E3’ün eti, budu sayılabilecek kısım, E3’ten önce vuku bulur aslında. E3 üç gün boyunca Los Angeles Convention Center’da gezinen ve bir gıdım fazla bilgi kapmaya çalışan yorgun oyun editörlerinden ibarettir. Asıl bombalar ise, E3’ten önce gerçekleşen stüdyo konferanslarında patlar. Uzunca bir süre, bu konferanslar üç büyük konsol üreticisi Nintendo, Sony ve Microsoft‘un tekelindeydi. Sonra EA ve Ubisoft girdiler araya, Japon firmaları bir şansını denedi. İki senedir de Bethesda kendine yer açmaya çalışıyor.

Fakat sorun şu, Bethesda ufaktan Take-Two’nun elinde olan “dördüncü büyük” sıfatına oynamaya çalışsa da, ne Take-Two, ne Ubisoft, ne EA ne de Activision kadar fazla fikri mülkü yok. O yüzden de bir konferansı dolduramıyorlar. Bu sene de spikerlerine kırk dakika oyun anıları anlattırdılar, toplam on dakika kimsenin gerçekten yeni haberleri için internetin kapısında mendille beklemediği Elder Scrolls Online, Elder Scrolls Legends ve Fallout Shelter‘dan söz ettiler, on dakika çıkmış oyunları Doom ve Fallout 4‘ü övdüler, kalan birkaç saniyede de yeni şeyler gösterdiler.

O şeylerin arasında dikkat çekici olanlar vardı elbet. Quake serisinin geri dönüyor olması, ne olursa olsun büyük bir olaydır; özellikle Bethesda’nın Quake’in iki kuzeni Wolfenstein ve Doom‘u çok başarılı bir şekilde yirmi birinci yüzyıla taşımasının ardından bu duyurunun geldiğini düşünürsek. Hakeza, Skyrim Special Edition da şahane gözüküyor. Basit bir çözünürlük ve doku güncellemesi atıp bırakmamaları harika olmuş. Dishonored 2 ile ilgili gördüğümüz her şey de heyecanlandırdı bizi. Lakin, bir parça var ki, ona gerçekten gözümüz takıldı, yüreğimiz hopladı. Prey.

İsim tanıdık geldiyse, bravo, 2007 civarında oyun oynuyordunuz demek ki. Prey, Human Head‘in geliştirip, Take-Two‘nun dağıttığı; kalburüstü bir FPS oyunuydu. Yapımı yıllar sürüp yılan hikayesine dönmüştü, devam oyunu da aynı şekilde uzadıkça uzadı. En sonunda, haklar nasıl dönüp dolaştıysa, Bethesda ve Arkane’in elinde kalmış. Onlar da psikolojik gerilim dozu yüksek, belli ki sürükleyici ve şahsi bir hikaye anlatacak, Heavy Rain minvali oyunların dünyanın içine sokma taktikleriyle, Dead Space gibilerinin atmosferini birleştirecek, şahane bir şey yapmaya karar vermişler. Biz tüm konferans içinde, en çok buna etkilendik. Siz de bir bakın bakalım, ne diyorsunuz?

Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.