Üzerinden bir kaç hafta geçti, daha da geç kalmadan bir Dragon Age: Inquisition incelemesi yazmak istedim. Yazıyı okuyanların bir kısmı belki oynadı, bitirdi, diğerleri 25GB kota canavarı insin diye bekliyor, ötekiler skidrow kapısında crack bekliyor…

UZUN PARAGRAFLAR ÖNCESİ TL;DR

Arkadaşlar, oyun kendini oynatıyor, ancak tam kanınız ısınacak gibi olduğunda sürekli bir gülme geliyor, bir türlü de kendisini sevdirtemiyor. Ama kötü de diyemiyorsun. Aralarda gidip geliyor sürekli. Playtime 75 saat olmuş birisi olarak söylüyorum bunu, düşünün. Yine de, konsolda  da oynayabileceğiniz çok iyi bir oyun, özellikle Skyrim, Dark Souls, Dragon’s Dogma gibi klasikleri bitirip, Call of Tekrar’slardan iyice sıkıldıysanız…

Okuyun şimdi bütün mevzuları aşağıda.

"hançerlerden birini vereyim çekstir git, hı?"
“hançerlerden birini vereyim çekstir git, hı?”

Nerden başlasak? Dragon Age: Engizisyon, acayip bir kombinasyon, dolu dolu bir oyun. Oblivion‘un senaryosunu, Dark Souls‘un bölüm tasarımları ve keşif mekaniğini, Dragon’s Dogma‘nın dev yaratıklarla döğüş keyfini, Skyrim‘in mis gibi doğa manzaralarını, EA‘in iş ahlakını tek potada eritirseniz, Dragon Age: Inquisition‘ın formülü karşınıza çıkıveriyor. Bu iyi bir şey mi? Onu konuşalım. Çünkü DA:I, bütün bu oyunlardan çok iyi özellikler taşısa da, bu oyunların tek biri olamıyor.

Ancak bunun en inovatif BioWare oyunlarından biri olmasını sağlayan şey başka. Zıplayabiliyorsunuz arkadaşlar bu oyunda!.. Neyse…

Ha, bir de üzücü bir detay verelim. Araziler arası yükleme süreleri size eski nesil beklemelerinizi hatırlatacak. Bu incelemenin devamında iki arazi arasında bir çay alıp gelmelik beklendiğini bilerek okuyun. Bu konuyu çözseler bir sürü şey daha iyi olabilirdi, onu baştan söyleyelim…

PC’de Oynayacaksanız Konsol Kumandası ELZEM!

Öncelikle, oyunu benim gibi PC’de oynayacaksanız, hemen koşup bir adet konsol kumandası alın. Oyunun PC kontrolleri, şu ana kadar oynadığım en kötü, en “bi dakka lan noolmuş burada” dedirten kontroller. Kontrollerde içgüdüsel olarak bir terslik var, elinize almadan anlamanız mümkün değil. PC’de oynayacaksanız KESİNLİKLE konsol kumandası ile oynayın. Benim neyse ki Steam Big Picture için konsol kumandam vardı, ilk 15 dakikalık çileden sonra kumandaya dönüp kurtuldum. 2 yıldır hiç bir oyunda sıkıntı çıkartmayan Xbox kumandası ilk kez bu oyunda tanımlanamadı, sürücü indirdim, bir takım donanımları kaldırdım, bıyık altından küfrettim ama sonunda kumanda ile oynamayı becerdim.

Karakter Yaratım Süreci, Kötü Oyun Tasarımının Babalar Gibi Örneği

Oyunun daha menüsünde cinsiyetinizi, sınıfınızı, ırkınızı seçiyorsunuz. Sonra başlıyor bir yükleme sekansı, makine gürül gürül dönüyor, bir şeyler oluyor, bekliyorsunuz… Karakter yaratma ekranı geliyor. Karakter yaratım süreci çok detaylı, çok güzel. Ancak çok ciddi bir problemi var, o da çok kritik kararların menüde alınması.

Örnek, bu oyunda Qunariler oynanabilir bir ırk. Merak edip hemen Qunari açtım, bakalım neymiş diyerekten. Biraz bakındım kurcaladım, “Dur bakayım bunun dişisi nasılmış” dedim. Ops! Menüye geri dön, tekrar seçim yak, tekrar loading… Cüce mi bakacaksın? Dön menüye… Evet, evet, loading.

