Hatırlar mısınız bilmiyorum, bundan neredeyse tam bir sene önce aynı gün içerisinde PS3, Xbox 360 ve Wii’ye özel olarak geliştirilen oyunları listelemiştik. Editöryal bakışımızın daha farklı olduğu günlerdi, kitlemiz daha küçük, tanıyanımız daha azdı. Çok daha keskin bir biçimde “gelmiş geçmiş en iyi” lafını yapıştırabiliyorduk başlıklara. Bunun önünü alamamış olacağız ki, bir iki ay sonra aynısını bir önceki nesil için de yaptık. Bu sefer de gözümüzü diktiklerimiz PS2, Xbox ve GameCube’du.

Bunları yaparken kafamızın bir kenarında hep mobil konsollara da genişletmek vardı listeyi. Bugüne kısmetmiş. Ana konsol abileri gibi 20’lik bir liste çıkartamadık, ama şimdi Vita ve 3DS’e hürmetlerimizi sunmak için buradayız. Şimdiden uyaralım, bizim gelmiş geçmiş en iyi olarak gördüklerimize sizin katılmayabileceğinizi biliyoruz. Listeyi hazırlarken olabildiğince objektif olmaya çalıştık. Kriterlerimiz açık ve netti. Burada münhasır oyunlara baktığımızdan, konsolun yapısını ne derece iyi kullandıkları / yansıttıkları birinci kriterimiz oldu.

Kendi kanaatimizden çok aldığı hayran tepkisini (meali: PS Store ve benzeri yerlerdeki kullanıcı puanlamaları, forum yorumları vb.) ve kendisine yöneltilen eleştirel yorumları (meali: GameRankings ve Metacritic notları, incelemelerde belirtilenleri vb.) ciddiye aldık. Bir de iki liste için de özellikle mobil oyunculuğu ne kadar anladıklarına baktık. Bir de ek şöyle bir kriter çıkmak zorunda kaldı karşımıza. İki konsolun da tartışmasız ana odakları Japonya, zira el konsollarının en yaygın kullanıldığı coğrafya orası.  O yüzden iki kütüphanede de bolca olan görsel romanlar ve J-RYO’ları biraz göz ardı etmeye çalıştık.

Listeye geçmeden önce diğer bahsi geçen yazıları okumak istiyorsanız, buyurun sırasıyla sizi şöyle alalım:

Unutmayın, burada münhasırlıktan söz ediyoruz. Yani oyun aynı anda başka bir platforma çıkmıştır, sonradan HD Remastered edilmiştir, ya da kendisi bir başka eski oyunun düz doku güncellemesidir; onlara bir lafımız yok, ama listede yerimiz de yok. Bir de ekleyelim, seri başına sadece bir oyun alalım dedik işler cıvımasın diye. Emin olun zaten o seriyi temsilen koyduğumuz maddelerde koymadığımız oyunları da onore edeceğiz.

Buyurun!

 

10. WipeOut 2048

Wipeout 2048

Her PlayStation platformunun olmazsa olmazıdır WipeOut. Serinin bu kadar radarın altında seyretmesine rağmen bunca sene ayakta kalması da bundan ötürüdür. Her PlayStation platformunun illa ki bir WipeOut’u olur, o WipeOut mutlaka konsolun ömrünün başında çıkar, yenisi de yayınlanmaz. WipeOut Sony’nin acil durum çekicidir. Oyun yokken onu koyar ortaya, biz de onu oynarız. WipeOut’un verdiği haz eskimez çünkü. Konsolun çıktığı sene arşivinize katar, sonra da döndürür döndürür oynarsınız… Darısı PS4’ün başına diyelim artık!

 

9. Soul Sacrifice Delta

Soul Sacrifice Delta

Kendilerinden yıllardır bir The Last Guardian beklediğimiz SCE Japan ne zaman başka bir oyun yapsa kendilerine azar kayasımız geliyor “işine bak sen ne oyalanıyorsun” diye. Ama işte sonra ellerini kaldırıp Soul Sacrifice gibi sürpriz hitler gösteriyorlar ya, işte o zaman kıyamıyoruz. 2013 çıkışlı Soul Sacrifice’ın yerine, biz daha geniş, daha büyük ve daha detaylı devamı Delta’yı alalım dedik. Pişman da değiliz. İlginç save / sacrifice mekaniği, doğru ekip buldunuz mu leziz multiplayer ögesi ve sağlam atmofseriyle Soul Sacrifice Delta arşivde yerini mutlaka almalı.

