Malum, Harry Potter’ın devam eseri olan, ancak kitap ya da filmden önce tiyatro eseri olan  Harry Potter and the Cursed Child, İngiltere’de seyirci karşısına çıktı. Bu eseri bizlerin tiyatro olarak izlemesi çok zor, kayıtları internete geç düşecektir, İngiltere’de tiyatroya gitmek ise bir başka hayal. Neticede eseri sahnede izleyenler, eserle ilgili ne var ne yok bütün internette anlatmaya başlamışlar, biz de sizlerle eser hakkında bilgileri derleyip paylaşalım istedik. Hatta bu konuyla ilgili, bizimkisi de dahil üç kaynak açalım önünüze.

İngilizcenize güveniyorsanız, Reddit üzerindeki şu iki başlıkta ıncık cıncık bütün detaylar mevcut:

Reddit – Cursed Child Megathread 1

Reddit – Cursed Child Megathread 2

Sağolsun FantastikCanavarlar.com ekibindeki arkadaşlar bu başlıklarıdaki bütün önemli noktaları şu iki yazıda, tek tek ele almış, çevirmiş. Öncelikle, onların kapsamlı yazılarını okumanızı tavsiye ederiz:

“Harry Potter ve Lanetli Çocuk” Oyunu Ön Gösterimi Sonrasında Öğrenebildiğimiz Her Şey

“Harry Potter ve Lanetli Çocuk: Bölüm 2” Hakkında Öğrenebildiğimiz Her Şey

Son olarak, sevgili yazarımız Berna, hem Reddit’ten, hem de FantastikCanavarlar.com ‘dan konuyu takip edip, aşağıda okuyacağınız yazıyı, biraz daha öykü formuna yaklaştırarak derledi. Hem Reddit’i, hem FantastikCanavalar.com’u, hem de bu yazıyı okuyun, sevdiğiniz gibi tüketin diyoruz!

(Bu yazıyı ilk yayına alırken Reddit, FantastikCanavarlar.com ve Twitter’daki pek çok tweet harmanlanıdı. Tek tek yazarak, kaynakların hakkını vermemişiz. Hem FantastikCanavarlar.com ekibine emeklerinden ötürü teşekkür eder, hem de yorumlar ve mesajlarla bu benzerlik konusunda bizi uyaran bütün okurlarımıza teşekkür ederiz. Yüzsüz gibi FantastikCanavarlar.com ekibini çay içmeye çağıracak değildik ya? 😉 Sağolsunlar, emeklerinin hakkı onlarındır!)

Şimdi, baştan söyleyelim, hem yukarıdaki bağlantılar, hem de bu yazı, elbette. Cursed Child oyunu üzerine babalar gibi spoiler içeriyor.  Görselden sonra bizden günah gider, haberiniz olsun!

İyi okumalar!

original

Spoiler yemeye baştan razı olanlar kaldıysa sadece, direkt olaya giriyoruz, hazır mısınız? İşte başlıyoruz…

Oyunumuz Albus, Scorpius ve Rose’un ilk okul yılıyla başlasa da devamı ve büyük çoğunluğu ilerleyen dördüncü yıllarında yer alıyor. Harry Potter serisindeki kahramanlarımızın çocukları birer birer binalara dahil olurken Seçmen Şapka seremonisi gerçekleşiyor. Albus Severus Potter ve Scorpius Malfoy Slytherin’e; Rose Granger-Weasley, James Sirius Potter ve Lily Luna Potter ise Gryffindor’a yerleşiyor. Bir Potter’ın karanlık sanatlarla nam salmış bir Hogwarts binasına yerleşmesi, hayranları olduğu kadar Hermione ve Ron’un kızı Rose’u bile rahatsız ediyor, zira genç Rose’umuz, Albus’a sırf Slyherin’e girdiği için sinirleniyor. Yahu çocuk ne yapsın, Seçmen Şapka’dan çıkarsana hıncını be kızım…

Bizim Harry, çocuklarına Hogwarts’a gitmelerinden önce onlara bazı hediyeler veriyor ve bunlar sırasıyla James için görünmezlik pelerini, Lily için peri kanatları ve Albus için ise küflü bir battaniye. Albus Severus bu hediyeye ne kadar bozulup kırılsa da, Harry bu hediyenin manasının olduğuna inanıyor: zira bu küflü hatıra, Harry’nin Dursley ailesine gittiğinde sahip olduğu tek şeydi. Ama çocuk da haklı şimdi, kardeşlerine güzel ve işe yarar şeyler hediye edilirken kendisine eski ve dökülen bir battaniye verilmesi gerçekten içler acısı. Büyüyünce anlayacaktır diye kendini avutmuştur herhalde Harry. Ne yapalım, babaları Harry, bir bildiği vardır artık.