Çeşit bol, süreç zor!
Çeşit bol, süreç zor!

Oyunu açtınız, sinematikler, mevzular, kavgalar… Upuzun bir tutorial bölümü. Oyun başladıktan sonra, seçtiğiniz “Double Dagger Rogue” çok sarmadı diyelim ki, napacaksınız? “Biraz da bunda skill kasarım” dünyası yok. Sıfırdan, yeni karakter yaratmanız gerekiyor. Yani oyunun en başından, daha nasıl görüneceğinizi ve dövüşeceğinizi bilmediğiniz bir oyunda tipiniz ve dövüş stiliniz üzerinde telafisi 2 saat süren bir karar veriyorsunuz. Hele de aşağıda yazdığım gibi, ölümüne tekrar dolu dövüşlerle birleşince, oyundan hızla soğuyabilirsiniz.

Doğru kararları verdiğiniz takdirde, karakter yaratım süreci çok güzel. Mass Effect 3’ün daha da gelişmişi bir motor var karşımızda.

Nedir Bu Oyunda Mevzu, Ne Oluyor?

Demin karakter yaratım sürecini yerdik, biraz da hikayeyi yerelim. Aslında, oyunun asıl güzellikleri hikayesinde, senaryosunda değil, hatta bol fantastik tüketen bir oyuncuysanız klişe gözlüklerinizi takın derim. Oyunun asıl güzelliği, arazide gezerken aniden bir dev ile kapışan ejderha görüp can korkusu ile kaçmakta… Buyrun:

Hikayeye dönersek… Önceki oyunlardan hatırlamayanlar için özet geçeceğim, Thedas dünyasında büyücüleri Circle kontrol altında tutuyor, Circle başında da Templar nöbet bekliyor. İkinci oyunun sonunda olan bir takım mevzular sonucunda büyücüler ayaklanıyor, templarlar orantısız güç kullanıyor, neticede büyücü vs. templar savaşlarının ortasında Çarşı grubu olarak siz ortaya çıkıyorsunuz, üstelik de Sithler geri dönüy.. Pardon, Reaper’lar galaksiye geri dönüy… Pardon, Oblivion kapısından Daedra… Pardon, öte alemden iblisler portala basıp basıp geliyorlar. Portalları kapatabilen tek kişi ise kim? Tahmin edin…

Yani, işte öfff… Bir tek hafıza kaybına uğramadığınız kalmış. Senaryo açısından hiç heyecanlanmayın. BioWare kırk yıllık geleneğini bozmuyor. Dünya’yı kurtarabilecek seçilmiş kişi olarak, büyük kötünün zalım zulmüne karşı koymak göreviniz. Yanınızda size kolpadan ağız yapıp, tafra koyuyormuş tribine giren, gel gelelim bütün şımarıklığınıza gık demeden dayanan yol arkadaşlarınız ile her şeyi kurtarıyorsunuz.

Engizisyon Baba ve Has Dadaşları, Köyünüzü Kurtarıyor!

BioWare, Mass Effect’in son iki oyunu ile rol yapma oyunlarındaki ‘rol yapma’ beklentimizi değiştirip, tavan yapmış bir şirket. Hala internetlerde “Ben Femshep oynuyorum, herkesi dövüyorum” “Abi ben maleshep oldum, ikinci oyunda Tali’ye yazdım, olmayınca Jack’e yürüdüm ama son görevde öldü çok üzüldüm” diyen oyuncular görmek mümkün. Ne yazık ki Dragon Age oralarda değil.

Oyunun ejderha dövüşleri, belki oyun tarihinin en iyisi...
Oyunun ejderha dövüşleri, belki oyun tarihinin en iyisi…

DA:I‘da yoldaşlarınız Mass Effect serisinin yarısı kadar bile keyifli bir kadro değil. Zaten DA serisi ilk oyunundan “Abi sen Leliyana‘ya mı yürüdün Morrigan‘a mı? Eho eho bir de gay katil var!” kafasının ötesine pek geçememişti. Bu sefer denemişler, daha bir duruşu olan, hangi duruma ne tepki vereceği belli, ‘karakterli’ karakterler yaratmaya çalışmışlar. Yine de olmamış. Mass Effect’in Tali, Jack, EDI, Joker, Wrex gibi karakterlerini, hatta motor dairesindeki Kenneth ve Gabby’nin muhabbetlerini bile mumla arayacaksınız.

