Son birkaç gündür, 2018 FIFA Dünya Kupası başladığından beri evde geçen saatlerim benzer bir şablon dahilinde şekilleniyor:

  1. En münasip maçı aç.
  2. Cipsini kolanı koy, maçı seyret.
  3. Devre arasında bir Brooklyn Nine-Nine bölümü aç, izle.
  4. İkinci devre bitince BBC’nin maç sonu yorumlarına bak (teşekkürler /r/soccerstreams!)
  5. Maç sonu gelince, bir sonraki maça kadar olan vakitte Steam’i aç.
  6. Football Tactics & Glory oyna.
  7. Başa dön.

Bu şablondaki çoğu unsur, ekseriyetinize malum gibi hissediyorum. Maçlar zaten maçlar, şu ana kadar ’18 Dünya Kupası bize mücadele düzeyi yüksek, drama hamuru yoğun, sürprizi bol, teknoloji eksenli tartışması ağır bir portre çizdiler. Brooklyn Nine-Nine‘ı da zaten öve öve hâl olduk, onu da artık anlatmaya gerek yok. Tek değişken, tek bilinmez altıncı maddede duruyor. Onu da buyurun anlatalım.

Futbolsuz yazınızın, çerezlik çözümüne hoş geldiniz.

Football Tactics & Glory, Ukrayna bazlı oyun geliştiricisi Creoteam‘in ikinci oyunu. Daha önceden Collapse isminde bir oyun çıkartmış, çok ses getirememişlerdi. FT&G ile de büyük kitlelere erişeceklerini sanmıyorum. Baştan söyleyelim ve yolumuza öyle devam edelim: Football Tactics mekanik olarak çeşitli bir oyun değil. Elimizde sıra tabanlı bir futbol oyunu var. XCOM, Fire Emblem, Final Fantasy Tactics gibilerin temsil ettiği taktiksel strateji türüne mensup. Onbire onbir maçlara çıkıyor, üçer hareketli turlarla futbol maçı oynuyorsunuz.

Burada elbette kimin çalım atıp, kimin şut kurtaracağını rakamlar belirliyor. Her oyuncunun dört kategoride istatistikleri var. İsabet, şutlarınızı; Defans, defansif hareketlerinizi; Pas, paslarınızı; Kontrol ise topu ayağınızda tutmanızı gerektiren hareketleri belirliyor. Bu kalemlerde futbolcularınızın sahip olduğu yetenekler, siz onlara komut verdiğinizde başarılı olup olmadıklarını görmek için attıkları zarın üst limitini belirliyor. Birden fazla oyuncuyu içeren hareketlerde, en yüksek zarı atanın istediği oluyor.

Football Tactics and Glory 1

Yani daha sabitleyelim. Santra oldu, oyunu orta sahadan kurdunuz. Sol iç oyuncunuzun pas yeteneği 68. Sağ açığınıza doğru bir Uzun Pas vermek istiyor. Çapraz bir pas, istikametinde de rakip takımın defansif orta sahası var. Kendisinin defans yeteneği 42. Sol iç 47 atıyor, defansif orta saha 30 atıyor; top sağ açığa ulaşıyor. Oradan sağ açıkla içeri kat ediyorsunuz. Sağ açığınızın kontrol yeteneği 30. Önündeki merkez defansın defans yeteneği 78. Sağ açık 21 atıyor, merkez defanstan 10 çıkıyor; çalımladı, içeri girdi, son bir şut? Ah, şut zarında sağ açık 12 attı, kaleci ise 88. Olmadı.

Bu anlattığım sekansta ne kadar şey atılan zarlara bağlı fark ettiniz mi? Oyunu oynayınca da fark ediyorsunuz.

Football Tactics & Glory‘nin aklınızdan saha içinde beklediği en önemli şey oyuncuların konumlanması. Defans özelliği düşük oyuncuların istikametine eğilmek, top kesebilen oyuncunuzu doğru yerleştirmek, sizin turunuzda top rakipteyken hangi oyuncuyla pres yapacağınızı; hangisini kontratak için münasip pozisyonda bırakacağınızı hesaplamak oyunun düşünsel kısmı. Bundan gayrı her şey şans. Üstelik bir de kötü bir şans biçimi bu, yani; başarılı olunca siz yapmış gibi hissetmiyorsunuz, başarısız olduğunuzda ise haksızlık gibi geliyor.

Gelin görün ki işte yaklaşık iki haftadır oyunu çekirdek çitletir gibi oynuyorum, çünkü enteresan bir biçimde oyunun saha dışında ciddi bir kıymeti var.