Oyun devam ettikçe öğrendiğimiz bilgiler de birbiri ardına geliyor. Minerva McGonagall Hogwarts’ın yeni müdiresi olmuş, Neville Longbottom ise sadece adı geçse de profesör olarak işe başlamış. Ne profesörü olduğuna dair bir bilgi göremedik fakat Bitkibilim olduğuna dair yüksek inancımız var. Zira kitapları okuyanlar bilir, Neville Bitkibilim konusunda oldukça takıntılı bir karakterdi.

Rose-Granger-Weasley

Onların haricinde oyuna dair oluşan arka plan bilgi seli devam ediyor: Albus, Slytherin’e girdi diye okuldaki birçok kişi çocukcağıza karşı tavır alıyor ve bu durum da babası Harry ile Albus Severus’un arasından su sızmasına neden oluyor. Albus’un kardeşi James Sirius ise, Albus’un aksine okulda oldukça seviliyor; hatta öyle ki Fred ve George ikizleri kadar eğlenceli bir tip olduğu söyleniyor. Bu sırada Rose ise annesinin burnundan düşmüş gibi. Parlak zekasını annesinden alan Rose, her şeyin üzerine bir de Quidditch ile ilgileniyor ve ikinci okul senesinde ise Gryffindor takımına kovalayıcı olarak girmeyi başarıyor. Eh böylesine parlak bir kızın kısmeti de parlak olur değil mi? Draco Malfoy’un oğlu Scorpius ise Rose’a biraz yanık. Hatta bir sahnede de oldukça utangaç ve şeker biri olarak Slytherin’in tam aksi bir kişiliğe sahip olan Scorpius, kavruk kızımıza bir iltifatta bulunuyor ve “fırından yeni çıkmış ekmek” misali koktuğunu söylüyor. Malfoy erkeklerinin iltifat kavramı da bir hayli değişik doğrusunu söylemek gerekirse. Ne diyelim, genç aşıklar işte…

Çocuklar okulda tamam da peki bizim serinin asıl kahramanı ve bu gençlerin ebeveynleri nerede peki? Basit, hemen cevaplayalım. Hermione Granger ondan beklenen en yüksek yerlerden birinde, Sihir Bakanlığı’nda Sihir Bakanı olarak iş yapıyor. Bizim alnı çizik Harry ise Sihirli Yasal Yaptırım Dairesi’nin başına geçmiş. Altın üçlümüzden Ron ise bakanlık bünyesinde değil ne yazık ki, Weasley Şaka Dükkanı’nda ağabeyi George ile beraber dükkan işletiyor o sırada.

Harry-Potter-and-the-Cursed-Child-Anthony-Boyle-as-Scorpius-Malfoy

Promo resimlerinde bile göremediğimiz bir karakter olan Astoria Malfoy, yani Draco’nun eşi ve Scorpius’un annesi, ne yazık ki amansız bir hastalıktan dolayı öbür dünyaya göçüveriyor. Zaten Astoria ve Draco’nun çocukları olmadığına yönelik süregelen şüpheler ve Scorpius’un da Voldemort’un oğlu olduğuna dair iddialar sürerken bu ölüm de Malfoy ailesini bayağı derinden etkiliyor.

Oyunun bir noktasında, aslında hiç de o kadar beklemeyeceğiniz bir karakter çıkageliyor: Amos Diggory. Soyadından tanımış olmalısınız ki, Amos, Cedric Diggory olarak tanıdığımız cesur Hufflepuff öğrencisinin babası. Hani Ateş Kadehi’nde Voldemort’a kurban giden o turnuva büyücüsü. Amos, Harry’ye gidiyor ve yalvara yakara onun geçmişe dönüp Cedric’i kurtarmasını istiyor. Tam bir baba yüreği, hala oğlunu unutamamış işte. Bu durumu öğrenen Albus Severus ve Scorpius ise çoközlü iksir kullanarak Harry ve Ron kılığına girip, Harry’nin eşyaları arasından zaman döndürücüyü cebe indiriyorlar ve geçmişe yolculukları o anda başlıyor. Bizim yaramaz ufaklıklar ortalıktan kaybolunca, babaları da birbirine giriyor, tıpkı Hogwarts yıllarında olduğu gibi kavga etmeye başlıyorlar. Her şeyin üzerine bir de Harry, Hogwarts’a gidip Dumbledore’un portresiyle konuşuyor bütün bu vukuatlar üzerine. Seyircilerden öğrendiğimize göre bu sahne oldukça içtenmiş.