Araziler, Bölümler, Manzaralar Efsane! (grafikler de!)

Oyunun ilk açık arazisi, Hinterlands... Saatleriniz burada geçecek ve seveceksiniz!
Oyunun ilk açık arazisi, Hinterlands… Saatleriniz burada geçecek ve seveceksiniz!

Oyunun içerisindeki haritalar devasa, dolu dolu ve çok güzel görünüyorlar. Acımadan, üzülmeden tek bir haritaya 4-5 saat gömebilirsiniz. Bölümlerin tasarımları, detaylar, arazinin küçük keşif noktaları insana keyif veriyor, yaptığınız icraatlerin zamanla değişimini de takip edebiliyorsunuz.

Bir önceki oyundaki gibi tek haritaya farklı uçlardan sokup “Hehehe, magnificent game design” deme yüzsüzlüğünü burada yapmamışlar. Tadını çıkarta çıkarta, geniş geniş gezip, arazileri keşfediyorsunuz, Türkiye rahat bir nefes alıyor. Detayları, kenarları, köşeleri keşfetmek oyuncuyu ödüllendiriyor. Ben severim arazi gezmeyi, sırf gezmek için MMO oynadığım vardır. O açıdan DA:I beni daçmin etti.

Oyunun grafikleri güzel bu arada, girin YouTube’dan filan bakın, kaç yaşındasınız?

Dövüş Çok Güzel Görünüyor, Ancak Tatmin Etmediği Gibi, Tekrara Düşüyor

Elbette bu kocaman araziler, ağzına kadar itlen, köpeklen, büyücüynen, ömürceknen dolu. Oyunda sağlam dövüşler başladıktan sonra “Abi çok iyi olmuş yaaa, best geym evır” diye neşelenebilirsiniz, ancak yarım saat sonra da fark edeceğiniz gibi, evet, dövüşler ışıl ışıl ve çok renkli olmasına, sanki bir taktik vaad ediyormuş gibi görünmesine rağmen son derece sığ.

Oyunun çok ciddi bir süresi saldırı tuşuna basılı tutup, cooldown’u biten özel hareketlerinize basacaksınız. Seviyeniz arttıkça, bu hareketler daha da cool filan olmayacak. Aslında bakarsanız 6. seviyede napıyorsanız, 20. seviyede de onu yapıyor olacaksınız ve düşmanlar niyeyse ölmüyor kardeşim. 100 hasar da versen, 1000 hasar da versen uzun sürüyor en düz dövüş bile. Bu oyunu ne kadar tekrar düşürüyor, boşuna zaman uzatıyor, nasıl can sıkıyor varın siz tahmin edin.

xt9ssgyg8ncbz2cshbxv
dövüş bulamayınca manzara koyduk

Yalandan bir taktiksel pause koymuşlar, ancak oyunun mekanikleri bu taktiksel yapının içerisini dolduracak derinlikte değil. Asanızı, kılıcınızı upgrade ettiyseniz bir kaç dakika içerisinde kazanıyorsunuz her hangi bir dövüşü. Çok nadiren sizi zorlayacak, seviyenizin üstünde alanlara girebilirsiniz, buralarda heyecanın arttığını sanacaksınız, aslında aynı hareketleri daha uzun süre yapıyor olduğunuzu fark etmeniz uzun sürmeyecek..

Dövüşler iki taraf için de çok daha ölümcül olsaydı, Dark Souls ya da Dragon’s Dogma gibi… Ya da tümüyle dengesiz olsaydı, Skyrim gibi, daha iyi olurdu. Bir tane büyücüyü dört adam araya alıp vur ha vur bütün özel hareketlerimizi atıp, anca dövdüğümüzü hatırlıyorum. Bunlar uyduruk MMORPG’lere yakışan manzaralar. Dövüş konusunda beni çok üzdün DA:I, çok üzdün… ANCAK!

Gel gelelim…

Şaka Değil, Oyun Tarihinin En İyi Ejderha Dövüşleri

Haritaları, atmosferi, manzaraları haricinde Dragon Age: Inquisition’ın çok iyi becerdiği diğer konu, ejderha dövüşleri. Aslında bu, ilk saydıklarıma bağlı olduğu için bu kadar iyi.

