Konami açıkladı, Metal Gear Solid V Sony’nin yeni nesil konsolunda 1080p çözünürlükte, 60 FPS‘de çalışacak. Xbox One’da? Yine 60 FPS ama 720p çözünürlük. Call of Duty: Ghosts’un da aynı şekilde PS4’te daha yüksek çözünürlükte çalışmasıyla beraber patlayan mesele, artık Fez, The Witness gibi “E yani” oyunların bile p’lerini açıklamasına kadar geldi, artık MGS V’in de aynı şekilde bir konsolda daha iyi grafik veriyor olması büyük haber. Dev bomba.

Ya ben bu meseleden çok sıkıldım.

Metal Gear Solid V 21

PS4’ün lansmanı yaklaşık bir sene önce şu sıralar yapıldığında, yani konsol hakkında DualShock 4‘ün tipinden başka bir şey bilmediğimiz zamanlarda ben çok mutluydum. Sony sahneyi tamamen geliştiricilere bırakmıştı. Her biri çıkıp dertlerini açıkladılar. Sucker Punch çıkıp “Ne yapacağız biz bu büyük biraderle?” dedi, InFamous: Second Son’ı tanıttı. David Cage çıkıp “Bence hikâye anlatmak lazım” dedi, yaşlı amcayı gösterdi. Jonathan Blow’lar, Chris Metzen’lar… Mesele sektörün kreatif gücünün PS4’le ne yapabileceğiydi belli ki.

Sonra bahar aylarında Xbox One’ın lansmanı geldi. Onlar için de dert multifonksiyonel olmaktı. Tutup sahnede Xbox One için çekecekleri dizilerden, spor olaylarıyla entegrasyonlarından, salondaki yerlerinden söz ettiler. Buna da amenna dedik, çünkü konuşulan yine içerikti. Belki sana bana gelen bir şey değildi NFL maçlarıyla gelen Fantasy Football etkileşimi ama sonuçta yabancı tabiriyle “content” konuşuyorlardı. Kendi hitap etmeyi tercih ettiği kitlelere (PS4 için yaratıcı bireyler, Xbox One için oyuncu olmayan güruh) kendilerini üretimlerle tanıtıyorlardı.

Kendi kendime dans ettim resmen yerimde.

PS3/360 nesline geçerken konuşulan tek şey grafikti. PS3’ün Cell işlemcisi ne kadar randıman verebilecek, 360 grafik olayını nereye taşıyacak, Aman Allah’ım Wii’ye bakabilir miyiz, peki ya PC? Bunları konuştuk 2005-2006 senelerinde. Öyle ki üç konsol da dünyanın en boş, en lüzumsuz çıkış periyotlarını geçirdiler, umursamadık. Gears of War bir anda o dahiyane cover sistemi ve aksiyon hissi değil, “Vaov ne grafik” oldu. Resistance: The Fall of Man gibi “E vardı zaten bu?” dediğimiz oyunlar baş tacı edildi, grafiksel olarak bir önceki nesle tutunmuş Wii alenen neslin kaybedeni ilan edildi.

Şimdi öyle olmayacak gibi gözüküyordu. Konsol yaratıcıları tartışmanın yönünü net belirlemişti ve herkes uyuyordu. PS4’ün geliştirici odaklı yapısı övüldü, oyuncular Xbox One’ın kendilerini hedef almayışını sert bir şekilde eleştirdi. En büyük tartışma konusu içeriğe erişme yöntemiydi; Xbox One’ın dijital içerik aidiyeti konusunda Steam gibi bir model belirleyişi yıllardır ikinci el alışveriş üzerine kurulu Amerikan konsol kültürünü çok sinirlendirdi. Belki dışarıdan bakınca yüzeysel bir tartışma gibi geliyor ama değildi işte. Tartıştığımız şey yine üretim ve o üretime erişimdi.

Untitled 2

Artık yine grafik tartışıyoruz. Çıkış oyunlarından Call of Duty: Ghosts, tüm haşmetiyle “Merhaba ben Xbox One’da 720p çalışıyorum” diye fırlayınca, dinimiz imanımız “p” oldu. Çözünürlük yani. Grafik kalitesi değil. ESRAM’ler, GDDR5’ler, GPU’lar havada uçuştu. Kıyas videoları patlak verdi internette. İçerik? İçerik yalan oldu dostlar ne içeriği? Oyun dediğin p’siyle ölçülür, kalite neymiş?

Size buradan bir sır vereceğim. Gerçekten, çok önemli bir sır. Hazır mısınız? Eğer buna dikkat etmeye kendinizi şartlamazsanız, videofil değilseniz, upscale 1080p ile native 1080p arasındaki farkı görmenize imkan yok. Aynı şekilde 30 ve 60 FPS arasındaki fark da işin eksperinin doğal olarak göreceği bir şey. Rahat bırakın kendinizi. Size “son on senede gördüklerinizi unutun, Morrowind oynayın, gözü kısınca güzel görünüyor” gibi bir şey demiyorum. Evet, bazı grafik eşikleri aşıldı ve geri dönmek mümkün değil artık. Ama 1080p – 720p konsol tercih sebebi değildir. 1080p – 720p tartışma sebebi de değildir. 1080p – 720p hiçbir şeyin sebebi olamaz.

Ben oyuna oyun demem çözünürlüğü yüksekP değilse

Bu kültür bize ne ara yerleşti bilmiyorum ama grafikleri her şeyden öteye koyuyoruz artık. Pek çokları konsollara 4K teknolojisiyle gelmediği için sinirli. Başka bir sebep sorsan sinirliliklerine, yok. Bana sorarsanız bu nesil, konsol tarihinin en güzel nesillerinden biri. İlk defa, tüm konsol üreticileri Nintendo’nun iki nesildir direttiği yola geldi. Konsollarını grafiksel atlamalarıyla tanıtmadılar. Bu cihazların başka dertleri vardı ve bu resmen büyüleyici bir temiz havaydı benim için. Kalplerinin iyiliğinden yapmadıklarını biliyorum. Teknolojik olarak çok, çok üstün bir noktaya çıkabilselerdi belki yine yaparlardı. Ama niye yaptıkları değil, ne yaptıklarına baktım ben ve ne yaptıkları çok güzeldi.

Untitled 1

Konsollar “uf grafik” diye alınmamalı. Bu p tartışması bana o yüzden saçma geliyor. Konsollar sadece onlarda oynayabileceğiniz oyunlara yönelik olan tercihiniz yüzünden alınmalı (PS: InFamous, Uncharted, LittleBigPlanet vb., XB: GeoW, Halo, Fable vb., Nint: Zelda, Mario, Metroid vb.). Konsollar sundukları ekstra içerik yüzünden alınmalı (PS: Stream entegrasyonu, XB: TV entegrasyonu, Nint: Virtual Console). Konsollar kullanım rahatlığı yüzünden alınmalı, içerikleri sunuş biçimleri yüzünden alınmalı. Konsolların amaçları bu zaten. Biz bu şekilde oyunların p’lerini tartışmaya devam ettikçe, yapımcıları tek bir yöne doğru kamçılıyoruz: Daha çok p. Daha çok içerik, daha çok yenilik, daha çok yaratıcılık değil. Daha çok p.

Tüm oyunların p’si batsın. Gerekirse PS2 nesline dönelim grafiksel olarak ama Team ICO bir Shadow of the Colossus daha yapsın. Biz onlardan bunu bekleyelim. “Duydunuz mu Team ICO’nun yeni oyunu 1440p’ymiş!!!” olmasın. Lütfen mesele bu olmasın.

Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.