyaz yakalı. Kedisine çekmiş, en büyük zevki miskin miskin yatmak. Kendisi ve kedisini sosyal medyada bulabilirsiniz. @asliozkeles

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.