DAREDEVIL’in 3. SEZONU İçin Merak Ettiklerinizi SPOILERSIZ Cevapladık!
19 Ekim Cuma günü, üçüncü sezonuyla Netflix’e on üç bölümüyle birlikte bomba gibi düşen Daredevil için sorularınız mı var? Başlama konusunda endişeli misiniz? Hiç dert etmeyin, biz sizin için erkenden bitirip aklınızdaki sorulara yanıt olmaya geldik. Spoiler olmayacağı için rahatlıkla okuyabilirsiniz üstelik, garanti veriyoruz.

1) Öncesinde başka bir şey izlememe gerek var mı?
Daredevil’in üçüncü sezonu, bizzat The Defenders’tan sonrasını ele alıyor. Ancak dizinin tamamını izlemiş olmanızı gerektirecek hiçbir şey yok. Çok merak ediyorsanız ya da illa bilmeniz gerektiğini düşünüyorsanız da izlemiş bir arkadaşınızın size olayları özetlemesi beş dakikasını almayacaktır. Yine de sonunu bilmeseniz dahi Daredevil üçüncü sezona başlarken unuttuklarınızı tekrar hatırlamak adına çok güzel bir özet geçmişler, onu atlamazsanız mutlu mesut on üç bölüm izlemeye devam edersiniz.
Arada çıkan Jessica Jones, Punisher Iron Fist veya Luke Cage gibi dizilerin olay örgüleri, üçüncü sezon senaryosunda etkili değil. İçiniz rahat olsun.
2) Sezonun ilk kısmı/ikinci kısmı diye akıcı veya sıkıcı olarak ayırt edici bir tempo var mı?
Daha çok Jessica Jones ve Luke Cage gibi dizilerde yaşadığım bu hissiyatı açıklayayım size: Sezonun güzel bir tempo kazanması genel olarak ortalama ilk altı bölüm gibi bir süreçte beni harcıyordu. Ya da tam aksine ilk bölümler fazla hareketli geçtiği için geriye kalan bölümleri izlemesi bir hayli zorlaşıyordu. Ancak Daredevil’in üçüncü sezonunda böyle bir şey yok. İkiye ayırabileceğiniz bir tempo sıralamasını unutun. Daha ilk bölümden ekrana yapışıyorsunuz, sonrasında da hiç ummadığınız ve temponun düştüğünü sandığınız her an suratınıza mükemmel olaylar fırlatılıyor; ekrana daha da yapışır hale geliyorsunuz. On üç bölümün, on üç bölümü de inanılmaz sürükleyici, kesinlikle sıkıcılıktan eser yok.

3) Born Again miymiş neymiş, onu işleyeceklerdi bu sezon. Nasıl, becerebilmişler mi?
Size şu kadarını söyleyeyim, çekimler de dahil olmak üzere Born Again’i öyle bir anlatmışlar ki bu sezon, salyalarım aktı her bölümde. Çizgi roman panellerinden kopup gelmiş gibi sinematografi harikası sekanslar var. İzlemeyen bin pişman.
4) Önceki sezonlara kıyaslaman gerekse hangisine daha yakın?
Çok net ilk sezon. Matt Murdock’ın yanına Elektra ve Punisher gibi farklı karakterler koymayınca inanılmaz sürükleniyorsunuz hikayede. Gerçi bana kalırsa ikinci sezon da mükemmeller mükemmeli idi, ancak çok benzetmem gereken bir sezon varsa ilk sezon diyorum. Hatta arttırıyor ve şu ana kadar gelmiş geçmiş en iyi kahraman dizisi sezonuydu diyorum.
5) Fragmanlarda her şeyi belli etmişler mi?
Hayır. Aksine fragmanları görmeniz devede kulak kalır. Sezona dair geniş bilgimiz olmadan izlediğimiz tüm o fragmanlar her ne kadar inanılmaz gazlasa da, emin olun onlar daha hiçbir şey. Üstelik çoğu teaserda da bizzat diziden kısım yok, sırf tanıtım amaçlı çekilmiş sahneler var. Yani hiçbir şekilde keyfinizi kaçıracak bir detay bulunmuyor öncesinde.
6) Bu kadar övdün tamam da… Hiç mi günahı yok bu sezonun yahu?
On üç saatlik koca sezonda zorlayarak sadece iki tane minik detay çıkartabildim. Onları da kendimi bayağı kasarak ve zorlayarak bulmaya çalıştım; inanılmaz derecede cahil ya da nefret eden tipler gibi yaklaşmanız falan gerekiyor yani. Göz ardı edemeyeceğiniz şeyler bile değil.
7) Her hafta bir bölüm mantığında mı izleyelim, yoksa on üç bölümü de Netflix’in verdiği gibi mi tüketelim?
Her hafta bir bölüm izlemeye çalışırsanız, muhtemelen on üç haftalık bir deliliğe sürüklenirsiniz. Bir gün neredeyse hiç yemek yemeden ve yalnızca jenerikte tuvalete gidip gelerek izledim, önceki yarım gün sayılabilecek geceyi de bir an önce sabah olsun da devam edeyim diye geçirdim. On üç saatinizi ayıracak olanağınız yoksa bile istemeden yaratıyorsunuz. Hepsini tek seferde izleyin, rahatlayın. Beklemeyi tercih ederseniz meraktan tırnaklarınızı, parmaklarınızı ve geriye kalan her yerinizi kemirmeye çok rahatlıkla başlarsınız.

8) Koridor dövüşü var mı? Onu söyle sen.
Olmaz mı… Hem de birkaç sefer “Aha kesin burası koridor sahnesi.” diye umut ediyorsunuz ama dizi size burada biraz fake atıyor. Sonra zaten asıl sahne gelince de Charlie Cox’un oyunculuğuna tapınma ve tüylerinizin diken diken olarak bu diziye neden aşık olduğunuzu sözcüklerinizin yetmemesi gibi bir sürece giriyorsunuz, çıkarana aşk olsun.
9) Genel değerlendirmen nedir? Puanla bize bakalım.
Şimdi ben bu sezona 10/10 verirsem, illa aradan iki-üç sivri zeka çıkıp “ibibik ibibik” diye karşı argümanda bulunur. O yüzden kusursuz demeden mükemmel ötesi bir sezon vaadi ile 9/10 veriyorum direkt. İtirazı olan, hata yakalayan o bir puana sıkıştırsın kendi seçtiği günahları. Kör Oğlan, Kör Oğlan olalı hiç bu kadar kaliteli olmamıştı arkadaşlar. İzleyin. DURMANIZ HATA.
Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser
Tüm yazıları (523)
Yorum Yap