Bahar aylarında bir kafa karışıklığı var. Birileri programın kodlarıyla oynamış gibi adeta, öyle değil mi? Her sabaha cıvıldayan kuşlar, açmaya başlamış olan çiçekler, yeşermiş ağaçlar ve hepsinin gerçekleşmesine sebep olan usul usul ışıldamakta olan bir güneş ile uyanmamız gerekmiyor muydu? Neden üç sabahtan ikisini can sıkıcı bir gri tonla karşılıyoruz allasen?

Bu söylediklerimin Türkiye’nin her yerinde geçerli olmadığının farkındayım, ama en azından burada, İstanbul’da bir hayli moral bozucu sabahlar yaşanıyor bir süredir. Gri gri bulutlar var, insanın canı yataktan çıkmak istemiyor. Hele bir de evden falan çalışıyorsanız ya da ders / proje için bir süre eve kapanmak durumundaysanız yandınız. Moral bozukluğu peşinize sinsice yapışacak, cıvıl cıvıl olmak mümkün olmayacak, içten içte tam tanımlayamadığınız bir sıkıntıyla dolaşacaksınız.

Çaresi var mı? Tabii ki! Geek dünyasında çareler tükenmez. Filmler bu işi çözmezler, çünkü filmde tam anlamıyla başka bir yere ışınlanamazsınız. Kitaplar ve çizgi romanlar da doğaları gereği sizin hayal gücünüz kadar renkli olabilirler ancak; e hava pusluysa hayal gücü ne kadar rengarenk olabilir ki? Biz reçeteyi oyunlardan yazıyoruz. Puslu havalara inat açın şu 9 oyundan herhangi birini, başına oturun, kendinizi bambaşka bir yerde bulun. Buyurun!

 

Bit.Trip Runner 2

Bit.Trip Runner 2

Aslında Bit.Trip ailesinin en “modern” üyesi olan Runner 2’nin “Future” diye başlayıp, “Alien” diye biten ve telaffuzu sabahtan akşama kadar sürüp bu listeyi ıskartaya çıkartacak bir alt ismi de var; ama biz şimdilik kendisine “Runner 2” diyelim, dilleri birbirine döndürmeyelim. Runner 2, çok sarih bir oyun. Siz bir karaktersiniz, tekil bir rotada ilerliyorsunuz, ritmik olarak doğru noktalarda da üzerinize gelen engellerden atlıyor, altlarından kayıyor, üstlerine sıçrıyor ve bilumum jimnastik hareketi gerçekleştiriyorsunuz. Oyunun zaten renkli olan bu mekanikleri, bir de çok kan kaynatan bir müzikle birleşiyor, yanına da harika grafikleri alıyor; bir bakmışsınız ki bambaşka bir diyarda, melodiye uygun akrobatik hareketlerle koşmaktasınız!

 

Fez

Fez

Fez resmen siz rahatlayın diye ince ince kurgulanmış bir oyun. Yapımcısının oyun dünyasının gördüğü en “rahatsız” adamlardan biri olduğu düşünülünce, acaba kendi söküğünü dikmek için mi yaptı diye düşünmeden edemiyor insan. Düşmanın olmadığı, ölmenin sadece düşmekle mümkün olduğu bir oyun Fez. 8bit retro tarzını da apolet gibi gururla sergileyen, keşif ve bulmaca bazlı oynanışıyla da yüreğinizi ferahlatmaya yürüyen bir iş. Hani o puslu sabahı renklendirmekle kalmaz, aynı zamanda iç sıkıntısını da aşar yani.

 

Guacemelee!

Guacamelee

Ha, bakın ama, eğer o puslu sabahtan kurtulmanın tek yöntemi şirinli müzikli oyunlar sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İnsan biraz da festival havasına girmeli, değil mi? Peki sorarım size, festival havasını Latin Amerika’dan daha iyi bir yerde bulabilir misiniz? Bulamazsınız. Guacamelee de aynen böyle düşünüyor. Oyunun paçalarından Meksika kültürü dökülüyor resmen. PC’den PS4’e, Vita’dan Mac’e, Linux’a kadar pek çok sistemde bulabileceğiniz Guacamelee resmen o can sıkıcı bulutların ortasından bir Cinco de Mayo güneşi gibi doğacak hayatınıza, emin olun.

 

Katamari Damacy

Katamari Damacy

Ya çok açık bir şey diyeyim mi? Şimdi Katamari Damacy’nin bir kopyasını bulacaksınız da, edineceksiniz de, oynayacaksınız da… Biliyorum, dev teferruat. Hayır, erişiminizde varsa bir tane, hiç tereddüt etmeyin. Kısa süre içerisinde King of All Cosmos’un huşu içinde bırakan absürtlüğü, ataşlardan başlayarak küçük gökdelenleri yutmaya kadar uzanan oynanışın şahane tatmin ediciliği falan sizi ihya edecek zaten. Ama olmuyorsa, bence şöyle yapın, YouTube’a girin, Katamari on the Rocks yazın. Onu dinleyin, zaten gün kendiliğinden biraz daha iyi hâle gelecek…

1 2
Yazar

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

2 Yorum

  1. Bence Sunset Overdrive da bu listeye eklenebilir. Rahatlamak için fosforlu renklerin ortasında zombi kesmek ne mis bir şey! (Bunu işyerinden şu nalet çıkası gri havaya bakarak yazıyorum evet…)

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.