İçeriğe geç
Dizi 11 dk okuma

2018’i GEEKYAPANLAR!: Geekyapar! Yazarlarına Göre 2018’in En İyi 10 DİZİSİ!

geekyapar
2018'i GEEKYAPANLAR!: Geekyapar! Yazarlarına Göre 2018'in En İyi 10 DİZİSİ!

Son güncelleme: 28 Aralık 2022

Ne yıldı ama! Yüreğimizin neye dayanıp neye dayanamayacağı test ediliyormuşcasına yoğun ve vurucu bir yıl oldu 2018. Böylesi bir yılı alakadar olduğumuz noktalarından değerlendirmesek olmazdı. Bu yüzden Geekyapar! ekibi olarak oturduk ve son 365 günde üzerimizde etki bırakan birtakım şeyleri listeledik. Baştan anlaşalım listeleri hazırlarken son derece öznel davrandık ve sıralamaları çoğunluk ile coşkuyu gözeterek oluşturduk. Daha sonra kapımıza Emmy dökümleri, eleştirmen notları bırakırken bunu aklınızda bulundurun.

Başlangıcı filmlerle yapmıştık, dizilerle devam edelim. Doğrusu bu yıl diziler bizi öyle çok fazla coşturmadı sanki ama bizim söyleyecek bir şeylerimiz yine de var. Karşınızda Geekyapar! için 2018’e damgasını vurmuş 10 dizi:

BLACK MIRROR: BANDERSNATCH

bandersnatch_1

Eskiden Macera Tüneli serisi vardı. Hani eğer bilmem kime yardım edecekseniz şu sayfaya gidin oradan kaçmak istiyorsanız da beri sayfaya geçin diyerek küçük beynimizi maceradan maceraya sürükleyen harika bir çocuk kitabı dizisi. Hala tüm seriyi saklarım. Sonra bu sistemi elbette bir sürü bilgisayar oyununda da gördük. Akabinde Youtube’da benzeri işler yapıldığına şahit olduk. Ama şimdi doğruya doğru, hiçbir zaman büyük bir platformdan benzer bir interaktif hikâye anlatımını izlemedik. Netflix bunu başarmış mı? Evet. Başarmış. Her ne kadar tahmin edilebilir bir yabancılaştırma efektini barındırsa da çok iyi bir denemeyi çok iyi bir seride uygulamış. Özgür iradeyi konu alan bu Black
Mirror bölümünde 80’lerin atmosferini de akciğerimize büyük bir mutlulukla çekiyoruz. – Cevdet

PATRICK MELROSE

patrick-melrose-books-in-order

Benedict Cumberbatch’in kişisel şovunu mu izlemek istersiniz yoksa Hugo Weaving’in İtalyan halk tiyatrosu maskelerini andıran değişen surat ifadelerinde yolculuğa mı çıkmak istersiniz? 2018’in en iyi mini dizisi bu olsa gerek! Konu biraz tahmin edilebilir de olsa sizi sürükleyen şeyin konu olmadığını göreceksiniz. – Cevdet

KIDDING

MV5BYjRjNDc3OTEtNzY4ZS00Y2Q1LWJiZGQtZGRjNTliOTJlOWY2XkEyXkFqcGdeQXRodW1ibmFpbC1pbml0aWFsaXplcg@@._V1_

Kara komediler yaygın eskisine göre. Ancak Kidding bir çok kara komediyi gayet toz pembe düzeyinde bırakıyor. Orijinalliği ve cesareti harika dizinin. Jim Carrey de bunca zamandan sonra ona çok yakışan bir projede oynamış. – Ömercan

