Bilirsiniz; hayatta yaptığımız bazı şeyleri, diğer şeylere göre daha fazla baskı altında yaparız. Genelde ekstra stres sahibi olmamızı gerektiren şey, yapılan işin asla hataya izin vermemesidir. Bu durumu anladıysanız, benim de klavyeye parmak uçlarım değerken neler hissettiğimi, ne kadar çok terlediğimi,  neden her iki cümlede bir camları, kapıyı kontrol ettiğimi anlamışsınızdır. Yani burada Deadpool’ın oyununa yorum yazacağız, ters bir cümle ya da yeterince oyunun yeterince övülmeme durumu olursa kafaya bir kurşun, kalbe bir kılıç yiyebilirim. Bu yüzden bir hata olursa baştan affola.

Öncelikle Deadpool hakkında çok kısaca bilgi verelim; Deadpool Marvel tarafından hayata getirilmiş, iyileşme hızı Wolverine’i kıskandıracak kadar iyi, bir çok ateşli ve yakın dövüş silahı kullanımında uzman olan bir kiralık asker. Yani bildiğimiz gibi standart bir kahraman, iyileri savunan kötüleri yenen (klişe akıyor sözlerimden) bir kişi değil. “Canım al şu kadar parayı, şu adamdan kurtul” diyorsunuz, maddiyat yeterliyse Deadpool’un hizmetlerinden yararlanabiliyorsunuz. Hikayemiz de tam bu şekilde başlıyor; Deadpool yeni bir “iş” alır, ancak bu iş onu çok farklı yerlere götürecek ve sonunda X-Men’in yanında soluğu alacak ve aslında çok da alakası olmayan kişilere karşı savaşmak durumda kalacaktır.

Deadpool Oyun 1

Deadpool tanımlanırken tabi ki asla susmadığını, her şeye her kese bir yorum yaptığını da belirtmem gerek. Aynı zamanda egosu çok yüksek olan “kahramanımız” oyunda gördüğü tüm güzel şeylere yazmaktadır. Bu yüzden ahlak seviyesi şaşmaz olan oyuncularımız oyundan fazla haz etmeyebilirler, çünkü -özellikle cinsel şakalar gibi – bir çok ayıp şaka ile karşı karşıyayız. E adamın filmini de bu yüzden bazı yerlerde yasakladılar ya, işte o hesap.

Oyunda Deadpool ile ortamdan ortama koşuyor, insandı, mutant idi, makine idi ne bulursak yok ediyoruz. Oyunun mis gibi Marvel koktuğunu, Deadpool’un çizgi romanından esinlenerek yapıldığını mutlaka vurgulamalıyım. Senaryosu olsun, karakterleri olsun ama en önemlisi Deadpool olsun, kesinlikle çok başarılı olmuş. Oyunun inceleme yazısını yazarken aklıma, yapabileceğim hiçbir espri gelmiyor çünkü zaten Deadpool oyunda hepsini yaptı. Fazla sürpriz bozmak istemem ama oyunda sadece bizim bakış açımızdan bu dünyada koşturmayacağız; hem kafa hem de ortam olarak çok farklı yerlerle karşılaşacak, çok farklı kişilerle kapışacağız. Gerçek ya da değil, dünya da ya değil, birilerinin çenesi hiç durmayacak. Bütün ciddi olaylar, Deadpool’un çenesinden, sözlerinden ve ciddiyetsizliğinden nasibi alarak ilerleyecek.

Deadpool Oyun 2

Deadpool öldürme sanatını icra ederken oldukça fazla silah seçimimiz de mevcut; standart olan tabanca ve kılıçlarımız ilk açılan seçenekler iken, daha sonrasında çok daha teknolojik ve ağır silahlara erişim şansımız olacak. Ayrıca yakın dövüş tutkunları için ağır saldırılar ile düşmanı parçalayacağımız çekicimiz de var, sıradan bir düşmana onlarca kez vurarak yok edeceğimiz sai gibi silahlarımız da mevcut. Tabi düşmana daha fazla vurarak, yani daha fazla acı çektirdiğimizde daha çok puan kazanıyor ve yeni silahları açabiliyoruz. Minik bir detay olarak “silah” olarak ifade ettiğim kısım yakın dövüş silahları, ateşli silahlar ve bombalar kısmını kapsıyor. Yani oyunda savunmayı kolaylaştıracak bir zırh yok. DLC haricinde Deadpool yine bildiğimiz kırmızı siyah kostümü ile eğleniyor, eğlendiriyor.

Kontrollerle ilgili neredeyse hiç bir sorun yok; çevik ve isabetli atışlarıyla Deadpool, oyuncuyu yormadan aksiyonun içine dalmayı gayet iyi biliyor. Kısa menzil teleport olabilme özelliği de yine hem uzak yerlere gitmek için hem de sağlam güçteki saldırılardan kaçınmak için birebir. Tabi çok sık kullanamıyorsunuz bu özelliği haliyle bir “cooldown” durumu söz konusu. Ben en çok, sık teleport özelliğini kullanmaya çalıştığımda, Deadpool’un “I hate cooldowns” demesine gülmüştüm.

Deadpool Oyun 3

Yazıyı ufak ufak bitirmek gerekirse; High Moon Studios ve Activision iyi bir iş ortaya çıkarmış. Geçen neslin konsollarında, şu sıralarda oynayacak oyun arıyorsanız bir bakabilirsiniz. Oyunun senaryosu da, yine çizgi romanın da yazarı olan Daniel Way imzalı. Bolca aksiyon isterseniz, özellikle bunu komik ve ahlaksızca yorumlayan, ölümsüz bir bela çekiyorsa canınız, oyunumuz tam size göre. Sadece bu oyun türünü sevmeyen ve çeneden sıkılan kişilerin beğenmeyeceğini düşünüyorum bu işi. Siz ne diyorsunuz?

Yazar

Lisans bitti, yüksek lisans bitti, askerlik bitti ama yazmaya ve FRP'ye olan ilgisi bir türlü bitmedi. Tam bir Frp tutkunu, hoş sohbet, biraz umursamaz biraz da tembel. Nerede kötü adam varsa onu sever. İyilikten hoşlanmayan bir süper kahraman. Bir Batman değil ama bir Robin. İzini bulmak için Facebook'a Seçkin Özcan yazmanız yeterli. Face'i var, sohbet için. Bir de artık kızılı var.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.