EDEBİYAT

HEPSİNİ GÖR

Yükle Gelsin!

Ülkece en son ne zaman milli bir yarışmanın heyecanı ile coştum hatırlamıyorum desem inanır mısınız? Herhangi bir takım için duyduğumuz gururdan bahsetmiyorum, spor müsabakalarında yakın zamanda böyle bir başarımız veya heyecanımız oldu ve kaçırdıysam beni mazur görün. Arada sırada atletizm veya jimnastik gibi alanlarda üstün başarılar kazanıyoruz fakat…

Görmezden gelmenin giderek zorlaştığı iklim sorunlarından kafamızı biraz sıyırabilirsek, dört mevsim yaşayan bir coğrafyada, hangi mevsimin diğerini döveceğiyle ilgili çocukça kavgalarımızı bir kenara bırakmak konusunda hemfikir olabiliriz. Yine de hayatın pek çok alanında olduğu gibi, bu da öznel bir konu ve bazılarımız, bazı mevsimleri daha çok seviyoruz. İşin…

Marvel’ın, içerisinde küresel bir salgının da bulunduğu çeşitli nedenlerle üzerimize içerik fırlatmaya verdiği bir yıllık nadas – bu arayı böyle ifade etmeyi sevdik- WandaVision dizisinin ilk iki bölümünün yayınlanmasıyla sona erdi. Çizgi roman evrenini sadece uzaktan bilen, süper kahramanları ise peşi sıra çıkan üçlemeleri, beşlemeleri, dizileri takip eden…

İnsanların ölümsüzlüğe imrendiklerini ve sanat yapmamızın asıl sebebinin arkamızda bizim son nefesimizi vermemizle yok olmayacak, ölümsüz birtakım izler bırakmamız olduğunu düşünüyorum. Hatta birçok şair de bunun farkında esasında. Sanatın anıları ve duyguları ölümsüzleştirmeye yaraması, birçok akımda ve birçok şiirde değişmeyen bir tema olarak karşımıza çıkıyor. 16.yüzyıl şairi Edmund…

Selam millet! Bir geek olarak Tolkien sevdamı yaymaya çalıştığım minik misyonerlik projem olan Silmarillion Antolojisi’nin bir bölümüne daha hoş geldiniz! Biz bu antolojide J.R.R. Tolkien’in yarattığı Legendarium’a bir saygı duruşu niteliğinde, bölüm bölüm Silmarillion inceleyip yeri geldiğinde küçük küçük ara bilgiler veriyoruz. Antolojimizin şuradan ulaşabileceğiniz sekizinci yazısında Thingol…

Açık açık konuşalım, bir filmin kitabını okumak için pek bir sebep yok. Bir filmin ya da oyunun kitabı üründen öteye geçemiyor. Koleksiyoncuysanız alır rafınıza koyarsınız belki. Çok hayranı olduğunuz bir şeyse belki, alırsınız. Yani zaten okumak için üretilmemiştir o eser, alınmak için üretilmiştir. Çünkü olay oyundaki balta fırlatma…

Oyunların birer sanat eseri olup olmadığını tartışırken içlerinde barındırdıkları minik sanat eserlerini unutup duruyoruz aslında. Video oyunu dediğimiz kavram teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza girdiği için diğer sanat dallarının gerçek anlamda gerisinde kalıyor- İnsanlar oyunları ciddiye almaya henüz yeni yeni başladı. Dolayısıyla sürekli birbirinin üzerine çıkmaya çalışan ve ait olduğu…

Geride bıraktığımız bu berbat yılı bitirirken Pixar, tüm dünyaya bir Noel hediyesi verdi ve senenin belki de en merakla beklenen filmi Soul nihayet Disney Plus’da yayınlandı. Geçen sene sadece logosu, oyuncu kadrosu ve yönetmeni Pete Docter’a bile heyecanlanmış, yıl içinde fragmanları geldikçe iyice coşmuştuk. Nihayet filmi de izlediğimize…

Yüksek bütçeli oyunların ortalığı kasıp kavurduğu bu günlerde insan, bazen her şeyden uzaklaşıp kafasını dinleyeceği küçük oyunlar oynamak istiyor. Hele ki son zamanlarda üstümüze atılan ve yüzlerce saatimizi içine çeken açık dünya oyunlarından kaçarak; minik, tatlı bir limana sığınmak istiyor. İşte bugün, sizi benim sığındığım bu tatlı ve…