KotOR, Mass Effect ve Dragon Age’in Özünde Aynı Oyun Olduğuna 6 Kanıt
Yanlış olmasın, biz bu üç oyunu çok seviyoruz. Ölümüne seviyoruz hatta. BioWare’in başımızın üzerinde ayrı bir yeri var ve Mass Effect 3’ün orijinal sonu ile Dragon Age 2’nin o “tam olmamış” havası bunu değiştiremedi. Fakat yine de, Kanadalı firmanın bu efsane üç oyununa bakınca, biraz fazlaca benzediklerini görmeden edemiyoruz. Özellikle de şu aşağıdaki altı madde için, birisi çıkıp “Abi BioWare üç oyun arasında o konularda sadece isimleri değiştirmiş” deseler, inanırız o derece. Formül üç oyun arasında hiç değişmiyor demek değil bu yazı, ama bazı noktalarda evet, BioWare bazı hikaye ögelerine fazlaca sırt yaslıyor.
1. İlk tanıştığımız erkek karakter hikaye boyunca arkamızı kollayan bromuzdur:
KotOR’da Carth Onasi, Mass Effect’te Kaidan ve Dragon Age’de Alistair bu maddenin üç oyundaki örnekleridir. Bu karakterler bir anlamda vicdanımızın sesi işlevi de görürler. Dünyayı ilk onların kılavuzluğuyla tecrübe ederiz. Aynı zamanda o dünya ile ilgili pek çok bilgiyi de ilk onlar verirler. Tüm oyunlar boyunca kalbimizde onların yeri hep ayrı olur. Eğer kadın bir karakter oynuyorsak, şu aşağıdaki madde bu üçü için geçerlidir. Mass Effect 2 için bu bro da Jacob’dır.
2. İkinci tanıştığımız karakter her zaman kadındır, ileride romantik ilişkimiz olur:
KotOR’da Bastila Shan, Mass Effect’te Ashley ve Dragon Age’de Morrigan bu yukarıdaki broların kadın versiyonudur. Eğer kadınsak, bunlar bizim bromuz olurlar ama yok eğer erkeksek, kesinlikle ilk romantik göz ağrılarımız bunlardır. Her oyunda sonraları başka romantik potansiyeller baş gösterir, ama bu üçlü, ilk aşklarımız gibi, hep kalbimizde ayrı bir yerdedirler ve çoğu kişi oyunu bunlarla yüzgöz olmadan bitirmez. Mass Effect 2 için de aynı işlevi Miranda görür.
3. Ana karakterimiz hep düzeni koruyan kadim bir örgütün üyesidir
En bariz ilginçlik de burada. Üç oyun da, ana karakterimizin sonradan -girmesi aslında çok da geleneksel olmayan- kadim, güçlü ve düzeni korumaya kendini tam manasıyla adamış bir örgüte, tarikata girmesiyle başlar. KotOR’da ana karakterimiz Jedi’lara katılır, Mass Effect’te Shepard insanların alınmadığı Spectre organizasyonu için sınanır ve Dragon Age’de başımızı soktuğumuz çatı Grey Warden’ların çatısıdır. Bu örgütler, oyun boyunca size bir rozet verirler ve hikayenin sınırlarını belirlerler.
4. Ana kötü adamımız hep bu kadim örgüte ihanet edip, karşı tarafa geçer
Bu örgütün tek vasfı size başınızı sokacağınız bir hikaye çatısı vermeleri değildir tabii ki. Bu üç örgüt de sizin aidiyet duygularınızı körükleyip, ihanete uğradığınızda bunu gerçekten hissetmenizi sağlarlar. Bu ihanet KotOR’da hikayenin başlangıcından önce olur (Malak Jedi’lara çok önceden ihanet etmiştir), Mass Effect’te hemen başta vuku bulur (Saren Spectre’ları satar) ve Dragon Age’de ise siz sırtınıza bıçağı yemeden evvel biraz vakit geçer. En nihayetinde bu ihanet önemsizdir, çünkü öğrenirsiniz ki..
5. Ana kötü adamlar hiçbir zaman bu hainler değildir, onlardan da büyük ve eski, başka kötülüklerdir
Üç oyun da meseleye biraz farklı yaklaşır, KotOR’da Malak’ın arkasındaki kötü adamların gerçekten kim olduğunu sonuna kadar öğrenmeyiz (hatta ikinci oyun bile diyebiliriz), Mass Effect bunu suratımıza yarım saat sonra çarpar, Dragon Age ise bu büyük tehditle açılır. Fakat en nihayetinde temel aynı temeldir, sen bir hainle mücadele edersin ama aslında resim sandığından büyüktür. True Sith, Reaper’lar ya da Archdemon/Darkspawn, fark etmez, belli ki bu hain senin ilk oyunda alt edeceğin düşmandır, diğer büyük düşman ise devam oyunlarında tamamen alt edilmek üzere tasarlanmıştır.
6. Ve oyunun bir noktasında, bu kötü adamların pişmanlık belirtme fırsatları vardır
Eğer üç oyunu da oynamadıysanız, şimdi söyleyeceğim size spoiler olacaktır. Fakat bu klişe de üç kötü karakter için aynen mevcuttur. Dragon Age için oyunun ortasında, Mass Effect için asıl boss dövüşünden önce ve KotOR için her şeyden sonra bu ana kötü adam pişmanlık ifade eder. Bunu ediş yöntemleri farklıdır. Dragon Age’de Loghain’i yanınıza alabiliyorsunuzdur, Mass Effect’te Saren pişmanlıktan intihar edebilmektedir, KotOR’da ise Malak ölmeden önce üzüp gider. Ama genel formül değişmez. Burada adeta çocuksu bir mesaj vardır ama bir yandan da kötü adamlara yer yer sempati duymanızı da ister. Niye? Çünkü dedik ya, asıl kötü adamlar zaten onlar değillerdir, onlar da kurbanlardır aslında…
Yalnız olduğunu düşünen, ama bunun uzun sürmeyeceğini bilen bir adam. Bir gün Kaliforniya'nın yeşillikleri uğruna Arizona'daki evini terk edip gitti, geri dön çağrılarına da kulak vermiyor.
Tüm yazıları (1579)





Yorum Yap