İçeriğe geç
Muhitkâr ol
Oyun 6 dk okuma

Geçmiş Oyunlar Gelecek: Zaman Yolculuğu Konulu 11 Şahane Oyun

Yiğitcan Erdoğan
Prince of Persia: The Sands of Time
Görsel: Prince of Persia: The Sands of Time, tanıtım görseli (IGDB)

Buradan oyun yapımcılarına resmi talebimdir; video oyunlarında kullanılabilinecek en eğlenceli tema ve mekaniklerden biri zaman yolculuğu. Gerçekten. Tutun da on birinci yüzyıldan itibaren her seneyi tek tek oyuna programlayın demiyorum. Kast ettiğim şey “aa ne güzel Assassin’s Creed” gibi bir yere bizi bırakıp, “keşfet bakalım” tipi bir oyun da değil. Ben istiyorum ki oyunlar 1950’lerde başlasınlar, 1970’lere uçalım, 80’lerde kaçalım. Olmadı mı? Zamanı ileri / geri alabilelim dilediğimizde. Bunları yapan oyunlar hep çok eğlenceli oluyor sevgili oyun sektörü. İnanmıyor musun? Al bak!

 

Back to the Future: The Game

Back to the Future

Telltale’in daha kendini tam bulamadığı yılların bir ürünü Back to the Future: The Game. Bu oyun çıktığında henüz Sam & Max yıllarının getirdiği “bir macera oyununda hâlâ çözülmesi gereken bulmacalar olmalıdır” kafasından çok çıkamamışlar, “seçeneklerle hikayeyi şekillendirme simülasyonu” janrına tam giriş yapamamışlardı. Bir nevi çıraklık dönemi işi yani anlayacağınız. Peki bu oyunun gelmiş geçmiş en iyi Back to the Future oyunu olmasına engel mi? Kesinlikle değil! Marty McFly ve Doc Brown’ın hayranları oyunu kaçırmamalı.

 

Braid

Braid

Braid’in “zaman yolculuğu” konsepti çok başka aslında. Oyun boyunca sadece temel bir mekanik zannediyorsunuz. İşte küçük kozalak tipi düşmanların üzerine basıp sıçrıyorsunuz, tam yerine rast gelemiyorsanız da basıyorsunuz geri alma tuşuna. Ama oyun eğer tüm bulmaca parçalarını bulup, kendini hakkıyla bitirirseniz size çok acayip bir son bölüm sunuyor. O son bölümde anlıyorsunuz ki, zaman yolculuğu bu hikayenin mekaniksel kısmı haricinde de çok derin bir yerinde duruyor. Oyunu böyle kıymetli yapan da o.

 

Chrono Trigger

Chrono Trigger

Az buçuk “J-RYO” dediğimiz türü sevenlerle konuşursanız, laf illa ki dönüp dolaşıp Chrono Trigger’a gelir. Square Enix’in geniş külliyatı içerisinde ne hikmetse Final Fantasy’ler, Dragon Quest’ler kadar devamı gelmemiştir. Belki de bu yüzden, hani bulunmaz Hint kumaşı hükmünde olduğundan kıymeti çoktur Chrono Trigger’ın. 1995’te SNES için çıkan oyunu merak ediyorsanız, şu sıralar hem iOS hem de Android’de bulunduğu gerçeğini de paylaşalım. Bir göz atmak isteyebilirsiniz.

 

Command & Conquer: Red Alert

C & C Red Alert

Zaman yolculuğu bazen bir tema olarak kullanılır; bazen de konunun oluşturduğu büyük resmin bir parçasıdır. Red Alert’in ikinci kategoriye düştüğünü söyleyeceksek, bu küçük yapboz parçasını çok iyi kullandığını da itiraf etmek gerekiyor. Albert Einstein’ın zamanda geriye gidip Hitler’i Nazi Almanya’sını kurmaktan alıkoyduğu bir alternatif gerçekliği konu alan Red Alert, bununla yetinmiyor, finalde bir twist daha çakıyordu hepsinin üzerine. O da zaten oyunu “oo iyiymiş” seviyesinden, “VAY BABAM BU NEYMİŞ”‘e çeken şeydi.

 

Day of the Tentacle

Day of the Tentacle

Zaman yolculuğu mekaniği her türe gidiyor arkadaş. Gidiyor işte! Üstüne üstlük sadece konu ve tema olarak değil, mekanik olarak da gidiyor. Hem mis gibi aksiyon yapabiliyorsun, platformda işe yarıyor, hem de bak, temiz bir macera oyunu da çıkartabiliyorsun aradan. Maniac Mansion’ın devam oyunu Day of the Tentacle’a bakın mesela. Üç farklı karakter, üç farklı zaman periyodundalar ve onları simultane kullanarak bulmaca çözmeye çalışıyoruz. Tabii mizahı, esprisi de gırla…

Prince of Persia: The Sands of Time

Prince of PErsia

Sands of Time hem zaman yolculuğunun mekanik olarak kullanıldığı, hem de konunun içinde önemli bir yer tuttuğu oyunlardan biriydi. Fikir Ubisoft’un aklına nereden geldi hakikaten bilmiyorum, zira baktığınızda orijinal Prince of Persia’da bu temayı kaldıracağına dair herhangi bir emare yok. Ama Sands of Time gösterdi ki, kaldırmakla kalmıyor, baya benimsiyormuş Prince of Persia zaman yolculuğu temasını. Sands of Time hem konu, hem de mekanik olarak öyle güzel koydu ki ortaya bunu, bir anda seri bundan başka hiçbir şeyle anılmaz oldu!