Football Tactics and Glory 3

Bu oyunu oynamanın en keyifli yöntemi, kendi kulübünüzü yaratıp oyuna amatör liglerden başlamak. Bundan önce de yapmanız gereken ilk şey, hangi ligde oynuyorsanız onun kulüp verilerini düzenlemiş bir mod bulup onu yüklemek. Oyunun –Süper Lig de dahil!– pek çok ülke futbolunu logosu doğru adlarıyla oyuna eklemiş harika bir mod camiası var. Tutun bir mod, çekin indirin. İstediğiniz lige dipten girin, kendi kulübünüzü kurun. Oyunun lezzetiyle bu yol esnasında tanışacaksınız.

Ben mesela şahsen, logosu Ankara Kalesi’nden esinlenmiş Ankarabağları‘nın kurulmasına vesile oldum. Başına geçtim. İlk sezon tüm maçları oynadım; bazen yendim, bazen yenildim. Baktım bu kümeden kaçış otuz yaşında topçularla olmayacak, otuz üçüne giren emekli olacağım diyor, elimde patlıyor. Sattım yıldız oyuncuları, parayı altyapıya verdim. Zaten daha düşemem? Takıma gençler doluşmaya başladıkça, maçları bilgisayara oynatmaya başladım.

An itibariyle 2027-28 sezonundayım. İlk onbirimin neredeyse tamamı altyapıdan yetişme oyuncular. 28‘e kadar genç oyuncuları semirtiyorum, geliştiriyorum, fiyatlarını da şişiriyorum. 29-30 gibi satıyorum büyük bir takıma, takıma geliştirmeler yapıyorum. Amatör Küme ve 3. Lig arasında bir süre asansör takım olduk. Sonra standardı tutturduk, küme yükselmeyi kılpayı kaçırdığımız sezonun ardından liderin bir puan gerisinde üst lige çıktık. Hedef? Süper Lig. Sonra kısmetse Avrupa!

Football Tactics and Glory 4

Oyunun saha içindeki kısmı o kadar mekanik ve rakamın rakama çarpışmasıyla belirleniyor ki; bir noktadan sonra gerçekten kalenin önüne defans özelliği 80-90 arası beş tane oyuncuyu dizmiş takımlara karşı oynamanın keyfi yok. Üst üste beş maç sıfır sıfır bitip, altıncı maçımda da önce sağ savunmacım, ardından liberom, akabinde de kalecim tek haneli zarlar atınca yediğim tek golle bir sıfırlık sonuç alınca bu kanaate vardım.

Bu mekanikliği azaltma potansiyeline sahip olan tek unsur, oyuncuların kabiliyetleri. Uzun Pas, Üstünden Aşır, Havadan Pas, Hava Topu, Koşu Yoluna Pas gibi özellikler başarıyla tamamlandıkları zaman size turunuz içinde ekstra bir hareket veriyor ve aynı zamanda kendi özel zarlarıyla 10 üzerinden ölçülüyorlar. Böylece –futbolda olduğu gibi– özellikli oyuncular çilingir olabiliyorlar. Ancak yine günün sonunda keskin bir zar şansı var. İşlemezse B Planı üretmeye müsait bir derinliği de yok oyunun.

Football Tactics and Glory 2

Ancak menajerlik kısmı çok daha basit olmasına rağmen, çok daha B ve C Planı üretmeye de uygun. Ben Altınordu-vari bir strateji benimseyip bir yere kadar geldim, ama 2. Lig’de de artık çocuklarla kazanamayacağımı fark etmiş vaziyetteyim. Takıma bir sistem oturtup, altyapıdan o sisteme uygun çocukları yetiştiriyorum ama o sistem üst liglere müsait mi? Savunma ağırlıklı bir oyuncu kadrosu mu kursaydım? Scouting‘e hiç yüklenmedim, hata mı yaptım? Football Tactics & Glory‘nin menajerlik kısmında bu soruları sorduracak kadar derinlik var.

O yüzden de oyunu uzun vadeli bir kulüp planı kurup, bilgisayara maçları oynatıp, ilginç maçlarda da kontrolü bizzatihi elime alarak çekirdek çitletir gibi oynamak fena hâlde keyifli geldi bana. Ha ama, şunu söyleyeyim: Bu fikrin son ve bitmiş hâlinden çok uzakta bir iş Creoteam‘inki. Bu oyun konseptini Firaxis Games‘in XCOM ekibine verseler, o ekip de taktiksel bir futbol oyunu çıkarsa; üç güne satarım Creoteam‘i. Satarım ve dönüp arkama bakmam bile…

Author

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.