Bazen sizin de bir büyücü olup elinize asanızı alıp yüce yüce sözler söylemek, büyü gücünüzü konuşturmak gelmiyor mu? Benim geliyor, işte bu gibi zamanlarda oynamış olduğum hoş büyücülük oyunlarını da sizlerle paylaşıyorum. Her biri kendimi bir süreliğine de olsa büyücü gibi hissettirmiş ya da büyüye hükmetmenin tadını vermiştir.

1. Harry Potter: Goblet of Fire

Oyun dünyası bu oyuna pek bayılmamış olsa da benim beğenerek oynadığım bir oyundu kendisi. Hem Harry Potter olma hissini hem de büyü gücüne sahip olmayı gayet keyifli bir şekilde deneyimlemiştim. Şu an açsam yine keyifle oynarım. Evet belki grafikleri günümüze göre sırıtabilir ama şahsen bu konuya hiç takılmıyorum ve grafiklerin, bir oyunda değerlendirdiğim son unsur olması sebebiyle de kesinlikle oynanır diyorum. Oyun size çok derin bir oynanış ya da çok kaliteli bir hikâye anlatımı sunmuyor olabilir ama keyifli bir Harry Potter ve büyücülük deneyimi verdiği kesin. O fasulyeler yok mu o fasulyeler, onları elimdeki asaya çekmeye bile bayılırdım yahu!

2. Eragon

Eragon benim için özel olan oyunlardan. Yıllardır arada bir açıp tekrar bitirdiğim, başarılı bir film uyarlaması oyunu. Filmi bence oyunu kadar keyifli bir deneyim yaşatmıyor hatta sanki film oyundan uyarlanmış gibi bir his veriyordu açıkçası. Filmde bahsi bile geçmeyen yerlerde bulunmanız, filmdekinden çok daha detaylı bir şekilde büyü güçlerinizi kullanmanız oyunu sizin gözünüzde bir numara yapmaya yetiyor. Tabii bu noktada oyunların interaktif bir deneyim sunması da etkili ancak yine de filmi bu kadar zayıfken oyununun filmi üçe, dörde katlaması beni şaşırtmıştı.

Oyun genel anlamda başarılı olmasının yanı sıra, oyunda büyüyü kontrol etmenin verdiği tatmin de oldukça etkileyiciydi. Birkaç kez bitirdiğim Eragon, bana hep o büyülü güçlere sahip olduğumu hayal ettirmiş ve “Keşke bu güçler bende olsa ulan!” şeklinde zaman zaman söylenmeme neden olmuştu. Ortaçağ dönemini, hele bir de böyle büyülü temaları seviyorsanız kesinlikle tavsiyemdir. Ayrıca müzikleri de enfestir, filmde hiç olmayan ve koca bir orkestranın oyun için özel olarak bestelediği müzikler kullanılmıştır.

3. Shadow of Mordor

Shadow of Mordor, hem Yüzüklerin Efendisi evreninden aldığı içerik hem de sunduğu genel oyun içeriği anlamında biraz sığ bir oyun. Ancak buna rağmen bana yüz saate yakın kendini oynatmış ve keyifli zaman geçirmemi sağlamıştı. Yüzüklerin Efendisi evreninde geçiyor olması bir yana, o güçler nedir öyle?

Celebrimbor olup Mordor’un altını üstüne getirmemizi sağlayan sihirli sözcükler, sözle kalmayıp kılıcımıza kadar nüfuz eden büyülü güçler derken Shadow of Mordor tam bir güç şöleni hâline gelmişti benim için. Canım sıkılınca açıp her türlü büyülü gücü kullanarak evrenin en güçlüsü olduğumu falan hissetmemi sağlamıştı. Kimi oyuncu için bu dengesiz bir güç kullanımına ve oyunun çok kolay olmasına sebep olan bir unsur. Ama bu sınırsız güç kullanımı benim hoşuma gitmiş, bir parça da olsa Yüzüklerin Efendisi evreninin kadim büyü güçlerini hissetmemi sağlamıştı. O yüzden büyü kullanmak denince aklıma gelen ve oynaması keyifli olan yapımlardan biri Shadow of Mordor.

4. Skyrim

Tabii ki büyüden bahsedip de Skyrim’i bu listeye almazsak çarpılırız, Fus Ro Dah’lanırız!

Skyrim, yüzlerce hatasına rağmen oyuncuları etkilemeyi başarmış ve hâlâ oynanabilir durumda olan efsane bir yapım. İnanılmaz evreni, her oyuncuya birbirinden farklı deneyimler yaşatması ve harika ses tasarımıyla beni hep büyülemiştir. Büyü konusunda da en geniş repertuara sahip oyunlardan biri olsa gerek, sayısız büyü ve keyifli oynanışı sayesinde de size gerçek bir büyücü olduğunuz hissini veriyor. Üstelik daha da güzeli, karakterinizi de istediğiniz şekilde tasarlamanıza izin veriyor. Bu sayede kendinizi bir büyücüye dönüştürebilir ve kendi alternatif büyücü evreninizi oluşturabilirsiniz. Velhasılıkelam, büyücü olmak istiyorsanız Skyrim’i bir oynayın efendim. E zaten oynadım ben diyorsanız da bir daha oynayın, sonuçta Skyrim bu. Zamansız bir yapım, yıllar geçse de oynanabilir bir kıvamı var.

5. God of War

God of War tam olarak sizi büyücü yapmıyor olabilir. Ama sizi kadim bir evrenin içine sokup inanılmaz bir mitoloji seansı yaşattığı için, büyüyle yeteri kadar haşır neşir oluyorsunuz. Bir defa karakteriniz olağanüstü bir kişi, koskoca Savaş Tanrısı Kratos yahu! Büyüyü bir Gandalf gibi yönetmiyor olabilir ama olağanüstü güçlerle o kadar fazla bağı var ki bir tek elinde asası eksik.

Oyun olarak zaten muhteşem olan God of War, size kadim bir gücün parçası olduğunuz hissini çok güzel veriyor. Bunda sanat tasarımı ve ses tasarımının da etkisinin olduğu kesin. Bulunduğunuz evren bile sizi tatmin etmeye yetiyor. Bir bakmışsınız alevler içindeki Muspelheim’dasınız, ya da elfler diyarı Alfheim’da. Bütün unsurlar bir araya gelince ortaya büyü ve kadim güçlerle bağ kurmanızı sağlayan kusursuz bir deneyim çıkıyor. Eğer mitolojiyle yoğurulmuş olağanüstü güçlere sahip olmak istiyorsanız, God of War tam size göre!

Böylece her biri size büyüyü kontrol etme imkânı veren ve o evrenin içinde olduğunuzu hissettiren oyunlardan bahsettik. Açıkçası hepsini oynamış olmama rağmen sanki tekrar oynamaya başlasam aynı keyifle başlayıp bitirebilirmişim gibi geliyor. Hepsi de gerçek hayatta aklınıza zaman zaman gelen “Acaba büyülü güçlere sahip olsam nasıl olurdu?” sorusunun cevabını size yaşatmaya yetecek türden. Eğer büyülü evrenler size cazip geliyorsa rahatlıkla oynayabilirsiniz.

Yazar

Tasarım, fotoğraf, oyun, teknoloji, müzik, edebiyat, sanat, mutfak ve daha birçok şeyle ilgili insan. Soundtrack delisi. Sosyal medya: @mfurkanakyuz

1 Yorum

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.