Geekyapar’ın eski takipçileri belki bilirler, bir zamanlar sitede FauxPlay başlıklı oyun dosyalarımız olurdu. Bu dosyalarda oyunların kendilerinden ziyade oyun dünyasının diğer kültür mecralarıyla olan etkileşimini tartışmaya çalışırdık. Sonra araya başka yazınsal öncelikler girdi, bu dosyaları bir süreliğine rafa kaldırdık.  Okurlar bu yazıları ne ölçüde hatırlar bilemem ama düzenli yazmama rağmen ben bile zamanında bu dosyaları hazırladığımızı aklımdan çıkarmıştım, ta ki geçtiğimiz ay Steam’de satışa çıkan Bedlam isimli oyunu görene kadar. Aykırı bir FPS olan Bedlam anlatmaya çalıştığı hikaye ile beni o ilk FauxPlay günlerimizdeki heyecana götürmeyi başardı.

İskoç yazar Christopher Brookmyre’ın romanından uyarlanan Bedlam (evet, oyun bir roman uyarlaması) her oyuncunun aklına en az bir kere gelmiş olan o eski fantezi üzerine kurulu; en sevdiğiniz oyunun içinde hapis kalsanız nasıl kaçarsınız? Heather Quinn isimli kadın kahramanımız bir gün uyandığında kendini çocukluk zamanlarının aksiyon oyunu Starfire’ın içinde buluyor, üstelik kahramanların değil kötülerin tarafında.  Buram buram 90’lar pikselliği kokan Starfire haritalarında bir kaçış yolu ararken yaptığı her yeni keşif Heather’a aslında sandığından çok daha karmaşık bir hikayenin içinde olduğunu gösteriyor. Pek çok insan belirsiz bir süredir oyun dünyalarında hapis kalmış durumda, dünyalar arasındaki yolculuk ise hatalı kodlama ürünü olan “glitch’ler” üzerinden sağlanıyor. Gerçek dünyaya çıkışa imkan veren bir glitch var mı peki? Diyelim ki var, Bedlam’ın oyunlarötesi evrenindeki (gameverse) gizemli güçler bu glitch’e erişime izin verecekler mi?

DoG-New-02

Tabii ki nostaljik damardan beslenen ve farklı retro oyunlar ile yapısını süsleyen ilk oyundan bahsetmiyoruz. Ancak Bedlam ele aldığı konuyu kendisinden hiç beklenmeyecek bir genişlikte ve akıcılıkta işliyor. Gameverse’te pek çok grup (gerçek dünyadan gelmiş insanlar, glitchleri kapatmaya kendini adamış oyuniçi güçler, tüm kodların ötesinde bir kudrete sahip, artık nerede oldukları bilinmeyen “orijinaller” vb…) belli ki uzun süredir savaş halinde ve bu grupların kendi aralarında kurdukları denge Bedlam’a oldukça dinamik ve kendi içinde tutarlı bir yapı kazandırıyor. Hikayenin ikinci yarısında eklenen öğeler ise Heather’ın kendini oyun dünyalarında bulmasını mantıklı bir bilimkurgu çerçevesine oturtuyor. Arada yapılan çeşitli oyun referansları da işin içine eklenince Bedlam’ın aslında çizgisel ve belki de tekrara meyilli sayılabilecek oynanabilirliği oldukça keyifli bir hal alıyor.

Fikrin edebi kısmının çok iyi kotarılmasına rağmen Bedlam bir oyun olarak herkese hitap edebilecek noktada ne yazık ki değil. Pek çok indie FPS’nin temel sıkıntısı olan teknik yetersizlikler burada da kendini göstermekte. Oyun türler arasında yaptığı geçişleri hikayenin ihtiyaç duyduğu kıvraklıkta gerçekleştiremiyor ya da hikaye ilerledikçe merakımızı daha da arttıran gerçek dünya insanlarıyla gameverse evreninin karakterlerinin çatışmalarına hiç denk gelemiyoruz. Bunların yanında Rock Paper Shotgun’dan John Walker’ın da isabet ettiği üzere Heather’ın ziyaret ettiği dünyalardaki mini FPS deneyimlerinin hiçbirinin uzun vadede akılda kalacak kadar iyi olmaması Bedlam’ı olması gereken yerin gerisine çekiyor. Ve insan Quake, Halo gibi fenomen serilere yapılan açık ya da kapalı referansların ardından hikayenin bu oyunların bölümlerine de sıçramasını deli gibi istiyor ancak muhtemel telif problemleri bu arzumuzu karşılıksız bırakıyor.

Starfire_02

Gene de yukarıda değindiğim onca olumsuzluğa rağmen Bedlam’ı anaakım oyunlarla büyümüş ancak bugün gönlünü indie oyunculuğa vermiş herkese önerebilirim. Half Life ile “sessiz protagonist” fikrinin trend olmasının ardından gene konuşkan bir FPS kahramanını yönetmek de ayrı bir nostalji. Peki bu kahramanın 90’ların tüm maço ruhuna inat bir kadın karakter olarak kurgulanması? Zeki bir eleştirellik var elimizde anlayacağınız. Bedlam ne yaptığını, ne söylemek istediğini gayet iyi bilen bir oyun, işte tam da bu sebeple tüm eksiklerine rağmen ilgiyi haketmekte.

https://www.youtube.com/watch?v=oApj3SLq6E4

Yazar

Eskilerin dediği gibi: "You must gather your party before venturing forth"

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.