İçeriğe geç
Spor 7 dk okuma

NBA’in Son 20 Yılında Gelişiyle En Büyük Fark Yaratmış 20 Bir Numaralı DRAFT Seçimi!

Yiğitcan Erdoğan
NBA'in Son 20 Yılında Gelişiyle En Büyük Fark Yaratmış 20 Bir Numaralı DRAFT Seçimi!

2016 NBA Draft’ı, yani üniversite sisteminden gelen oyuncuların ihtiyaç sahibi takımlar tarafından seçildiği o muhteşem enstantane, dün gece gerçekleşti. Philadelpha 76’ers, ilk sıradan LSU çıkışlı Ben Simmons‘ı,Los Angeles Lakers ikinci sıradan Duke çıkışlı Brandon Ingram‘ı, Boston Celtics ise üçüncü sıradan Jaylen Brown‘ı seçti. Draft günü takasları yapıldı, yollar çizildi. Şimdi herkesin kafasında bir soru var: Bu gençler hemen katkı gösterebilecekler mi?

Yeni seçilen tüm çaylaklardan isteseler de, istemeseler de böyle bir beklenti olacak. Peki bugüne kadar çaylaklar arasında en fazla katkıyı veren kim? Biz de bunu cevaplayalım dedik. Son 20 senenin bir numaralı draft seçimlerinin, gelmeden önceki seneleriyle, geldikleri sene istatistiklerini yan yana koyduk, galibiyet rakamlarını kıyasladık. Tabii ki başka faktörler de var, onları yazıda da açıklıyoruz, ama gelişiyle en büyük farkı yaratan birinci sıra draft seçimleri şu şekilde!

 

2014 – Andrew Wiggins, 40-42’den, 16-66’ye (-24)

01

Wiggins’e böyle biraz ayıp oldu, zira bu düşüş onun kabahati değil. Wiggins aslında Clevaland Cavaliers tarafından draft edildi. Ancak Cavs onu, LeBron’un döneceğini bilmeden draft etmişti. LeBron dönünce, “gençler gelişsin” mantığı, “hemen kazanmalıyız” mantığına bıraktı yerini. Onun için de Wiggins’i Minnesota’ya gençlerle paketleyip, Love’ı takas ettiler. Yeni franchise yüzünü kaybetmiş birtakım da böyle 24’lük bir düşüş yaşadı doğal olarak.

 

2000 – Kenyon Martin, 31-51’den, 26-56’ya (-5)

02

Kenyon Martin’i New Jersey Nets draft etmişti 2000 yılında. Martin hiçbir zaman elit kalibre bir oyuncu olamadı, ama seneler içerisinde pek çok takımın güvenilir bir uzunu olmayı başardı. İlk sezonunda uğursuz gelmiş biraz, orası ayrı.

 

1999 – Elton Brand, 13-37’den, 17-65’e

Elton Brand #4

“N’oluyor, 13’ten 17’ye nasıl 4 düşmüş” diyorsanız, lokavt sezonlarından biriydi bu. Biz de toplam oynanan maçları, normal sezonun toplam maç sayısına bölüp bir katsayı yaptık, sonuç Elton Brand’in hiç de hayırlı bir draft tercihi olmadığını gösterdi. Hoş gerçi, katsayısız falan da belliydi de bu… Chicago Bulls‘un yazık yıllarından.

 

2010 – John Wall, 26-56’dan, 23-59’a (-3)

04

John Wall şu an Wizards’ın sembolü. Ancak o da ilk sezonunda eksiye düşenlerden olmuş. Demek ki hemen, çat diye olmayabiliyor bazen.

 

1998 – Michael Olowokandi, 17-65’ten, 9-41’e (-2)

05

Los Angeles Clippers‘ın çok yazık dönemlerinden, çok yazık bir tercih. Ama zaten 1998 Draft’ı cümleten yazık tercihlerin draft’ıydı. Olowokandi beş sene Clippers’da geçirdikten sonra, üç sene Timberwolves’da takıldı, bir sene Boston’a uğradı; ardından kariyerini 8.3 sayı ve 6.8 ribaund ortalamalarıyla tamamladı.

