Caddoc ve Elara, para karşılığında bir şeyleri öldüren, yok eden iki kiralık askerdir. Bir gün yine macera ve bela ararlarken yolları “bir işveren” ile kesişir. Bu kesişim ile hayatlarında daha önce hiç almadıkları bir türde görev alırlar. Hunted: Demon’s Forge’un hikayesi de böylece başlar…

hunted-the-demons-forge-screenshot
Şuraya doğru bir ok atsam, Coddoc’u da vurabilirim…Neyse atayım.

Macerayı 3. kişi gözünden yaşamaktayız. İstersek Elara’nın gözünden istersek de Caddoc’un gözünden oynayabiliyoruz oyunu. Peki kim bunlar? Elara da sıkılmaya başladı, kendileri hakkında hemen özet geçeyim. İlk seçeneğimiz Caddoc. Sapına kadar insan olan Caddoc gayet başarılı bir barbar/savaşçı. Oyunda ilerledikçe kendisinin rage gibi birkaç özelliğini açmak mümkün. Yakın dövüşü, kılıcı, kalkanı, baltayı seven arkadaşlar için ideal. Özellikle oyunda büyülü silahlar da bulabildiğimiz için (üstelik parlayan büyülü silahlar… uuu şahanee…) kolay sıkılacağınızı sanmıyorum. Caddoc bir yakın dövüş canavarı olsa da menzilli saldırısı da var; Çektiği tatar yayı ile düşmana orta derecede zarar verebiliyor. Hatta düşmanı çatur çutur kafadan vurursanız menzilli olarak da gayet güçlü bir karakter diyebiliriz. Bu konuda tek sıkıntısı belki çok seri atış yapamaması. Ama o kadar olacak yani. Ciddi bir karakteristiğe sahip olan Caddoc, grubun ağırbaşlı ve mantıklı olan karakteri. Bir de kel.

İkinci seçeneğimiz ise Elara. Canım benim. Erotik giyinen (kendisi kıyafetini “kullanışlı” olarak adlandırıyor, yorum sizin) ve yay kullanmayı seven bir adet elf kızı. Bir şeyleri öldürmeyi, patlatmayı, kırmayı ve öldürdüğü kişi sayısında Caddoc’a fark atmayı seven (bütün elflerde mi var arkadaş böyle bir yarış?) bu elf kızı yay kullanmak isteyen oyuncuların gözdesi. Neredeyse bütün oyunu kendisiyle bitirdim diyebilirim. Maceradan maceraya atılırken büyülü yaylar bulabiliyorsunuz. Elara çok kabiliyetli bir bayan; eğer isterseniz hasarı düşük ama çok seri atış yapmanızı sağlayan yaylarda da, hasarı çok fazla ama çok daha yavaş ok atmayı sağlayan yayları kullanmakta da gayet yetenekli. Eğer hedef almayla ilgili bir sorununuz yoksa Elara’yı şiddetle tavsiye ederim. Tıpkı Caddoc gibi o da kendisine ters gelen yakın dövüş olayını yapabiliyor. Zor zamanlarda kılıcı ve kalkanını çekip düşmanla burun buruna gelebiliyor, yine de çoğu düşman becerikli ya da çok kas gücüne sahip olduğu için böyle bir şeyi tavsiye etmiyorum.

O kadar açık giyinirsen çarpılırsın dedim, dinlemedin!
O kadar açık giyinirsen çarpılırsın dedim, dinlemedin!

İlk başta oyun hakkında “önüne geleni kes, yaralan, iksir iç, kesmeye devam et” gibi bir mantık olduğunu düşünmüştüm. Gerçekten de böyle bir mantık biraz var; ancak olay sadece bunun üstüne kurulu değil. İnanılmaz seviyede derin olmasa da güzel bir senaryo da oyunumuzda mevcut. Ama bence oyunu daha ilginç hale getiren şey ise ikilinin konuşmaları, olaylara bakış açıları olmuş. Konuşmalar ne çok sığ ne de çok derin. Birkaç cümlede herkes esprisini yapıyor ve derdini anlatıyor. Arada dostça didişmeleri ise yine oyunun rol kısmını seven oyuncularımız için hoş bir artı olmuş.

Tabii oyunda gelişim de mümkün. İlerledikçe büyüsel olarak güçler kazanıyorsunuz. Bu güçler ise ikiye ayrılmış: Birinci kategorimizde genelde düşmana ağır hasar veren bayağı mana yiyen büyülerimiz mevcut. İkincisi ise daha sert, daha hızlı vurmanızı sağlayan, ya da düşmanı havalandıran yardımcı büyüler. Özellikle Caddoc’un bir grup ağır zırhlı düşmanı havada asılı tutması Elara’nın da çat çut efekti ile adamları avlaması gerçekten zevkli ve güzel bir görüntü, keşke hayat hep böle olsa biri sevmediğimiz insanları tutsa, biz de çat çat… Öhöm…

Manzara hoş ve grafikler oldukça güzel. Adamların bunun üzerinde uğraştıkları her hallerinden belli oluyor. Belki karakterlerimizin kostümleri biraz daha fazla değişseydi (üzgünüm sadece değişen bir omuzluk olması kurtarmıyor pek) daha iyi olabilirdi ama çok büyük bir eksi değil. Düşmanlarımız için de aynı şeyi söylemek mümkün. Kim ne yapacak, nasıl yapacak kostümden anlayabiliyoruz. Tam bir düşmana alıştığımızda oyuna yeni bir tür düşman giriyor. Sonra onlara da alışıp kesiyoruz. Oyunun son bölümlerine doğru her tür düşmana alıştığımızdan stratejik hoplama ve zıplama yapabiliyoruz. Düşmanlarımız bazen salağa bağlasalar da genel olarak herkes üstüne düşen görevi yapıyor. Hatta bazen oldukça akıllıca davranıp sizi geri çekilmeye bile zorlayabiliyorlar.

Sol taraftaki metal zırhlı abicim... Biz kızla hatıra fotosu çektiriyorduk sen niye daldın ki? Bir de poz vermiş...
Sol taraftaki metal zırhlı abicim… Biz kızla hatıra fotosu çektiriyorduk sen niye daldın ki? Bir de poz vermiş…

Velhasıl ben oyunu sevdim sevgili geekyaparlar. InXile Entertaintment’ın yaptığı ve IGN’nin 10 üzerinden 6 verdiği oyunumuz, fazla kasmadan iki kişi eğlenmek isteyen, takım oyunundan zevk alan, vurdulu kırdılı ve yarı-çıplak elf kızı seven oyuncularımıza hitap ediyor. Kendi adıma ortalamanın üstünde güzel bir oyun olduğunu söyleyebilirim. Özellikle sık sık karakter değiştirebilmemiz de yine oyunu sıkılmadan bitirebillmemizi sağlayan güzel jestlerden biri olmuş. Ve hayır Elara, yanımıza bir mancınık alamayız!

Yazar

Lisans bitti, yüksek lisans bitti, askerlik bitti ama yazmaya ve FRP'ye olan ilgisi bir türlü bitmedi. Tam bir Frp tutkunu, hoş sohbet, biraz umursamaz biraz da tembel. Nerede kötü adam varsa onu sever. İyilikten hoşlanmayan bir süper kahraman. Bir Batman değil ama bir Robin. İzini bulmak için Facebook'a Seçkin Özcan yazmanız yeterli. Face'i var, sohbet için. Bir de artık kızılı var.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.