 

Singularity

Singularity

Çağımızda şöyle bir gerçek var maalesef; bazı video oyunları sene geçtikçe flulaşan çizgilerde kaybolmaya başlıyorlar. Mesela Singularity’yi hatırlayanınız  var mı? Sanmam, ben de bu liste için hazırlığa oturana kadar “ney, pardon?” hissiyatındaydım. Bazı devam oyunlarını sadece serileri yüzünden çok anıyoruz, çok övüyoruz; arada da Singularity gibi çok ilginç mekaniğe sahip oyunlar kayıp gidiyor. Tamam kabul, zaman yolculuğu mekanik olarak tam oturmamıştı Singularity’de, ama yine de orijinal bir oyundu. Kabul edin, dev kıymet bu artık!

 

Teenage Mutant Ninja Turtles: Turtles in Time

Teenage Mutant Ninja Turtles Turtles in Time

Teenage Mutant Ninja Turtles oyunları bir dönem çok iyiydi, hatırlar mısınız? Ateri dediğimzi konsollarımızda kasetleri takar, bangır bangır gelen 8-bit müziklerin eşliğinde Shredder’ın sonsuz ninja askerlerini döverdik. Zor oyunlardı, ama şahane eğlencelilerdi. Turtles in Time ise bunun bir tık üzerine çıktı, onu da işte konseptiyle başardı. Beat ’em up oyunları tematik olarak kuvvetli olurlarsa başarılı olurlar; Turtles in Time’da Ninja Kaplumbağalar ile farklı zaman dönemlerinde düşman dövüyorduk arkadaş, yani şimdi bu nasıl gelmiş geçmiş en iyi beat ’em up’lar arasında olmasın?

 

The Legend of Zelda: Oracle of Ages

The Legend of Zelda Oracle of Ages

Aslında buraya Ocarina of Time’ı da alabilirdik elbette. Ve tabii ki, devam oyunu olan Majora’s Mask’i de. İki oyun da zaman yolculuğunu bir tema olarak çok kuvvetli bir şekilde kullanıyorlardı. İkisinde de anlatılan hikayeye iki göz iki çeşme tepki vermemek mümkün değil. Ama benim gönlümden Oracle of Ages geçti burası için; ne yalan söyleyeyim. Game Boy Color’ın eti neydi, budu neydi; sen geçmişe götürdüğün karaktere diktirdiğin fidanı gelecekte serpilmiş bir çınar olarak ne güzel ince görüp çıkarttın ya? Bu ne tatlı bir harekettir yani?

 

TimeShift

Timeshift

Geldik listemizin adında Time geçen oyunlarına ve kapanışına. TimeShift de Singularity gibi, biraz süzgeçten geçerken ayakta kalamamış oyunlardan bir tanesi. Yapımcısı sonradan bu tip “aa değil mi öyle bir oyun vardı hakikaten?” kategorisinin ağa babalarından Inversion’a da imza atmıştı, şimdilerde de Microsoft için Halo: Master Chief Collection üzerinde çalışıyor. Açıkçası TimeShift sonrası büyük umutlarım vardı kendileriyle ilgili. Evet, TimeShift kusursuz bir oyun değildi; ama iyiydi, ümit vaat ediyordu. Ne hikmetse, Saber Interactive o kafaya gelemedi bir türlü…

 

TimeSplitters

Timesplitters

Hatırlarsınız bu seriyi değil mi? Bu bir aralar her PS2 sahibinin en az bir kere oynadığı, hayatında en az bir kere duyduğu isimlerden biriydi. Çok da çekici bir seriydi be! Sahip olan arkadaşlarımı oynarken izlediğimi, bunlara çok imrendiğimi öylesine net hatırlıyorum ki, üzerinden seneler geçmesine rağmen TimeSplitters aklımda bir arzu nesnesi olarak kalmış. Ama nasıl kalmasın? Hop 1994’te, hop 2401 senesinde, hop 1924 semalarında gezdiğimiz bir oyun, sizin için de çok çekici gelmiyor mu?

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

6 yorum

  1. Red Alert diyip zaten kalbimi fethettin. Bir de üstüne Day of the Tentacle da olunca daha ne diyim? 🙂

  2. Timesplitters duymamış ve PS2’si olan bir cahildim, sayende yeni bir oyunum oldu (:

    Ayrıca hakikaten haklısın; zaman yolcuğuluğu konusunda filmlerin dizilerin içine düşüyoruz, oyunların da birçok farklı kategoride kullanabileceği bir konu, n’olur uyansınlar.

  3. Oyunda zamanda yolculuk için kullanıcıya sunulan bir mekanizma olmasa da, senaryonun ta kendisi zamansal yolculuklar ve hatta daha bilimsel yaklaşımlarla quantum, paralel evren vb. barındırdığı için “Bioshock Infinite”ten de bir söz etmek istedim. Çok iyi bir kurguysa sahip, film tadında bir oyundur. Oynayın.
    Ayrıca Sands of Time’ı ilk olduğu için belki de seçtiniz ama Prince’in Warrior Within’i mekan ve atmosfer olarak çok daha iyiydi. İki zamanda da modellenmiş mekanlarda dolanmak çok zevkliydi.

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.