Garry’s Mod’un yaratıcılarının yeni oyunu Rust, an itibariyle Alfa fazında. Rust’ta açtığınız her oyun, yeni bir hikâye. Bizim hikâyelerimiz de burada.

 

Reenkarnasyonun bittiği yerdeyim. Zombi pençesi ve çiğ etin mideye olan negatif etkisinin birleşimi sonucunda gelen ölümüm bana çok şey öğretti. Ölü kaldığım süre zarfında wiki okudum. Yol, yordam öğrendim. Yeni kararlar aldım.

Artık göçebe hayatı süreceğim. Kulübe yapılacak diye bu kadar teferruata girilir mi yahu? Bırak kulübeyi. Önce araç gereç yapmak lazım. Bu taşla olmuyor, olmaz. Benim Stone bulmam, onları Wood’la bağlamam ve kendime amatör bir balta yapmam lazım. Benim kurtuluşum o.

Stone

Kurtuluş o da, var mı etrafta Stone çıkartacak kaya? Yok. Tüketmiş hepsini. Zaten uygarlığın bittiği yerdeyiz, kalan son kırıntılar da resmen tüketilmiş. 130 kişi bir adada resmen kaynak bitirmece oynuyoruz. Kaya bulan sevinçten çığlık atıyor resmen. Sonra o uzaktan kaya zannettiği çalılık çıkıyor ya, işte o ağlayışlar Rust adasında çok sık yaşanıyor.

Saatler geçti ben bir kaya bulamadım. Hayvan da yok. Karnım yine guruldamaya başladı. Göçebe hayat felsefesi de gece çöküp, ortam zifiri karanlık olunca uçtu gitti tabii. Bir kulübe yaptım yine korkudan. Ama enerjim gitti, resmen vücudumda kalori kalmadı. Öldüm öleceğim.

Derken bir ışık görüyorum uzakta. O da nesi? Bir kamp ateşi, başında da iki kişi var. Uzaktan yavaş yavaş yaklaşıp, elimdeki taşı indiriyorum. Mikrofona korka korka “Merhaba” diyorum. Rust oyuncularının namını duymuşluğum var. Adamlar don paça duruyor ateşin başında. Bir tanesi bana dönüp “Merhaba” diyor. Açlıktan deli cesareti geliyor bir anda bana. “Yemeğiniz var mı fazla? Bende biraz odun var, takas edebilirim” diyorum. Kısa süren bir sessizlikten sonra adam “Var var” diyor, “İyi adamlık yapıp karşılık almadan vereceğim şimdi“.

 

Rust Alpha-N2G-1

 

Ateşten aldığı pişmiş iki eti önüme atıyor. Resmen çocuk gibiyim. Teşekkür üstüne teşekkür ediyorum adama. Sohbete başlıyoruz. Rust adasındaki hayatın zorluklarından söz ediyoruz. Bu etleri alabilmek için yarım saat çıplak ayakla geyik kovalamış. Yalnız yanındaki konuşmuyor. Ben pek umursamıyorum. İki tane kulübe dikmişler yan yana, ben de onların yanına kendiminkini dikiyorum. Küçük bir komün olabiliriz burada. Sırt sırta verip sistemi yenebiliriz. Umudum yeşeriyor.

Biz konuşurken uzaktan kurşun sesleri geliyor. “Bize mi ateş ediyorlar?” diyor adam. Sesler çok uzaktan geliyor, herhalde bize ateş ediyor olsalar kurşun falan görürdük diye düşünüp, adama bunu söylüyorum. Sohbete devam ediyoruz. Karınlar tok, ateş tenimizi ısıtıyor. Ortam güzel.

Her şey bir anda boka sarıyor. Bir anda pompalı tüfekle bir adam çıkıyor karşımıza. Ne olduğunu anlamadan bizim ekipten konuşmayanı vuruyor. Az önce sohbet ettiğim adamdan kulakları inletecek bir çığlık çıkıyor. Ben topuklarımı götüme vurarak karanlığa doğru koşuyorum. Tek bir ışık yok. Kaçarken bir kurşun sesi daha duyuyorum. Daha şimdi hayatımı kurtaran adam öldü, biliyorum.

En sonunda…

Ne kadar koştuğumu hesaplayamayacak kadar uzun süre koşuyorum. Ölesiye ama. Durup soluklanıyorum, elimdeki meşaleyi yakıyorum. Yakmaz olaydım. Tam karşımda bir zombi. Pençeyi vuruyor bana, kanamaya başlıyorum. Manyak gibi koşmaya başlıyorum yine. Bizim kamp ateşini görüyorum. Az önce diktiğim kulübeye girip, kapıyı kapatacağım, sabaha kadar da çıkmayacağım. Yolda kendimi bandajlıyorum. Ateşe yaklaşmışım. Hissedebiliyorum. Bizim konuşmayan eleman yeniden dirilmiş. Rahatlıyorum. Rahatlamaz olaydım.

Konuşmayan eleman beni görür görmez kafama taşı indiriyor. Yaralarım yine açılıyor. Bu sefer bandajım da yok. Kendimi kulübeme zor bela atıyorum ama yapacak bir şey yok. Kapalı kapılar ardında ölmeyi bekleyeceğim. Başka şansım yok. Çok da beklemiyorum zaten. Bir dakika sonra ölüm ekranı beni buluyor. Allah kahretsin.

Yazar

Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.