Oyunun bundan sonraki kısmında tüm kronoloji bozuluyor, zaman yolculuğu yapan Albus ve Scorpius zamanı adeta büküyorlar ve geleceği değiştiriyorlar. Ah bu yaramazlar nelere neden oluyorlar nelere, bir bilseniz… Bizim bıdıklar, Cedric oyunu kazanıp Voldemort’un olduğu yere Harry ile beraber ışınlanmasın diye ona bir takım oyunlar oynuyorlar ve küçük düşürmeye çalışıyorlar. Kılık değiştiren bizim çocuklar bir Durmstrang öğrencisi şeklinde gerçekleştiriyor bunu ve Hermione teyzeleri de o gençlik yıllarında bunu görüp Krum ile birlikte baloya gitmekten vazgeçiyor. Ron baloya yine de Padma Patil ile gidiyor, bu sırada kıskanacağı bir Viktor Krum-Hermoine Granger ikilisi olmadığı için de oldukça mesutlar. Hatta öyle ki, Hermione’yi kıskanmasına bir neden olmadığı için aralarında bir kıvılcım alevlenemiyor ve baloda Padma ile yakınlaşıyor Ron. Öyle ki, birbirlerinden bayağı bir hoşlanıp ileride evleniyorlar. Evet, EVLENİYORLAR! Zaman çizgisinde yaptıkları ilk yamukluk bu oluyor işte bizim Albus ile Scorpius’un.

E hal böyle olunca Ron ve Hermione hiç evlenememiş ve dolayısıyla gelecekte de Rose ve Hugo denen çocukları aslında hiç doğmamış oluyor. Geleceğe geldiklerinde durumun böyle olduğunu gören Albus ve Scorpius, tekrar geçmişe gidiyorlar. Bu çocuklar hiç akıllanmıyor doğrusu… İkinci yolculuklarında, Harry ve Cedric’i beraber bir vaziyette Voldemort’un karşısına çıkartan o kupa anahtara ulaşan yalnızca Harry oluyor, zira Cedric’i kurtarmak adına ona oyun oynamışlardı zaten. E, Voldemort’un karşısına bir tek Harry çıkınca da olaylar farklı gelişiyor tabii ve asıl dananın kuyruğu tam burada kopuyor: Cedric olmadan tek başına direnen Harry, oracıkta ölüyor!

karanlik-isaret-yeni

Bizim veletler tekrar geleceğe gittiğinde ise görüyorlar ki bütün dünya toptan değişmiş: Voldemort başa geçmiş, Hogwarts’ın müdüresi Umbridge (ıyyy dediğinizi duyar gibiyim) ve en önemlisi de bu geleceğe dönüşte Albus ve Scorpius arasında gerçekleşen şey ne yazık ki. Scorpius bu karanlık gelecekte yanında Albus’u göremiyor çünkü Harry turnuvada öldüğü için hiçbir zaman büyüyüp Voldemort’u yenemiyor ve Ginny ile evlenemediğinden dolayı da Albus doğamıyor. Bu mesele Scorpius’un aklını karıştırmış olacak ki, bizim minik Malfoy Albus’un nerede olduğunu gidip kurbağa surat Umbridge’e soruyor ve pembe şeytan müdire ise şöyle cevap veriyor: “Harry Potter öldüğünden bu yana Hogwarts’ta senelerdir bir Potter bile yok.” Ha bir de üzerine her şey sanki yolundaymış ama bir aksilik yaşanması lazımmış gibi o günün de Voldemort Günü olduğu ortaya çıkıyor. Şansa bakın! Oyunun ilk kısmı bu günü kutlama eşliğinde sona ererken sahnede bir Ölüm Yiyen işaretini görüyoruz.

1 2

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.