Oyun dünyasının son 20 yılı (yani 1995 ve sonrası) dönüp baktığınızda çok ilginç anlara sahne oldu; orası kesin. Tonlarca klasik oyun yaratıldı; hikaye anlatımında inanılmaz atılımlar yaşandı, teknoloji korkunç derecede ilerledi. Fakat bir şeyin de altı reddedilemez bir şekilde çizilmiş oldu, o da oyun şirketlerinin aciziyetiydi. Ne zaman arenaya yaratıcı bir fikir atılsa, diğer şirketler korkunç bir panikle saldırdılar o fikrin üstüne ve formülü birebir kopyaladılar. Bazen şablonun üzerine çıktılar, bazense düpedüz bir klon yaptılar.

Bizce son 20 yıla damga vuran en keskin ve önemli trendler, şu aşağıdaki 10 tanesiydi. Unuttuğumuz varsa yorumlarda eklemeyi unutmayın.

Buyurun!

 

1. Statik Kamera Zombi Oyunları (Resident Evil – 1996’dan Sonra)
Takipçiler: Deep Fear, Carrier, Parasite Eve

Resident Evil

Resident Evil açık ara 90’lar sonunun en klonlanan oyunuydu. Bir ara kapı açma animasyonları dahi birebir çakılıyordu. Survival Horror türünün adını koyan oyun, seneler içerisinde üst üste defalarca taklit edilmesine yol açacak bir trend yarattı. En sonunda kendisi de sıkılıp, düz aksiyona kaymaya başladı; o ayrı.

 

2. İzometrik Hack n’ Slash Oyunları (Diablo – 1996’dan Sonra)
Takipçiler: Nox, Dungeon Siege, Sacred

Diablo

Aslında Diablo diyoruz ama bu trendi maksimuma çıkartan Diablo II’ydi. Onun 2000’de çıkmasından sonra, bir anda hack n’ slash RYO kendi alt türünü oluşturacak kadar çok üyeye sahip bir kulüp oldu. Örneklediğimiz oyunlar bir veya iki özellikleriyle Diablo’dan ayrışıyorlardı ve iyi oyunlardı, ama özleri hepsinin aynıydı.

 

3. 2. Dünya Savaşı FPS’leri (Medal of Honor – 1999’dan Sonra)
Takipçiler: Call of Duty, Battlefield, Brothers in Arms

Medal of Honor

Bir zamanların en itici trendlerinden biri de buydu. FPS dedik, zira trendin ağırlığı oraya yönelikti, ama Medal of Honor’ın başlattığı fırtına tüm türlere yayıldı. Strateji oyunları da bir dönem İkinci Dünya Savaşı’nı arka plan olarak kullanmaya başladılar, üçüncü kişi aksiyon oyunları da. Azalarak bitti.

 

4. Açık Dünya Suç Oyunları Yapmak (Grand Theft Auto III – 2001’den Sonra)
Takipçiler: True Crime, Driv3r, Saints Row

GTA 3

Grand Theft Auto serisi 2001’de üçüncü boyuta geçtiğinde, kimsenin arkasında ne olduğunu bilmediği bir kapıyı açtı. O kadar büyük bir fenomendi ki, aynı Diablo gibi, kendi alt türünü yarattı. True Crime, Driv3r ve Saints Row, en fütursuzca GTA’ya benzeyenleriydi, fakat gel zaman git zaman tür içerisinde nevi şahsına münhasır örnekler de çıktı.

 

5. Var olan IP’yi MMO’ya Çevirmek (World of Warcraft – 2004’ten Sonra)
Takipçiler: Lord of the Rings Online, Warhammer Online, Star Wars: The Old Republic

World of Warcraft

Blizzard elindeki Warcraft IP’sini MMO’ya çevirip, insan üstü bir finassal başarı elde edince bir anda dünya üzerindeki tüm şirketler “BENİM DE OLMALI” diye çığlık attılar. Neredeyse tüm fantastik / bilim kurgu evrenleri MMO’laştırıldı. Her biri de “WoW-killer” olarak lanse edildi, hiçbiri bu titri hak edemedi.

1 2
Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.