Haritada gezdiniz dolandınız. Bir karanlık geçitten geçiyorsunuz. Geniş bir araziye çıkıyor bir anda, bir kükreme duyuyorsunuz. Grup üyelerinden birisi “Beyler kaç kaç kaç” diye bağırırken gökte devasa bir ejderha süzülüp, kafanıza veriyor ateşi, veriyor elektriği, veriyor lazeri. Ölmediyseniz, (ki hazırlıksızsanız öleceksiniz), konuyor yanınıza, ada vapuru kadar boyuyla ağzınıza ağzınıza vuruyor!

Arkadaşlar, ejderha dövüşlerinde çok eğlendim. Dark Souls sevenlerin bu oyundan gerçek tadı alacağı yer, ejderha dövüşleri. Ejderhaların ortaya çıkışı, büyüklüğü, animasyon kalitesi, her türlü çok güçlü olmaları… Gerçekten bir ejderha ile tırnak tırnağa dövüştüğünüzü hissedeceksiniz.

Hatta şöyle diyeyim, benim için oyunu kurtaran ejderha dövüşleri oldu. BioWare gelip, “Abi biz çok iyi olmayan bi şey yaptık, 60 euro verip, 3-4 saat sıkılacaksın, çok güzel manzaralarda gezip, sonra efsane bir ejderha dövüşüne gireceksin” dese, bu oyunu hakkıyla satmış olur.

Ejderha dövüşlerinin tadı o kadar damağınızda kalacak ki, oyunun kalanından sıkılabilirsiniz. Çünkü oyunun sıkıcı kısımları henüz bitmedi, buyrun…

Bu Ne Crafting Kardeşim, Olur Mu Böyle?

Mübarek oyunda dağlar, taşlar, tepeler, otlar, her şey collectible. Kürekle, kovayla ham madde, dal yaprak toplayıp iksir, kılıç filan yapıyorsun ey Müslüman. İlk 1-2 saat “Oğluuum süfermiş lan” dedirtp, 3. saatten sonra “Bu ne arkadaş” dedirten bir diğer özellik de burada.

Başta detaycılık, her maddenin ayrı özellikleri olması, şematik toplamak çok keyifli geliyor. Gel gelelim sonrasında, craft teçhizatın, satın alınabilir teçhizattan daha iyi olduğunu fark ediyorsunuz. Üstüne bir de dövüş sisteminde neye bastığının, ne pozisyon aldığının, neyi komboladığının değil, elindeki silahın hasarının tek ve en önemli faktör olduğunu fark ediyorsun.

gerçekten, özetle bu...
gerçekten, özetle bu…

Bu sefer zaten döveceğin ama düşmanın canı çok olduğu için bitmeyen o uzun, boğucu dövüşler biraz kısalsın diye güçlü silah yapmak için craft malzemesi aramaya başlıyorsun. Bir anda oyun, çirkin bir grinding açmazına giriyor. Üzülüyorsun, ama ağlamıyorsun… Ağlamıyorsun.

Başka Neler Var?

Ordu kuruyorsun, stratejik haritada görevler yapıyorsun, taş taşıyorsun, boğa kurtarıyorsun, kıyafet dikiyorsun, seks var, hatta maşallah dağ taş herkese göz kırpıyorsun, dövüş var, büyü var, kalen var, kalene perde alıyorsun, yatak takımı seçiyorsun… Her tarafında Fransız, İspanyol, İtalyan aksanlı adamlar vöcür vöcür bir şeyler anlatıyor. Oyun sürüp gidiyor yani… Ama?

…KAPATIRKEN

Özetleyeceğim. Dragon Age: Inquisition dolu dolu bir oyun. “Verdiğiniz paraya değmez” gibi bir cümle kurmak zor. “O parayı vermeye ihtiyaç var mı, acil mi yani, süper mi?” sorusu çok daha zor bir soru. Oyun parça parça kendini toparladığını oyunların tek birisi gibi, tek açıdan süper bir deneyim sunmuyor. Her şeyden biraz var, hepsi biraz iyi, hiç kötü değil. Koskoca oyunda samimyetle “OĞLUM KESİN ALIN LAN SÜPER OLMUŞ” diyerek öveceğim tek şey ejderha dövüşleri belki…

Bir şeyi de kabul etmek lazım, AAA oyunlar artık kötü olamıyor zaten. Call of Duty, Assassin’s Creed, Battlefield gibi mega markalardan çıkan oyunlar artık en azından cebinde bir 65-70 puanıyla geliyor. Inquisition da o seviyeye sahip, bu saatten sonra uyduruk bir BioWare oyunu göreceğimizi sanmıyorum.