 

2012 – Anthony Davis, 21-45’ten, 27-55’e (+1)

06

Ben bu listeyi hazırlarken, açık ara en çok buna şaşırdım. Bu arada yine küçük bir lokavt katsayısı var, onu söyleyelim. Anthony Davis sadece bir fazla galibiyet sağlamış New Orleans Hornets‘e. Oysaki ben etkisinin daha kesin ve ani olduğundan emin gibiydim.

 

2009 – Blake Griffin, 29-53’ten, 32-50’ye (+3)

13

Blake Griffin’in olayı tabii ki biraz farklı. Kendisi aslında Clippers’ın 19 galibiyetlik bir sezonunda geldi, ve onun draft edildiği sene Clippers 29 galibiyet aldı. Ancak Griffin’in bunda pek bir payı yoktu, zira çaylak sezonunu sakat geçirdi. O yüzden onun onun ilk oynadığı seneyi aldık buraya. Orada da +3 ile girdi.

 

2011 – Kyrie Irving, 19-63’ten, 21-45’e (+3)

07

Kyrie Irving Cleveland Cavaliers‘a ilk geldiği sene sadece 3 fazla galibiyet sağlamış olabilir. Ancak geçtiğimiz gün şampiyonluğu getiren üçlüğü savunmanın üzerinden atan adam olduğu düşünülürse, bence şu an Cleveland halkı pek de o +3’lük sezonu umursamıyordur.

 

1996 – Allen Iverson, 18-64’ten, 22-60’a (+4)

08

Bu da çok şaşırtıcı olanlar listesinde. Allen Iverson gelmiş geçmiş en iyi draftlardan bir tanesinin bir numarasıydı, gelmiş geçmiş en heyecan verici oyunculardan biriydi. 2001 senesine Sixers’ı taşıdığı NBA Finali, muhtemelen tarihin en “Bir takım vs. Bir adam” müsabakalarından biriydi. Ama işte, ilk sezonunda hemen etki edememiş. Acayip.

 

2008 – Derrick Rose, 33-49’dan, 41-41’e (+8)

09

İşte nereden, nereye. 2008’de yılın çaylağı ödülünü kazanan Rose, 2011’de yine aynı takımla MVP ödülü almıştı. Ve o takım, onun şehrinin takımıydı. Chicago çocuğuydu. Çok muhteşem bir hikaye olacaktı. Olmadı. Şimdi New York’a takas oldu kendisi.

2013 – Anthony Bennett, 24-58’den, 33-49’a (+9)

Anthony Bennett

Bennett listemizin artı kısmında, Cleveland’a geldiği sene bir dokuz galibiyetlik sıçrama yarattı. Ancak, öte yandan kendisi adım adım tarihin en fiyasko bir numara tercihlerinden biri olmaya da gidiyor, bu sene Toronto’da da tutunamadı. Ha tabi bu konuda aşağıdakiyle yarışamaz, o ayrı.

 

2007 – Greg Oden, 32-50’den, 41-41’e (+9)

11

Greg Oden, hemen arkasından Kevin Durant geldiği için tarihin sonuna kadar gelmiş geçmiş en kötü birinci sıra seçimlerinden biri olarak anılacak. Yalnız çok ilginç bir şey söyleyeyim size, Oden istatistik olarak +9’luk bir galibiyet katkısı yapıyor Trail Blazers’a; Durant ise SuperSonics’teki ilk sezonunda, geçen sezona kıyasla 11 daha fazla mağlubiyet getiriyor beraberinde! Tabii Rookie of the Year ödülü Durant’te, o ayrı.

