9. Yerleşim Hasarı

yerleşim hasarı

Bir şehir ne kadar hasarlıysa, onu koruyan askeri birliklerin de morali, saldırı ve savunma istatistikleri o kadar düşük oluyor. Artık dumanı tüten harabeler için canlarını ortaya koyup savaşmak istemiyorlar anlayacağınız. Bu durumu kuşatma savaşı sırasında daha da ileriye götürebilirsiniz. Total War: Attila’da şehirleri yakmak ve yangınları yaymak mümkün. Bunun çok büyük avantaj ve dezavantajları var.

Bariz avantajı, savunma sistemlerini, kuleleri ve binaları yakarak, hem kendinize yol açabiliyorsunuz, hem de düşmanın yukarıda saydığım moral, savunma ve saldırı özelliklerine eksi üzerine eksi ekleyebiliyorsunuz. Dezavantajı ise, savaşı kazandığınızda geriye bir yıkıntı kalmış oluyor, ayrıca kamu düzeni, yani halkın mutluluğu da çok düşüyor. Sonra bütün şehri baştan inşa edip düzeni sağlamak için bir sürü emek ve zaman harcıyorsunuz.

10. Barikatlar

barikatlar

Şehirlerin kendi savunma birimleri haricinde, sokaklara veya duvarlardaki gediklere kurulabilecek barikatlar var. Bunlar kısa tahta duvarlar gibi ve düşman tarafından kolaylıkla geçilemiyor, ateşle yahut yıkılarak yok edilmesi gerekiyor. Aynı zamanda barikatlara kendi askerlerinizi de yerleştirebiliyorsunuz. Stratejik noktalara konulan barikatlar oldukça işe yarıyor. Yıkılan duvarların yerine değil, düşmanı şehrin içine çekip mümkün olduğunca uzun yoldan dolandırmaya veya her tarafı barikatlarla çevrilmiş bir meydana çekmeye daha çok elverişliler. Barikatları nasıl bir taktiksel unsur olarak kullanacağınız size kalmış.

11. Ele Geçirme

twa_battle_siege_fire_1410262962-100454655-orig

Eski oyunlarda da, kuşatmalar sırasında şehrin özellikle kapıları, kuleleri gibi savunma noktalarını ele geçirirdik. Aynı durum Atilla’da da var, lakin önemli bir de değişiklik yapmışlar: Eskiden olduğu gibi ele geçirdiğiniz savunma unsurlarını kendi adınıza kullanamıyorsunuz. Yani bir kuleyi ele geçirdiğinizde çalışmayı durduruyor. Düşman tekrar geri ele geçirse bile artık çalışmaz halde. Peki, o zaman neden bunları ele geçirmekle uğraşalım?

Çünkü ele geçirilen her bir stratejik nokta, düşmanın moralini düşürüyor. Bu noktaları çoğunlukla kuşatma silahlarınız ile de yok edebilirsiniz. Ancak duruma göre, yok etmek yerine ele geçirerek düşmanın çok daha kısa sürede pes etmesini de sağlayabilirsiniz. Bence, kuşatma silahlarınız ile şehre mümkün olduğunca çok zarar verirken, bir yandan da bu noktaları ele geçirmeye çalışın. Bazı düşman birliklerinin daha savaşa bile girmeden kaçtıklarını göreceksiniz.

12. Akıncılar

total-war-attila-mac-pc_240927

Her ünite bir noktayı ele geçirebiliyorken, bazı üniteler bu işi diğerlerinden çok daha hızlı hallediyorlar. Bu ünitelere oyun Raiders diyor, yani akıncılar. Bunlar genellikle hafif atlı birlikler oluyor ve gerçekten saniyeler içinde stratejik bir noktayı ele geçirebiliyorlar. Ancak kötü bir yanları var: Bunlar akıncı. Sağı solu belli olmayan bu üniteleri savaş meydanında başıboş bırakırsanız kendi kafalarına göre takılıyorlar, emir vermediğiniz halde bir yerlere saldırabiliyorlar, rastgele etrafı ateşe verebiliyorlar ve stratejik olarak kılına bile zarar vermeden ele geçirmeye çalıştığınız şehri bir anda kül edebiliyorlar. Yani bu afacanları pek başıboş bırakmayın. Umurunuzda olmayan bir şehir için savaşıyorsanız, salın bunları şehre gitsin, yakıp yıksınlar, esas ordunuzla daha sonra arkalarından gidin.

13. Deniz Savaşları

deniz savaşları

Deniz savaşlarının animasyon ve grafiklerinin çok daha güzelleşmesi haricinde, CA nihayet çok önemli bir detayı deniz savaşlarına eklemeyi akıl etmiş. Artık gemilerimiz tornistan yapabiliyor, yani geri geri gidebiliyor. Bunu yapabilmeler, daha iyi manevra yapmalarına ve zor durumlardan daha kolay kurtulmalarına yarıyor. Ayrıca, deniz savaşına giren kara birlikleriniz, dünya kadar penaltı alarak savaşıyorlar çünkü denizciler gibi denizde savaşmaya alışkın değiller. Üstelik, uzun süre denizde kalan kara birlikleri deniz tutması yaşıyorlar ve bir kat daha handikap geliyor.

Hele bir de açık denizdeyseniz, bir de üstüne açık denizde olmaları yüzünden eksiler işliyor ki (bu durum tüm denizciler için de geçerli), zaten savaş konusunda o noktada o ordudan ümidi kesin. Bu kadar eksi yiyen bir ordunun bütünlüğü de çok azaldığı için oradan da penaltılar geliyor. Yani herhangi bir kara birliğini uzun süre denizde tutup da deniz savaşı kazanacağınızı sanmayın, öyle bir dünya yok. Küçük bir deniz filosu, denizde taşıma gemileri ilerleyen büyük bir kara gücünü bir anda yok edebilir. Bu yüzden dikkatli olun.

Ezcümle

total war attila

Total War: Attila’da önceki oyunlara göre daha birçok yenilik ve özellik var, ancak benim en önemli olarak gördüklerim bunlar. Diğer farklılıklara kısaca örnek vermek gerekirse, taktiksel haritadaki bilgilerin filtrelenmesi daha farklı ve daha çok bilgi edinilebiliyor. Oyun haritası eskisine göre daha geniş. Ülkelerin dış siyasetinde farklılıklar var. Ve daha birçok şey var. Burada özellikle göçebe toplumların bambaşka mekaniklerinden bahsetmedim. Onlar hakkında yazı yazmak için daha çok oynayıp deneyimlemem gerekiyor. Ancak gördüğüm kadarıyla CA, hiçbir oyuna benzemeyen ve çok mantıklı çalışan mekanikler geliştirmiş. Oynadıkça yazacağım. Ben yazmazsam nasıl olsa başkası yazar.

1 2 3

2 Yorum

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.