Süper özet: BioWare yine iyi bildiğini iyi yapmış. Şaşırtmıyor, ejderha dövüşleri dışında heyecanlandırmıyor, gülü ve dikeni var. Bir Dark Souls değil. Bir masterpiece değil. İyi bir oyun. Bu sizin için yeterliyse, kaptırın gitsin.

Yazar

Türkiye'nin ve dünyanın en büyük bileklik şeker üreticisi, sucuk distrübütörü, prodüksüyon şeysi ve maydonoz fatihi.

8 Yorum

  1. Oyunun kötü yanlarının altını çizerken, bence iyi taraflarını görmezden gelmek gereksiz olmuş. Birincisi, nasıl bir bilgisayarda oynadınız bilmiyorum, fakat benim low’da oynadığım ortalama bilgisayarımda yükleme süreleri gayet kısa. İnceleme yerine keyif almak için grafikten biraz feragat edilebilir. İkincisi, oyun konsola çok daha uygun olsa da, klavye ve mousela hiç bir sıkıntı yaşamadım. El alışkanlığı, konsol’un her türlü aksesuarından tiksinirim. (Master PC Race). Son olarak, benim için bir oyunda en önemli iki şey hikaye ve o dünyanın içine girebilme (immersiveness), ve bu ikisinin hakkını hayli hayli veren bir oyun olmuş. Dövüş mekanikleri sıkıcılaşabiliyor, ama taktiksel yaklaşım, birtakım buglar haricinde (ki en son patch ile adam edildiler) kesinlikle DA:O’yu aratmıyor.Ha, oyunu easyde oynuyorsanız başka, lakin yüksek zorluklarda, bol bol taktiksel ekranı kullanacaksınız.

    Şikayet edebileceğim konu oyunun hikaye görevleri, bu kadar araziyi doldurabilecek kadar olmamış. Açıkcası, alanların bir takım manasız yan görev yerine, ana konuya daha yakın, ve kendi içlerinde daha bağıntılı görevlerle doldurulmuş olmasını yeğlerdim. Skill sistemi kesinlikle olmamış, konsol kullanıcıları için sığlıklardan sığlık beğendirilmiş vaziyette, DA:O’nun skill barlarını aramadım değil.

    En nihayetinde, oyun hikaye anlatımı bakımından tadından yenmez bir vaziyette, eğer ben vurarım kırarım arkadaş diyorsanız gidin God of War’ı tekrar oynayın, RPG size göre değil demektir.

  2. Klavye ve mouse’la ilgli ciddi sıkıntıları var oyunun, özellikle yakın dövüş karakteriyle oynuyorsanız. Mage karakterimi Knight-Enchanter yapar yapmaz tam bir işkenceye dönüştü oyun. Inquisition sayesinde ilk defa gamepad le oyun bitirdim. Taktik kamera şaka gibi birşey zaten, her saniyesi bug. Alenen gamepad için tasarlanmış olması da cabası. Mouse la üzerine geldiğimizde skilleri cartları curtları açıklayacak popuplar bile yok oyunda… Gamepad ile oynamak çok daha güzel bir deneyimdi kısacası. Oyun mouse ve klavye için tasarlanmamış ve kontrol ve arayüz aceleye gelmiş diye düşünüyorum. Çoğu kişi mouse ve klavyeyle rahat edemiyor. Hatta forumlarında aktif olarak takip ettiğim şöyle bir başlık var:
    http://forum.bioware.com/topic/521697-pc-community-concerns/

    Ben de ana hikayenin biraz kısa olduğunu düşünüyorum. Her şeyi tamalayarak ilerledim ilk oyunumda ve son göreve geldiğimde 24 leveldım. Yeter artık deyip son göreve daldım bitirdim oyunu. 80 küsür saatte oldu bunlar. Daha Emerald Graves e adımımı bile atmamıştım. Hissing Wastes de yarımdı. Yaklaşık 200 Inqusition Power da boş boş yatıyordu.

    Ben açık dünya işini skyrim den çok daha güzel becerdiğini düşünüyorum bu arada. Inqusition çok daha dolu. En uzun süre sıkılmadan “dolaşmaya çıktığım” oyun oldu. Şiir gibi akıyor mekanlar. Origins gibi oynamak isteyenler kesinlikle Normal den yüksek bir zorlukta oynamalı. Gerçekten taktiğe hiçbir ihtiyaç kalmıyor neredeyse. İnsanlar gamepadle, taktik ekrana çok girmeden, “casual, casual” oynasın diye kolaylık yapılmış sanırım. Özellikle Knight-Enchanter 3 seviye yüksek ejderhaları tek başına alıyor sadece sırayla 3 tane skille basarak.