ANNE WITH AN E

awae-6

Dizi için genel manada aile draması diyebiliriz. Her ne kadar bu türden diziler herkesin izleyebileceği tarzda olsalar ama herkesin de ilgisini çekmeseler de; Anne özelinde öksüz ve yetim ve aynı zamanda da hiçbir yerde istenmeyen çocuk Anne’in başından geçenleri, onun çocukluğu ve hayalciliğini, henüz minicik bir kısmını gördüğü koca dünyada kendisine bir yer bulmaya çalışmasını herkesin izlemesini istiyorum. İlk sezonu da oldukça tatmin edici olan dizinin bu yıl yayınlanan ikinci sezonu kendi türü içerisinde harikaydı. Anne With An E, bir yandan acısıyla acı çekeceğiniz küçük bir kızın hayatından kesitler sunarken, bir yandan da insanı acılara boğmadan onun ümitli ve renkli dünyasına özenmenizi sağlıyor. İkinci sezon içinde ise insanlar arası ilişkiler, kuşak farkı, toplumların öteki’ne olan bakış açıları ve bu farklılıkların çocuklar için aslında ne kadar kolay aşılabilir olduğu gibi mesajlar barındırıyor. Şu satırları yazarken bile Anne’i düşündüğümde kalbim olduğu yerde patlayacak gibi hissediyorum ve bence bu hissi izleyiciye yaşatabilmek başlı başına yılın en iyi dizilerinden olmaya yetiyor. – Deniz

FINAL SPACE

final-space-hulu-streaming

Rick&Morty’nin bizde bıraktığı boşluğu bu sene doldurmaya en yakın aday Final Space idi. Birbirinden harika karakterleri ile 2018 yılında en çok alıntı yaptığım dizilerden biri oldu. Biraz ilgi az oldu ona karşı bu yüzden alıntılarımı çoğu kişi anlamadı ama olsun. – Halit

Çok fazla bir şey vaat etmeden, vakit geçirmek için başlarım diye açtım ama beni yamulttu final space. Şimdi bir Rick and Morty değil tabi ki ama yine de harika bir iş. İzlemeyen varsa tavsiye ediyorum. Yahu canım çekti bir daha mı izlesem? – Cevdet

THE HANDMAID’S TALE

The-Handmaid-s-Tale-TV-series-season-2_1920x1080-800x445

Çıktığı ilk günden beri övdüğüm bir diğer dizi de The Handmaid’s Tale’dir efendim. Önüme gelen herkese önermeden geçmiyorum, siz de buna maruz kalın lütfen. Margaret Atwood’un şahane distopyasının başarısını ve atmosferini katlayarak uyarlayan Hulu, ikinci sezonuyla bu sene de daha fazlası için kıvranmama neden oldu. Çok iyi bir iş; aşırı derecede rahatsızlık verici bir dünya olmasına rağmen izlemekten vazgeçemiyorsunuz. Bir yerden sonra mazoşist olup olmadığınızı merak etmenize bile yol açabilir, dikkatli olun. Bağımlılık yapacak, distopya uyarlaması her işe karşı bakış açınızı değiştirecek, emin olabilirsiniz. İlk defa kitabından daha iyi bulduğum bir uyarlama olduğu için The Handmaid’s Tale’i daha çok öveceğim bu mecralarda, lütfen erkenden bıkmayın. – Berna

THE ALIENIST

The Alienist Season One Gallery

The Alienist’te bu tür yapımlarda çokça görmeye alışkın olduğumuz “gizemleri çözen yalnız, karizmatik ama sosyopat başrol” klişesi, klişe olmayan bir şekilde işleniyor. Başrol ve onun hayatına sempati duyalım diye davranışları diğer karakterlerin yorumlarıyla sevimli gösterilmeye çalışılmıyor, karakterlerin psikolojik sorunları da “Bunlar da işte böyle çok zeki oldukları için aşırı cool ve ilginç insanlar” seviyesinde bırakılmıyor. Aksine karşımızda kesinlikle sorunlu ve işlevsel olmayan insanlar var. Zaten bu yüzden onlara acımayla karışık sempatik duygular besliyoruz. Yardımcı karakterler iyi yazılmış, çözülmesi gereken gizem ve çözüm yolu da gerçekten ilgi çekici. Dizi yer yer sertleşiyor, gördüklerinizden veya anlatılardan sizler de karakterler gibi rahatsızlık duyabiliyorsunuz. Buradan sonrası için diziyi izlemeniz gerekecek ama illa bıraktığı tadı açıklamak gerekirse tonlama olarak Penny Dreadfull ile True Detective arasında bir yere koyabilirim. – Deniz

Ve 2018’in En İyi 3 Dizisi!