 

8. Killzone: Mercenary

Killzone Mercenary

Vita’nın PSP’den devraldığı bir görev beyanı vardı: Konsol seviyesi oyun kalitesini mobiliteyle birleştirmek. Vita neredeyse tamamen bu vaat üzerine kuruldu, fakat Uncharted: Golden Abyss ve birkaç daraltılmış konsol portu haricinde bunu hakkıyla görmemiz Mercenary’ye kadar sürdü. Resistance: Burning Skies ve Black Ops: Declassified’dan sonra Vita’da FPS tartışılan bir konseptti. Guerilla’nın Cambridge ofisi meydana çıktı, “ben varken neyi tartışıyorsunuz ağalar?” dedi, boynumuzu büktük ve alkışlamaktan başka çaremiz kalmadı.

 

7. TxK

TxK

Tempest diye bir oyun vardır, bilir misiniz? 90’larda Atari tarafından geliştirilmiş, sonrasında da Tempest 2000 adıyla Jaguar’dan Saturn’e, PS1’den PC’ye kadar pek çok platformda yayınlanmıştır. Tempest 2000’in üç kilit yönü vardır, fütüristik bir görsel lisan, çok sağlam bir soundtrack ve bağımlılık yapan bir oynanış. İşte Tempest 2000 ekibinden Jeff Minter’ın geliştirdiği TxK’de Tempest 2000’in bu üç anahtarına bir saygı duruşu, bir aşk mektubu. Üstelik Minter’ın da keşfettiği gibi, formül Vita’ya muhteşem uyumlu!

 

6. Lumines Electronic Symphony

Lumines Electronic Symphony

Geliştirme süreci sırasında Ubisoft’a “Lumines’in Daft Punk versiyonu” diye satılan Electronic Symphony hakkında söylenecek çok bir şey yok. Vita maalesef abisinden yeteri kadar efsane seri devralamadı, en azından bu konuda 3DS kadar şanslı olmadığını, oranın bir Professor Layton’ları, Ace Attorney’leri, Inazuma Eleven’ları varken muadilini bulamadığını söylemek mümkün. Ama en azından PSP’den Lumines’i kendisine taşıyabildi. İyi ki de yapmış.

1 2
Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

3 Yorum

  1. Ne güzel potansiyeli vardı bunun ya. :/ Şimdi PS4 yancısı olmaktan başka bir işlevi kalmadı. Sony firmalarla adam gibi konuşup her oyunu multiplatform çerçevesinde bu konsola da getirseydi ve üstüne bir de kendi özel oyunlar yapmaya devam etseydi, şu an hala kendi ayakları üzerinde duruyor olurdu. Uncharted’dan sonra ne bir GTA geldi, ne GoW, ne de bir inFamous filan. Yazık oldu…

    • JRPG oynuyorsan ve seviyorsan güzel konsol ben seviyorum sıkılmadan oynuyorum 🙂 Alırken jrpg oynamak gibi bir niyetim yoktu. (Phantasy star online 2 hariç o da batıya gelmedi)
      Gta gow infamous olsaydı efsane olurdu şüphesiz.

      • Yiğitcan Erdoğan Cevap ver

        J-RPG oynuyorsan, bir de PS1 klasiklerine, PSP klasiklerine girerim diyorsan çok sağlam konsol. ama Store’da gezerken bunun yarısı kadar sağlam bir alet olan PSP’ye peşkeş çekilen büyük franchise’ları görünce insanın üzülesi gelmiyor değil. şuraya bir chains of olympus, bir dark mirror, bir liberty city stories yapılsaydı şu an başka bir şey konuşuyor olurduk.

Leave a Reply to Pomeron Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.