    En çok hoşuma giden kısım companionlar oldu benim. İlk defa bir bioware oyununda “favori” takımım olmadı. En gıcık olduğum tipi bile ilk fırsatta yanıma aldım. İlk defa bir karakteri komple kovalamak istedim falan. Bunlar güzel şeyler. Bir Carth Onasi, bir Varric Tethras, bir Garrus Vakarian, bir Iron Bull öyle diyeyim…

    • Ha bak, Knight Enchanter’ın oyunun bütün zorluğunu öldürdüğüne katılıyorum, en zor durumlardan bile 1 hp damage almadan çıkabildiğim oldu. Bence Dolu bir ek paketle, daha önce çıkarılan DLCler gibi değilde, eskinin ek paket mantığıyla çok güzel üzerine eklenebilir bir vaziyette. Özellikle oyunun sonunda, ama daha giderdim ben dedirttiği için, bence Bioware, bu aralar popüler episode mantığıyla, üzerine çok güzel kurabilir.

      • Oyunda cok komik anlar yasadim mesela benim karakter okcuydu oyunun sonun da hain yaratik coryphous mu ne onla kapisirken geri takla atarak dmg veren bir skill var ona basmamla kalenin girişine dusmem bir oldu, ben 15 basamak merdiveni cikmadan cole isimli assasin takim arkadasim coryphousu yarim canliyken kesti bende cikip baş kotu ile ilgili son cut sceneyi izledim sadece. 🙂 Oyunu 24 lvl de 175 kusur saatte bitirdim normal seviyede dovus sistemi gercekten yavan kaliyor, ana konu zayif kalmis, acele etmeden calisilsa da:o kadar iyi olabilirdi,inquisitor başgan olmanin tadini harbiden almamizi saglamislar, rift kapatma olayi kiytirik olmus riftten cikip etrafinda gezip duran demonlar yerine başka bir işleyiş olabilirdi dusunsem daha yaratici olurum riftler konusunda:) craft sistemi iyi sayilir, haritalar gercekten hoş olmuş ama boş kalmiş. Batıda ki Çöl haritalari gereksiz genis yapilmis. Aslinda boş gibi değiller her yerde venatori kamplari, red templar kamplari, tomb lar vs sanki birseyler donuyor hissi veriliyor dogru sekilde15 lvl den sonraki haritalarda, ama kurgu: bağlanti tam olmamis senaryo ile yine iyi calisilsa etkileyici bir şekilde senaryoya bağlanabilirdi. Grafikler cok iyi karakter backroundlari etkikeyici ejderler sağlam ama knight enchanter mage ve thousand cuts kullanan rogue OP denen cinsten (gereksiz)olmus bir rpg icin. Ayrica kontrol biraz sıkıntı pc icin …Pc surumu 8.5/10 bence ozet olarak.

  3. Bu kadar BioWare düşmanlığı da isyan ettiriyor, daha ne yapsın adamlar Dragon Age 2’ye bıdı bıdı ettiğiniz için klasik BioWare mükemmelliği üzerine bir de açık dünya opsiyonu verdiler DAI’da. Bu oyun “Skyrim” denen saçmalıktan kat kat ve kat ve kat daha iyi bir oyun, BioWare daha iyisini yapıncaya kadar da gelmiş geçmiş en iyi RPG oyunudur.

    • “bir de açık dünya opsiyonu” dediğin şey artık rpg türevleri için standart oldu ve bu “opsiyonu” standart statüsüne getiren senin saçmalık dediğin oyun skyrimdi. şimdi git hello kitty online oynmaya devam et, ufaklık.

  4. makalenin tamamına yakını ergen yakarışlarından oluşuyor. “yalandan taktiksel pause koymuşlar” (yuuhh) “6. seviyede napıyosan 20de o” (%100 yanlış tespit) gibi ayaküstü muhabbet tarzında makale yazarsan kimsenin seni ciddiye almasını bekleme. bir de 75 saat gameplayi çok sanman cidden şirinmiş. sana bol şans, baya ihtiyacın var.

Leave a Reply to kml Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.