DAREDEVIL

731dea834e0673cad1322bb840facd348cb0fee8

Veda ediyormuş gibi hissediyorum, o yüzden elim gitmiyor yazmaya. Fakat yazmazsam da pişman olacağım: Daredevil’la ilişkim çok heyecanlı başlamıştı, uykumdan fedakarlık edip ona zaman ayırıyordum. Hep güzel şeyler söylemek istiyordum; ışıklara, karakterlerine, müziklerine… İkinci sezonda ise bu ilişkiye katlanabilirliği sadece Punisher sağlamıştı, o ortada kalmasın diye görüşmeye devam ediyordum Daredevil’la. Defenders zamanındaysa içimdeki bütün heyecan bitmişti. Bir daha da aynı masaya oturmam herhalde demiştim zira Jessica Jones, Luke Cage ve Iron Fist’le olan ilişkilerimde de bu kararı vermiştim. Fakat Daredevil üçüncü sezonu gördüğümde o eski heyecan yine sardı beni, bazı eksiklerine rağmen muhteşem bir sezon daha geçirdim onunla. Özellikle Matt Murdock’ın Wilson Fisk’le finaldeki yüzleşmesi tam bir tatmin yarattı bende. Asla sevemediğim Karen’la da anlaştım bu sezon çünkü gerçekten bir karakter olabilmişti nihayet, hep sevdiğim Foggy karakter gelişimini harika sürdürdü, Dex jilet gibi geldi ve jilet gibi gitti derken finaldeki klişe sahnesiyle biraz buruk kaldı bende ama aksiyon sahnelerinde verdiği keyfi unutturmadı. Belki de tam bu noktada ayrılmak iyi olacaktır, bilmiyorum. En azından kırmadan ayrılmayı başardık, ha? – Ozan

Daredevil’in üçüncü sezonu da bu yıl izlediğimiz diziler arasında ‘en iyi’ye oynayabilecek seviyedeydi. Ancak bu yorumu yaparken, bütün övgümün sezonun son birkaç bölümü için olduğunu söylemem gerekir. Bence Daredevil son sezonuna iyi başlamadı ama ivmeyi yavaş yavaş yükselttiğini de hissettirdi. Sezonun ana teması özellikle anti-kahramanlık bakımından üzerine hatırı sayılır miktarda konuşulmuş konuları işliyordu, yer yer başrolümüz cidden saçmalıyordu ama son birkaç bölüm bütün bunları unutturmayı başardı. “Yerinde olsam ben de böyle davranırdım” dediğim pek çok şey oldu dizi karakterlerinin hayatlarında ve açıkçası bir süper kahraman hikâyesi söz konusu olduğunda bunu çok az söyleyebiliyoruz.  – Deniz

Bu senenin açık ara en ama en iyi işlerinden biriydi. İlk iki sezonuna tur bindirerek kendi çekicilik rekorunu ikiye, hatta on ikiye falan katladı dizi benim için. Matt Murdock hikâyelerinin yanı sıra Wilson Fisk’in adım adım Kingpin oluşunu izliyor olmak benim için en vazgeçilmez deneyimlerden biriydi. Bu diziden istediğim her şeyi aldım, asla da hayal kırıklığına uğratmadı. Karakterlerin motivasyonları, arka plan hikayeleri, aldıkları kararlar en gıcık kişilikte bile kusursuzdu. Üstelik teknik anlamdaki her bir detay şaheser değerindeydi. Koridor dövüşleriyle bile bu dizinin tarihe adını yazdırması gerektiğinin farkındayızdır umarım. Her şeye rağmen bizim mükemmel Matt Murdock’ımız olduğun için gönülden teşekkürler Charlie Cox. – Berna

