EDEBİYAT

HEPSİNİ GÖR

Yükle Gelsin!

Merhaba, çok değerli geekler! Vesilesiyle sitemizde her ay bir günümüzü tamamen Tolkien geekliğine ayırdığımız Silmarillion Antolojisi’ne hız kesmeden devam ediyoruz. Bir önceki yazıda Morgoth ile Sauron’dan bahsedip ikisinin motivasyonları arasındaki farkları görmüş, kitaptaki kötülük konusunu iyice irdelemiştik. Bugünkü yazımızda ise bu konudan birazcık çekiliyoruz, kameramızı elflere doğru çeviriyoruz.…

WandaVision ile başlayan dördüncü faz yolculuğumuzun ikinci durağı olan The Falcon and The Winter Soldier sonunda bizlerle buluştu. Bazılarımız WandaVision dizisiyle ilgili istenen Marvel kokusunu veremediğinden söylenirken, bazılarımız da yeni dizimiz olan Falcon’un fazla sıradan olacağından endişe ediyordu. Açıkçası ben herkesin ortasında duruyor ve beklentimi de dengeli tutmaya…

Tam üç yıldır hepimizin büyük bir merakla beklediği gün geldi ve sonunda Zack Snyder’s Justice League çıktı. Önce Warner Bros. tarafından olmadığı iddia edilen, daha sonra Snyder’ın bizzat kendisinin, var olduğunu açıklayarak hayranları ateşlediği ve ateşlenen hayranların Warner Bros.’dan söke söke aldığı bu filmi sonunda izledik ve sinema…

Şimdilerde hepimiz, sevdiğimiz fantastik dünyanın dizi uyarlamalarını bekliyoruz. Bazılarımız Witcher’ın ikinci sezonunu, bazılarımız Shadow and Bone’u ve hemen hemen hepimiz Lord of The Rings’in dizisi için gün sayıyoruz. Fakat tüm bunların arasında çok az insanın beklediğini düşündüğüm ve beni en çok heyecanlandıran dizi kesinlikle Amazon’un ellerinden çıkacak olan…

Bu animasyonun fragmanlarını ilk gördüğümde çok güzel bir şey izleyeceğimi düşünerek küçük bir heyecan içerisinde beklemeye koyuldum. Zaten animasyonlara karşı oldukça ilgili olduğumdan kesinlikle es geçmeyeceğimden emindim ve fragmanlarda gördüklerim de ilgimi çekmeye yetmişti. Ancak çıkar çıkmaz izlediğimde anladım ki fragmanlarda gördüğüm kadar heyecanlanmama gerek yokmuş. Niye mi,…

Bundan tam olarak iki gün sonra kıyamet kopacak arkadaşlar. Zack Snyder’s Justice League çıkar çıkmaz internet âlemi alev alacak. Filmi seven insanlar sevmeyenlere “Marvelcı” diyecek, sevmeyen insanlar sevenlere “Sen Snyder’ı savundun!” diyecekler, masalar havada uçacak, tabaklar kırılacak, sesler yükselecek! Tabii böylesi bir deprem yaklaşırken öncesinde artçılarını hissetmemeniz imkânsız.…

Geçirdiğimiz son bir buçuk yıl, bütün dünyada ve bütün bir sinema sektörü açısından pek verimli değildi, malumunuz. Burada salgından uzun uzun bahsetmeye gerek yok, içerisinde yaşıyoruz. İster istemez çekilmesi planlanan filmler durduruldu, çekimi tamamlanan filmler gişe endişesiyle birçok kez ertelendi, bazıları yeni bir şeyler deneyip yayıncı platformlarla anlaştı…

Oyun dünyasında son zamanlarda gittikçe artan oyun fiyatları, donanımların ve konsolların pahalılaşması, son günlerdeki malum Geforce Now olaylarıyla; streaming sistemiyle oyun oynama ümidimizin de ufak ufak sönmesiyle ”Ne yapacak bu oyuncular?” diyip duruyoruz. Durum böyle olunca da, insanın alternatif sistemleri kucaklayası geliyor. Eh, şu an itibariyle en cazip…

Romanların olayları kadar, anlatım tarzları da mührüdür hikâyenin. Yazarın yaverliğini kabul edip etmeyeceğimizin ilk belirtisidir. Bazılarının dili, olanca hayalperestliğiyle zıplar, koşturur tepinir, ayaklarımızı yerden keserken bazıları karamsarlığa gark eder, elle tutulacak kadar basık havasıyla boğulma etkisi yaratır üstümüzde. Kimi ise bir kuş teleği hafifliğinde dokunur geçer hayatımızdan, bittiğinde…

Simülasyonlar temalı yazı dosyamıza hız kesmeden devam ediyoruz demek isterdim. Ancak bir önceki yazının üzerinden neredeyse bir ay geçtiği için, doğruyu söylüyor olmam. Bu gecikmenin mücbir sebeplerle gerçekleştiğini de söylemek isterdim nitekim eğer bu mücbir sebeplerin, benim konuyu açıklayıp açıklayamayacağıma karşı duyduğum endişe olduğunu kabul edersek, söyleyebilirim. Şuradan…

Modernizm’e kadar gördüğümüz şiirlerde, anlatıcı şair değildir. Yazar, şairdir elbette, yani yazdığı şeyden elbette ki sorumludur fakat anlatıcıdan bahsederken farklı bir karakterden söz ediyor oluruz. Shakespeare’in sonelerinde örneğin, Gizemli Kadın’a haykıran kişi Shakespeare’in kendisidir diyemeyiz, “anlatıcıdır” deriz. The Love Song Of J. Alfred Prufrock şiirinde anlatıcımız TS Eliot…

Birbirinden farklı platformlar tarafından her gün üstümüze, birbirinden farklı onlarca içerik atılıyor. Artık bu duruma o kadar alıştık ki resmen içerik arsızı olduk. Eğer bir ayda, belirli bir sayının altında film ya da dizi çıkarsa burun kıvırmaya başladık. Fakat bazı zamanlar, bu içerik bolluğu içerisinde kaybolabiliyor; tüketmekten keyif…

Merhabalar, İskandinav mitolojisi sevdalıları dostlarım! Hellblade 2 fragmanında duyduğumdan beri müziklerini büyük bir aşkla takip ettiğim, İskandinav mitlerinden büyük ölçüde ilham alan bir grubun yazısıyla geldim bugün size. Konsept albümlerden bahsedip duruyorum, “konsept grup”lardan ise pek bahsetmiyorum. Bugün bahsedeceğim grubun albümleri için konsept demek grubun genel estetiğine ve…

Marvel’ın dördüncü fazını başlatan dizi WandaVision, ilk sezonunun sekizinci bölümüyle de sektirmeden bizi ekranların başında tutmayı başardı. Bazen oturduğum yerden, diziyi izlerken nasıl heyecanlandığıma, sonraki bölümü nasıl beklediğime şaşırırken buluyorum kendimi. Bu bölümde, birkaçına şuradan ulaşabileceğiniz büyük sorularımızın çoğuna cevaplar aldık fakat bazı şeyler de azıcık tadımızı kaçırdı;…

Simülasyon kelimesini çoğunlukla, kafamızda soyut olarak canlandırsak bile somut koşullar altında ve sıklıkla da bilgisayar ile bağlantılı şekilde düşünüyoruz. Yeni dosya konum simülasyonlar olarak belirlendiğinde, aklıma gelen ilk şey bu olmuştu. Öyle ya, bu kelimeyi zaten bir sistem, sistemin araçları ve bir de bilgisayar programı aracılığıyla gerçek şeylerin…