 

2005 – Andrew Bogut, 30-52’den, 40-42’e (+10)

12

Bogut da biraz daha oyalansa yeni Greg Oden oluyordu. İlk sezonu onun da fena geçmemiş. Şimdilerde su aktı, yolunu buldu, kendisi etkileyici bir Golden State takımının etkileyici olmayan görev parçalarından biri olarak hayatını idame ettiriyor.

 

2015 – Karl-Anthony Towns, 16-66’dan, 29-53’e (+13)

14

Karl-Anthony Towns Minnesota’nın artık fazla uzun sürmüş olan playoff hasretine son veremedi, ama +13’lük artış da hiç yabana atılacak bir istatistik değil. Ama zaten, büyük adam draft tercihleri her zaman böyledir; ya sana çok iyi bir artış sağlarlar, ya da Greg Oden olurlar. Şimdi “çalışan büyük adamlar” listesine geçiyoruz cümleten.

 

2004 – Dwight Howard, 21-61’den, 36-46’ya (+15)

15

Dwight Howard’ın kariyeri, Orlando Magic’i Hido desteğiyle finallere taşıdıktan sonra olacağını sandığımız kadar iyi olmadı açıkçası. Rockets ve Lakers maceralarının ona bir yüzük getirmesi gerekiyordu; getirmedi. Ancak yine de, Orlando dönemi onu elit bir oyuncu olarak belirledi ve bu da o ilk sezonuyla başladı.

 

2002 – Yao Ming, 28-54’ten, 43-39’a (+15)

16

Yao’nun Hall of Fame’deki yerini tartışabilirsiniz. Ancak ilk sezonunu hatırlayanlar, şu artışı yadırgamayacaktır. Kaptan Steve Francis ile çok iyi anlaşan Yao, Houston’ı baya iyi bir konuma getirmişti zorlu Batı Konferansı’nda. Tabii sonradan ötesine taşıyamadı, o ayrı.

 

2003 – LeBron James, 17-65’ten, 35-47’ye (+18)

17

LeBron +18’lik artışı, zaten ilk maçında 25 sayı atmasıyla belliydi. Sonradan zaten Cleveland’ı finallere de taşıdı. Hikayesi Miami ile biraz sekteye uğradı, ama sonuçta o şampiyonluğu aldı, 52 senelik hasreti bitirdi, defter kapandı.

 

2001 – Kwame Brown, 19-63’ten, 37-45’e (+18)

18

Kwame Brown da tarihin en talihsiz draft seçimlerinden biri. Çok yüksek gözüküyor, ama aslında bunun Brown’dan çok, o sene emekliliğinden üçüncü kez dönen Michael Jordan ile ilgisi var. Yoksa Brown çok ilham verici bir uzun olmadı, olamadı kariyeri boyunca. İlk sezonunda da 4.5 sayı ve 3.5 ribaund ortalamasıyla oynamıştı.

 

2006 – Andrea Bargnani, 27-55’den, 47-35’e (+20)

19

Bargnani iyi bir bench desteği vermişti aslında. 11.6 sayı ortalamasıyla oynamıştı 65 maçın sadece 2’sinde ilk beş oynayarak. Ancak bu +20’lik sıçrayışın onunla ilgisi yoktu. O sene Toronto Raptors iyi bir yardımcı kadro kurmuştu Bosh’un etrafına. Bargnani de o kadronun bir parçasıydı.

 

1997 – Tim Duncan, 20-62’den, 56-26’ya (+36)

20

Ama işte, tartışmasız şampiyonumuz bu. Tim Duncan ilk sezonundaki bütün maçlara ilk beş başladı, 21.1 sayı ve 11.9 ribaund ortalamalarıyla oynadı, konferans yarı finallerine yükseldi. Robinson ve Duncan’ın ikiz kuleleri, Gregg Popovich’in bir hanedan yaratmak için ihtiyaç duyduğu şeydi. Geldiler, gördüler ve yendiler. Kimse de önlerinde duramadı. Duncan tarihin en önemli oyuncularından biri bugün. Girişini de öyle yaptı.

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.