BOJACK HORSEMAN

BoJack_Horseman_S05E01_1m5s1573f.0

Bojack Horseman’a her yeni sezonuna bir şüpheyle yaklaşıyorum. Bir önceki sezon o kadar güzel ve tadında geliyor ki her yeni sezon bu ritmi devam ettiremeyecek diye korkuyorum. Hatta bu sebeple bu sezonu yayınlandığından bir ay sonra izledim. Ne var ki korkularım yine boşa çıktı. Bojack Horseman kendisi ve ekrana çıkmaya yeltenen tüm diziler için çıtayı yükseltmeye devam ediyor.Her sezonda olduğu gibi bu sezonda da bir yandan ağır temalar işlerken bir yandan absürt komedinin kralı yapıldı. Dizi ele aldığı konuları işleyeceği tona çok güzel yakıştırıyor. Hollywood’a damgasını vuran TimesUp hareketine yapılan göndermeler ile dizi absürtlüğünü vurgularken , Bojack’in akıl sağlığı yerinde bir ciddiyetle ele alındı. Hiçbir konu birbirinden bağımsız değildi, konular arası ton farkı ise geçişi daha renkli kıldı. Bu sezon diğerlerinden farklı olarak Bojack dışında birçok karakterin geçmişine bir göz attık. Bu sayede dört sezon boyunca severek izlediğimiz karakterlerin buraya nasıl geldiklerini yaşadıklarıyla gördük. “Anlatma göster” metodunu en iyi kullanan dizilerden biri olan Bojack Horseman, gerek animasyonun getirdiği imkanlar gerekse de tempoyu kullanış biçimiyle her bölüm anlatmak istediği noktayı seyirciye nokta atışı aktardı. Özetle bu senenin en iyi dizisi bence Bojack Horseman’dı. Umarız gelecek sezona korktuğum başımıza gelmez ve çıtayı yine yukarılarda görürüz. – Aslı

Bu sezon Bojack çok iyiydi, bu karakterler üzerinden anlatacak bu kadar iyi öyküler çıkarmaları takdire şayan. Bojack zaten hep iyi. – Ömercan

MANIAC

Manıac

Ben bu sene sadece bir diziyi öveceğim, o diziyi de ömrüm bitene kadar öveceğim: Maniac. Bazen hayat size böyle diziler getirir, geldiği yerden seker başka bir istikamete devam edersiniz. İnsan bir anılar bütünüyse eğer, anılarında yaşadıkları gerçekle uyuşmuyorsa, insan ne kadar uyuşur? İnsanı insan yapan öteki insanlarla bu anıların sağlamasını almasıysa eğer; bağlantı kurmadan varolunabilir mi? Peki yüzleşmeden bağlanabilir mi bir insan öteki bir insanla? Yani işte böyle şeyler sordu Maniac, böyle cevapladı. Hiç kimseye önermiyorum. Herkese yetecek kadar seviyorum. – Yiğitcan

Maniac bir türlü bu sene çıkar çıkmaz izlediğime inanamadığım, sanki yıllar içinde herkesin tüketip bana söylemediği kült yapımlardan biri gibiydi. Mizah tarzı ve bölümlerindeki farklı hikayeleri ayrı ayrı senenin en iyilerindendi. – Halit

BONUS:

ŞAHSİYET

sahsiyet-dizisi-nerede-cekiliyor-8
Şahsiyet yılın en iyi dizisi değil, en iyi 10 hatta muhtemelen en iyi 20 dizisinden biri de değil. En iyi yerli dizi mi bilemem, televizyon izlemiyorum. Fakat yılın en gayretli dizisi olduğuna şüphem yok: Türkiyeli izleyiciye dizilerde de görsel anlatımın ana unsur olarak kullanılabileceğini; sadece kırsala ya da şehre çakılı kalmadan, Türkiyeli bir senaryo yazılabileceğini; seri katil hikayelerinin Amerikan sosyopatlarından ibaret olmadığını; yerli dizilerin de karakterlerinin olabileceğini yılmayan bir gayretle gösteriyor Şahsiyet. Bazen gereğinden fazla gayret ederek kendi kuyruğuna basıyor ama olsun, bu dizi içinde Daredevilların, The Handmaid’s Talelerin olduğu bir listenin bir kenarında görünmeliydi mutlaka. – Ozan

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.