Bu başlıkları hatırladınız mı? En son böyle 11 Ağustos 2014’te bir başlık çıkmıştık. Gelmiş Geçmiş En İyi 10 [Spesifik Bir Oyun Janrı] Oyunu dizimiz vardı bir ara üst üste bindirdiğimiz. Anımsayanlarınız iyi mi anımsıyorlar, yoksa kötü mü anmaktalar bilmiyoruz; ama biz elimizde kalan son 10 oyun türü için de bu listeleri yapıp, finiş çizgisini görmek niyetine geri geldik. O noktada da yola gelmiş geçmiş en iyi 10 spor oyunuyla başlayalım dedik.

Dedik de, zor oldu be usta belirlemesi! Spor oyunları çok farklı ve çeşitli olduğundan değil bu zorluk. Aslında özünde baktığın zaman elinde kısıtlı seri sayısı var; bunların bir üyeleri illa ki listeye girecekler. Tamam da, hangileri? Çoğu spor oyunu senelik güncelleniyorlar ve halef ile seleflerinden farkları ufacık detaylar arasında sıkışıp kalıyor. Bunların hangisini önemli kılacağız, hangisini “meseleyi değiştiren” yenilik olarak addedeceğiz, belirlerken zorlandık. Ama en nihayetinde bir 10’luya vardık.

Olabildiğince objektif olmaya çalıştık, ama bunu yaparken de farkındayız ki herkesin listesi farklı olacaktır. O yüzden, eksik veya fazla gördükleriniz varsa, yorumlarda belirtin! Onun dışındaki kriterlerimiz, önceki yazılarda olduğu gibi, bold vaziyette şöyle durmaktadır.

  • Her seriden sadece bir oyun alıyoruz.
  • Spor oyunları gerçek hayatta icra edilen sporların video oyunu uyarlamalarıdırlar. Oyun dünyası için uydurulmuş sporlar ya da e-spor klasmanına girmekte olan MOBA’lar bu kategoriye dahil değildir. Aynı şekilde her ne kadar gerçek hayatta karşılığı olsa da; boks, profesyonel güreş ve karate gibi sporları işleyen oyunları biz “dövüş oyunu” kategorisinde değerlendirdik. Sıralarken asıl önceliğimiz eğlence faktörüyle mevzu ettikleri sporun hissiyatını ne derece harmanlayabildikleri oldu.
  • Ve her zamanki gibi, tarihi önemlerinden çok, safi kalitelerini ele aldık, eğer aynı seride bir oyun ilk oyunun tüm hatalarını düzeltmişse, sadece ilkinin ehemmiyeti fazla diye o oyunu listeye almamazlık etmedik.

Bu serideki diğer listelerimiz ise şu şekildeydi:

Buyurun!

 

10. Wii Sports

Wii Sports

Spor oyunları illa ki mevzu ettikleri dalı simülasyon derecesinde detaycı ve dikkatli bir şekilde uyarlayacaklardır diye bir kaide yok. Bazen bilakis daha “arcade” olarak tanımlanan bir rotaya da sapabilirler. Eğer bunu yaparken yanlarında çok basit ama o basitliği unutturacak kadar eğlenceli bir özellik getirirlerse de tadlarından yenmez! Wii Sports için o özellik, aslında kendisinin teknoloji demosu olduğu Wii Remote kontrolüydü. Bazen erişilebilirlik önemlidir. Zira bir bakmışsınız, sadece arkadaşlarınızla değil, babaannenizle de oyun oynar hâldesinizdir artık…

 

9. NBA Jam

NBA Jam

Bum-şaka-laka! Yıllarca NBA Jam yüzünden ne zaman mahallede bize tesis edilmiş (bkz: terk edilmiş) basket potalarına smaç bassam böyle bağırırdım. Kocaman kafalı karakterleri, fizik kurallarına lanet okuyarak yükselen basketçileri ve hızlı, akan oynanışıyla tam bir “arcade” klasiğiydi NBA Jam. Pek çok farklı dönemde, pek çok farklı konsola çıkma fırsatı oldu; ama biz kendisini en çok atari salonu hâliyle anıyoruz ve aynen o şekliyle de listemize alıyoruz.

 

8. FIFA 11

FIFA 11

Burada bir FIFA’nın olacağı muhakkaktı. Mecburduk buna. Fakat hangisi olduğunu çok uzun süre düşündük. Açık konuşayım, üç FIFA arasında kaldım ben. Bunlardan biri nostalji faktörü yüzünden FIFA 99’du. Ama onu üçüncü kriterimizden mütevellit, çabuk eledim. Diğeri en son çıkan, Ignite motorunun devrimi sayesinde aklıma gelen FIFA 14’tü. Ama sonra FIFA 11 geldi aklıma. Evet, Ignite motorundan sonra Impact çok zayıf gözüküyordu şimdi. Ama rafine ve kompakt yapısı, Ultimate Team’in dahiyaneliği, 11 vs. 11 oynanışı getirmiş oluşu, kaleci olarak oynama fırsatını ortaya çıkartması… Bunların hepsine bakınca, içimden “evet” dedim, FIFA’nın buraya gelmeyi hak eden oyunu 11’di.

