Gelmiş geçmiş en iyi oyunları yazıp, bunları türlere ayırırken bazı sıkıntılarla karşılaşacağımızı biliyorduk. Birincil sıkıntımızın, okurların bu türlere katılmayacağına dair korkumuz olduğunu söylemek gerek; ki daha önceki listelerde hangi oyunun hangi türe ait olduğuna dair pek çok yorum yaparak çok da haksız olmadığımızı kanıtladınız. İkincil sıkıntımız ise türleri ayrıştırmaya başladığımızda kendini gösterdi. Bazı türler, çok fazla sıkışıklarmış gibi geliyordu bize, özellikle de son yıllarda yaratılmış “Action-Adventure” türü, ya da Türkçe adıyla, “Serüven”.

Bize göre türün varlığında bir problem yok. Eskiden olduğu gibi “vura vura ilerle oğlum” tipi oyunlar evrilerek daha Adventure vari hikayeler, görev yapıları ve diyaloglar içermeye başladılar, ismi de bu bağlamda, o yönde doğru gelişti. Bununla bir sıkıntımız yok. Fakat bizce türün ikiye ayrılması gerekiyor, lineer ve açık dünya olarak. Çünkü Grand Theft Auto serisi ile, Max Payne serisini aynı kefeye koymak, neresinden bakarsanız bakın, bize doğru gelmiyor. Bu yüzden bu alt türü aldık, serimizin göbeğine yerleştirdik.

Kriterlerimiz her zamanki gibi, yazıdan önce bold ve listelenmiş vaziyette, şu şekildeler.

  • Her seriden sadece bir oyun alıyoruz.
  • Açık dünya serüven oyunları, bizce diğer serüven oyunlarının tüm özelliklerini barındırıyorlar -ağırlıklı olarak çatışmayla geçen bir oynanış, görevlere bölünmüş bir hikaye, arkaya veya biraz daha yukarıya konuşlandırılmış bir kamera- fakat ana ayrıştırıcı olarak, sizi koridorlara maruz bırakmıyorlar. Adından da anlaşılacağı gibi açık bir arazide (şehir, dağ bayır, okyanus) geçen oyunlarda ana görevlerin yanında bol bol yan görev bulunuyor ve keşif ögesi oyunun genel tablosu içerisinde büyük bir yer kaplıyor. Türü böyle belirledik, elemeyi böyle yaptık.
  • Ve her zamanki gibi, tarihi önemlerinden çok, safi kalitelerini ele aldık, eğer aynı seride bir oyun ilk oyunun tüm hatalarını düzeltmişse, sadece ilkinin ehemmiyeti fazla diye almamazlık etmedik.

Bu serideki diğer listelerimiz ise şu şekildeydi:

Tamam mıyız? Buyurun o zaman!

 

10. Mafia II

Mafia 2

Listemizin kaidesini biliyorsunuz, bir oyunun tarihi önemi çok fazlaysa; ama bugün dönüp tekrar bir kurup oynadığınızda “ulan vaktinde nasıl oynayabilmişim bunu?” diyorsanız, listeye daha sonra çıkan, daha yeni ve daha iyi olanını alıyoruz. O yüzden burada kuvvetle muhtemel Mafia II’nin karşınıza çıkmasını zaten bekliyordunuz. Belki sıralaması daha yüksek olabilirdi diye düşünüyorsunuz ama eminiz, kimse Mafia II’nin listedeki yerini sorgulamıyor. İlk Mafia’nın iyi tüm yönlerini alıp, kalanları da geliştirmişti Mafia II. Mafia III’ü hâlâ bekler dururuz.

 

9. Saints Row: The Third

Saints Row The Third

Saints Row serisi, hayatına bir GTA klonu olarak başladı. Saints Row 2, multiplatform olarak satışa sunulduğunda, biraz daha hayat damarını bulmuş gibiydi; GTA’dan çok kendisine biraz daha çok benziyordu. Saints Row III üzerindeki tüm GTA havasını attı ve seriyi bambaşka bir kulvara taşıdı. Yanlış olmasın, Saints Row IV’ü de çok seviyoruz. Ama Saints Row: The Third’ün absürdlüğünün ayakları biraz daha yere basıyordu. Kıvam tam tadında, tam yerindeydi yani anlayacağınız.

 

8. Spider-Man 2

Spider-Man 2

Tekrar tekrar söylüyorum, muhtemelen pek çoğunuzun oynamış olduğu PC VERSİYONUNDAN SÖZ ETMİYORUZ. Geçenlerde bu oyunu gelmiş geçmiş en iyi süper kahraman oyunları arasına da koymuş, sizlerden “e çok kötüydü bu?” yorumları almıştık. Evet, oyunun PC versiyonu gerçekten de çok kötüydü. Ama PS2 sürümü, size gerçekten New York’ta ağ atıyormuşsunuz hissi vermek için yaratılmıştı ve bunu muhteşem bir şekilde başarıyordu. Gelmiş geçmiş en iyi film oyunlarının da arasındadır aynı zamanda.

 

7. Batman: Arkham City

Batman Arkham City

Bir süper kahramanın üzerine bir başkasını koyup, listemize Arkham City ile devam ediyoruz. Batman: Arkham Asylum Metroidvania tarzı oynanışa sahipti ama, tüm oyun boyunca Arkham’da tıkılıydık. Yani açık dünyadan ziyade, açık bölge serüven oyunu gibiydi. Ama Rocksteady, bir sonraki oyunuyla aldı bize koskocaman bir şehir parçasının kapılarını açtı. Batman’le çatıdan çatıya süzülmek, binaların tepesinde suçla savaşmak, neredeyse hep hayalini kurduğumuz bir şeydi. Var ol Rocksteady!

 

6. Sid Meier’s Pirates!

Sid Meiers Pirates

Eski, çok eski Amiga sürümünden söz etmiyoruz. Bizim bahsettiğimiz 2004 yılında çıkan yeniden yapım. Daha önce kendisinden gelmiş geçmiş en iyi yeniden yapımlar listesinde de söz etmiştik. (O listede XCOM da vardı haliyle, vay arkadaş, Firaxis baya anlıyor yeniden yapmaktan!) Sid Meier’s Pirates, bir okyanusu sizin emrinize sunuyordu. İsterseniz intikam peşinde ana görevi takip edin, isterseniz kendinizi ticarete, eşkıyalığa, balo danslarına ya da hazine avcılığına verin. Açık dünya bir serüven oyunu yapacaksan, araba yerine gemi, asfalt yerine de okyanus yap işte, çok güzel oluyor!

1 2
Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

5 Yorum

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.