Canınız şöyle güzel bir aksiyon mu çekiyor? Cobra Kai izlediniz ve martial art (dövüş sanatları) enerjinizi nerede harcayacaksınız, bilemiyor musunuz? O zaman tam da doğru yere geldiniz. Karşınızda, Sifu.

sifu
Sifu

Sifu’yu, 2015’te kurulan Fransa merkezli bağımsız bir oyun stüdyosu, Sloclap geliştirdi. Sloclap’ın ilk oyunu ise 2017’de piyasaya çıkan Absolver. Absolver yine Sifu’ya benzer bir şekilde dövüş sanatlarını kullanan bir oyun ancak multiplayer olması ve bazı başka sebepler yüzünden ortalamada kalmış bir oyun olarak tarihe yazıldı. Ancak benim için Absolver çok daha kutsal bir görevi yerine getirdi: Sifu’nun atası ve öncüsü oldu.

Sloclap tarafından, Unreal Engine 4 ile geliştirilen Sifu, 8 Şubat 2022 tarihinde PC için çıktı. Şu an PC üzerinden sadece Epic Games Store ile oyunu edinebilir ve oynayabilirsiniz. Bugün itibariyle oyunu PS4, PS5 ve Switch üzerinden de oynamak mümkün. Henüz Steam’e veya Xbox konsollarına gelmedi ama yakın gelecekte elbet çıkacaktır.

Hikâye

Sifu, modern zamanlarda Çin’de geçiyor. Hikâyemiz ise bir intikam hikâyesi. Hikâye ile ilgili spoiler vermeyeceğim, merak etmeyin. Zaten oyunda işlenen hikâye de pek spoil edilebilir bir hikâye değil; klişe bir intikam hikâyesi. İnanılmaz ara sahneler, diyaloglar vs. bu oyunda yok. Oyunun güzel taraflarından bir tanesi de bence bu zaten. Hikâyeyi izlemiyorsunuz; hikâyeyi yaşıyorsunuz, oynuyorsunuz. Narrative açısından bu yöntemi başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Sizi ara sahnelere boğmuyor, aksine o sahneyi oynatıyor, sizi sahnenin içine sokuyor. Oyuncunun deneyimlemesine izin veriyor.

Peki, Ne Oynuyoruz?

Geldik en eğlenceli kısma. Bu oyunum benim için yılın en iyilerinden olmasını sağlayan o şeye, oynanışa. Üçüncü şahıs kamera açısından, intikam peşinde koşan bir martial arts (dövüş sanatları) öğrencisini oynuyoruz. Oyundaki dövüş stili için ise Bak Mei Kung Fu’dan ilham alınmış. Oyunumuz beş bölümden ve bu bölümler arasında yeni yetenekler aldığımız, antrenman yaptığımız bize ait olan bir de Dojo’dan oluşmakta.

Amacımız yaşlanıp, ölmeden bu 5 bölümü ve son boss’larını öldürüp, oyunu bitirmek. Evet, doğru duydunuz; yaşlanıp ölmeden. Sifu’da kayıt sistemi yok. Ölüp, son kayıt noktasından devam etmek yok. Tıpkı Souls oyunları gibi ama burada daha farklı bir mantık işliyor.

Sifu oyunu yaşlanan baş karakter

Ölüp Ölüp Dirilmek Mi?

Oyuna başladınız, önünüze çıkanları havalı kung fu hareketleriyle dövdünüz ancak uyarmalıyım, oyun biraz zor bir oyun. Daha doğrusu oynanışa alışılması gerek bir oyun.

Karşınıza zor bir düşman çıktı ve sizi patakladı; bunun sonucunda da bir arayüz açıldı. Bu arayüz üzerinden isterseniz bölümün en başına gidip, tekrar başlayabilirsiniz. Ya da elinizdeki büyülü tılsımı kullanarak kaldığınız yerden oynamaya devam edebilirsiniz. Ancak bu tılsımı kullanmanın bir bedeli var. Tılsımı her kullandığınızda, yaşlanıyorsunuz. 20 yaşında başladığınız bu oyuna, bu tılsımı kullanma sıkılığınıza göre sürekli yaşlanarak devam ediyorsunuz.

Peki, yaşlanmayı neden isteyelim? Daha önce dediğim gibi oyun birazcık zor ve sizi öğrenmeye itiyor. Bu öğrenme aşamasında, bölümü baştan oynamaktansa yaşlanıp devam etmek daha mantıklı. Ayrıca yaşlanınca canımız daha hızlı azalıyor olsa dahi daha güçlü saldırılar yapabiliyor hâle geliyoruz. Yani yaşlandıkça güçleniyoruz.

O zaman hep yaşlanalım? Ancak unutmayın, yaşın da bir sınırı var tabii ki. Oyunu bitirmeniz için bu yaş dengesini iyi sağlayıp ilerlemeniz lazım. Bu demek oluyor ki bölümleri tekrar tekrar oynamanız lazım. Ama bu gözünüzü korkutmasın. Bu bölümü daha genç bitireceğim heyecanı ile ve dövüş mekaniklerinin çok eğlenceli olması sebebiyle zaten tekrar tekrar oynamak isteyeceksiniz. Ayrıca oyun içinde kalıcı yükseltmeler yapabiliyor, yine kalıcı dövüş hareketleri öğrenebiliyorsunuz. Ve bölümleri oynadıkça kısayollar, yeni geçitler keşfediyor ve bölümleri daha hızlı bitirmeye başlıyorsunuz.

Daha Neler Var?

Sifu şu ana kadar oynadığım, gördüğüm oyunlar içinde en iyi intro’ya sahip olanlardan bir tanesi. Prey (2017) oyununun intro’su ile kapışır. Müzik, geçişler, Kung Fu hareketleri ile çok iyi bir intro gerçekten. Müzik demişken oyunun soundtrack’leri ve ses tasarımı çok başarılı. Oyun beş farklı bölümden oluşuyor demiştim. Bu beş farklı bölümün her biri için, teması ve çevre elementleri ile uyuşan özel bir soundtrack var. Oyunu eğlenceli kılan, oynanış mekaniğini ise doyurucu hâle getiren ses efektleri gerçekten. Vurduğumuzu, parçaladığımızı, kırdığımızı çok güzel hissettiriyor.

Cell Shade’e yakın bir grafik tarzı barındıran Sifu, bence nefis gözüküyor. Hem grafik tarzından ötürü hem oynanışından ötürü keşke açık dünya olsa da etrafta koşturup daha fazla birey dövsem diye içimden çok geçirdim.

Oyunu en iyi şekilde deneyimlemek için kesinlikle gamepad ile oynamanızı tavsiye ederim. Ayrıca oyuna sonradan getirilen bir zorluk ayarı seçeneği var. Benim tavsiyem oyunun ilk çıktığı versiyon olan “Disciple” zorluğunda oynamanız. Sifu’ya ilk girdiğinizde çok dayak yediğinizi düşünürseniz, ki düşünmeniz muhtemel, o zaman zorluğu düşürmek yerine yenilenmiş antrenman modunda vakit geçirin. Emin olun eliniz alıştıkça oyundan aldığınız zevk çok artacak.

Yazan: Berkay Karadurmuş


İlginizi Çekebilir:

Sifu, Filme Uyarlanıyor!

Yazar

Geekyapar okurları Yazı Çağrısı altında toplaşıyor, belirlenen konularda kalem coşturuyor. Sen de parçası olmak istiyorsan, duyuruları takip et!

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.