 

7. NBA Street V3

NBA Street V3

Ömrü hayatınızda hiç NBA Street oynamadıysanız bunun buradaki yerini tartışmanız çok makul. Üstelik, farkındayım, bu listede tamı tamına üç farklı NBA oyunu var. Yani evet, biraz taraflı eğilim de söz konusu. Fakat NBA Street ne yukarıdaki NBA Jam gibi basit bir eğlencenin peşindeydi, ne de ikinci sayfadaki sürpriz konuğumuz gibi ciddi bir simülasyonun. NBA Street açıkça basketbolun Tony Hawk’ı olmak istiyordu. Ve öyle bir oldu ki, saatlerce televizyon başında kombolar kastık, smaçlara yürüdük bu yüzden. Üstelik insanı gerçekten de müptezel eden özelleştirme opsiyonları da cabasıydı.

 

6. Football Manager 2012

Football Manager 2012

Bu listedeki herhangi bir spor oyunu Football Manager’ın yanında “ben detaylıyım aslında” demeye cüret edebilir mi? Dünyada Football Manager kadar oynayanını eğlenmekten çok iş yapıyormuş gibi bir hissiyata sürükleyen derecede detaya sahip bir video oyunu daha var mıdır? Football Manager bu yüzden kıymetlidir. Biz ufak nüanslarından (yenilenen 3D maç motoru, lig ekleme çıkarma özelliği, temiz arayüz) ötürü 2012’yi seçtik, ama FM’nin temel değeri her oyunda bu detay seviyesinden ve bu yüzden oyuna yatırdığınız kafa emeğinden kaynaklıdır ve aynıdır. O kadar çok şeyle uğraşırsınız ki, sezon sonunda gelen şampiyonluğun tadı, bambaşka olur, anıları apayrı gelir…

1 2
Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

6 Yorum

  1. EA serilerinin son gelişimlerini takip etmesem de (son dönemlerde konsola ağırlık veriyorlar ve ben hiç bir zaman konsol oyuncusu olamadım) bu listede en az bir tane 96 (Fifa, NBA Live, NHL herhangi biri) olmalıydı diye düşünüyorum. EA bugün geldiği yere 96 devrimiyle geldi. O yıl çıkan bütün oyunlarıyla “Eh oyun teknolojisinin geldiği son nokta budur” dedirtti. Hatta ben direk (dijitize grafiklerin adventurelarda kullanılmasını baz alarak) “Bundan sonra gerçek fotoğraf kalitesinde görücez.” falan diye düşünmüştüm. O sebeple listeye bir eksiyi yazdım. 🙂

    Evet artık sadece NBA 2k var ama NBA Live ondan önce efsaneydi. Oynanışlar, grafikler, smaçlar, ara demolar. 2k sadece o yolda ilerlemeye gelişmeye devam etti. Onun da gelmiş geçmiş listelerinde kendine bir yer açması gerektiğini düşünüyorum.

    Virtual Tennis de farklı spor kontenjanından bi yere girebilirdi diye düşünüyorum. Bide Lakers vs Celtics vardır. Ona da bi onur ödülü lazım kanımca. 🙂

    • Çok zor işe girişilmiş, her seriden yalnızca bir oyun alarak en iyi yalnızca 10 spor oyununu belirlemek fazlasıyla zor bir iş. FIFA’nın 96 ve 11’i var, 11’den sonraki her oyun da bir öncekinden iyi oldu mesela. 2K baskette son dönemde tekel denebilir, Live’ı alt ettikleri oyunu mu alacaksınız listeye, yoksa en son oyunlarını mı? Live ne olacak?

      “Ve her zamanki gibi, tarihi önemlerinden çok, safi kalitelerini ele aldık, eğer aynı seride bir oyun ilk oyunun tüm hatalarını düzeltmişse, sadece ilkinin ehemmiyeti fazla diye o oyunu listeye almamazlık etmedik.” diyor ama mesela FIFA 11 seçiminde o tarihte getirilen yenilikler ön plana çıkarılmış. 14’ün motoru daha iyi olsa da Ultimate Team ve 11 vs. 11 gibi yenilikleri getirmesiyle 11 konulmuş listeye.

      Yapılması aşırı zor bir liste, elbette kötü yapılmamış ama tüm listeleri takip etmiş biri olarak Geekyapar’ın en zayıf “en iyi 10 oyun” listesiydi bence.

  2. İşi bilenler olayın PES değil Winning Eleven serisinde bittiğini de bilirler. O dönemlerde bizler şutooo , atamadı şinayde diye gezerdik. PES sadece WE serisinin düşük IQ’lu üvey kardeşiydi. Sensible Soccer olmamasıyla da beraber liste bence kendini imha etmiş. Olmamış.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.