Mass Effect: Andromeda için durumu netleştirmek gerek. Oyunun ilk eleştirmen puanları geldi, ve genelde notu yarı-otomatik silah mermisi rahatlığında dağıtan oyun basını bile yedi civarından yukarıya çıkamamış vaziyette. Oyunun Metacritic ortalaması şu an itibariyle 74 gibi çok fena vasat bir noktada duruyor. Bu kanaat oyunun internette paylaşılan ön görüntüleri komikli bir biçimde art arda ekleyip dizmiş insanlardan değil de, oyunu etraflıca 40-50 saat oynamışlardan geldiği için, adını koyabiliriz meselenin. Andromeda, Mass Effect serisinin mirasıyla simetrik bir yerde durmuyor. 

Bu oyunla ilgili bir yargı değil. Oyunun kendi kulvarında “iyi” ya da “kötü” çizelgesine nereden oturduğunu bizzat tecrübe etmeden söyleyemeyiz elbette. Bu oyunun izdüşümüyle ilgili bir beyan. Mass Effect serisinin hepimizin algısında durduğu bir yer var, dilerseniz buna çıta diyebiliriz; ve Andromeda bu çıtanın altında bir yerden girdi hepimizin radarına. Olay bu kadar basit.

Ancak bu ince hayal kırıklığı durumu bir şeyi hatırlattı bana: İlk Mass Effect. BioWare’in duyurmaya 2005-06 gibi başladığı, ilk ekran görüntüleriyle herkesin ruhunda Knights of the Old Republic’in ruhani takipçisi kıpırdanmaları yaratan oyun arkasında büyük bir rüzgarla gelmişti. O rüzgarın etkisiyle ilk intibaları da olumlu atlatmıştı aslında. Hem oyuncular, hem de basın oyunun açılışı bölümlerinin çok kuvvetli olmasından ve öncesinde gelen gazdan feyz alıp, övgüleri düzmüşlerdi oyuna.

Ama sonra şöyle garip bir şey oldu; Mass Effect 2 çıktı ve bir anda aynı Mass Effect’e salyalarını fırlatmış olan video oyun camiası serinin ikinci oyununu “İlk oyunun tüm hatalarını düzeltmiş” diye övmeye başladı. Dışarıdan bakınca çok sakil gözüküyor, ama açın Metacritic’e iki oyunun da eleştirilerine bakın. İlk oyunu “Harika, müthiş, kusursuz, bu oyunu eve götürüp onunla bir şişe şarap eşliğinde romantik bir film izlemek istiyorum” şeklinde öven mecraların, ikinci oyun için “Bir devam oyunu bu kadar mı nokta atışı tespitlerle selefinin sorunlarını çözebilir” gibi cümleler kurduğunu göreceksiniz.

Mass EFfect Andromeda 2

Birebir Assassin’s Creed serisinin de birinci ve ikinci oyunları arasında olan bu eleştiri tutarsızlığının sebebi basıt aslında. Mass Effect 1, niyetleri çok iyi, ama uygulamasında kusuru bol bir oyundu.

Mesela oyunun Citadel içinde geçen tüm kısımları unutulmaz enstantaneler, görevler ve karakterlerle doluydu. Ama çıkışının neredeyse onuncu yılındayız, tutun sorun Citadel sonrası yaşananları bir Mass Effect severe, hatırlaması zor olacaktır. Zaten Citadel sonrası yaşananlar arasında en akılda kalıcı şey, gerçekten korkutucu derecede monoton Mako yan görevleriydi. Bunların haricinde envanter sistemi bir faciaydı, bu kadar aksiyon dozu yüksek bir oyun için çok statik bir save sistemi vardı, diyalog tekrarları bir noktadan sonra tat kaçırıyordu, sonu aceleye gelmiş gibiydi…

Oyun iyi miydi? Taş gibiydi. Ama kusurluydu işte. O yüzden, herhalde oyunların var olan nesnel/öznel niteliklerinin dışına da çıkarak genelgeçer şöyle bir beylik laf etmek mümkün: Mass Effect: Andromeda serinin ikinci oyununda kristalize edilmiş yüksek kalite mirasına yakışmıyor olabilir, ama genel özgeçmişi Jade Empire, Dragon Age II, The Old Republic gibi niyeti iyi ama uygulaması kusurlu oyunlarla dolu olan BioWare‘in mirasına münasip bir yerde duruyor.

Siz ne dersiniz? Oynayanlar varsa, görüp / tecrübe ettiklerini de katarak yazsın!

Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.