FULL THROTTLE’ın 20. Yıldönümünde, 5 Oyunuyla Efsane Firma: LUCAS ARTS!
Bundan yirmi yıl önce Lucas Arts’ın yaptığı her işin gözü kapalı alınabildiği yıllarda adventure oyunlarında kullanılabileceği hiç aklınıza gelmeyecek bir temaya sahip bir oyun piyasaya çıkmıştı. Tim Schafer’ın dehasının ürünü olan Full Throttle, o dönem pek çok ödülü topladığı gibi kendine de sadık bir hayran kitlesi yaratmıştı. Bugün o oyunun çıkışının 20.yılı şerefine ben de Lucas Arts’ın artık efsane haline gelmiş “Point&Click Adventure” oyunlarına bir saygı duruşunda bulunmak istedim. İşte o 90’lar kokan, el çizimi grafikleri ve tuhaf mizah anlayışlarıyla Lucas Arts’ın 5 efsane oyunu…
Notlar: Sıralama beğeniye göre değil, kronolojiktir. Her birinin bende yeri ayrı olduğu için sıralayamadım. Her zamanki gibi liste kişiseldir. Yani oynamadığım ya da çok hakim olmadığım oyunları eklemedim, mesela Sam & Max bu sebeple listede yok. Listeye alınmadığı için kızdığınız oyunlarla ilgili fikirlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Indiana Jones serisi
Sadece filmleri izlemiş birine sorsanız, “Indiana Jones’a hangi tür oyun yapılır?”, eminim en popüler cevaplar arasında adventure yer almaz. İşte Lucas Arts’ın dehası da burada yatıyor. Filmin hikayesini temel alan ilk oyunu oynadığımda resmen büyülenmiştim. Filmden sahneleri kendimiz kontrol ediyorduk. İlginç bir şekilde filmin temposunu sadece mouse’la sağa sola tıkladığınız bir oyunun içine adapte etmeyi başarmışlardı.
Indy’nin mizahı, filmin objelere dayalı senaryosu adeta bu oyun için yaratılmış gibiydi. Sonrasında özgün bir senaryoyla gelen devam oyunu “Fate of Atlantis” de en az ilk oyun kadar başarılı oldu. Tabii ki sonradan Lucas’ın başarısız kararlar mekanizması devreye girerek Indiana Jones’u Tomb Raider tarzı bir oyuna çevirerek berbat ettiler. Ama ne yaparlarsa yapsınlar ilk iki oyunun güzel anılarını silmeyi başaramadılar. Eğer ilginizi cezbettiyse ve eski grafikler sizi rahatsız etmezse, ki retro grafiklerin yeniden moda olduğu şu günlerde yadırgayacağınızı çok sanmıyorum, iki oyun da Steam ve GOG’da satılmakta.
Monkey Island serisi
Evet, anılarımda büyük yeri olması sebebiyle bu oyunu hep ayrı bir yere koyacağım, fırsat buldukça da bahsedeceğim. Çünkü her şeyiyle mükemmel. Korsan olmak isteyen Guybrush, onun yavuklusu Elaine, yavuklusunu çalmak isteyen hayalet korsan LeChuck, Insult Sword Fight, konuşan kafa Murray ve daha neler neler. Ron Gilbert’ın bizden farklı çalışan kafasının eseri olan Monkey Island hem adventure türünün popüler olmasında, hem de Lucas Arts oyunlarının zirve yapmasında çok büyük role sahiptir.
Lucas’ın klasik “SCUMM” sistemini başarıyla kullanan ilk iki oyunu bayılarak oynadıktan sonra inanılmaz bir grafik yükselişiyle gelen “Curse of Monkey Island” ile birlikte kalbimi tümden fethetmişti seri. Dördüncü oyunda üç boyuta geçilmesi sebebiyle biraz buruk hatırladığım gibi, Telltale tarafından yapılan beşinci ve son oyuna da yeterince zaman ayırmadığımı itiraf etmek istiyorum. Siz ne kadar şanslı bir nesilsiniz ki, Lucas’ın Disney bünyesine katılmadan yaptığı son kıyak olan ilk iki oyunun grafik, seslendirme ve oynanış olarak yeniden yaratıldığı Special Edition’larına istediğiniz zaman sahip olabiliyorsunuz. Anlatırken bile canım çekti, bekle beni Elaine’im sana geliyorum. Gönül ister GOG şu Curse of Monkey Island’a da bir el atsa da onu da yeniden oynayabilsek.
Day of the Tentacle
Diğerleri kadar hakkını veremediğimi düşündüğüm bu oyunun en önemli özelliği bugün efsane mertebesine yükselmiş olan Tim Schafer’in dehasını/deliliğini gördüğümüz ilk oyun olması. Konu zaten tam bir deli işi. Çılgın bir bilim adamı tarafından yaratılan dokunaçlardan mor olanının içtiği toksik atık nedeniyle elleri çıkar, zihni gelişir ve dolayısıyla dünyayı ele geçirmeye karar verir. Biz de Bernard, Laverne ve Hoagie’yi zaman içerisinde dolaştırarak onun bu amacını durdurmaya çalışırız.
Oyunun tuhaf mizahı, abuk karakterleri ve renkli grafikleriyle listedeki diğer oyunlardan aşağı kalır yanı yok. Çıktığı günden bu yana bütün en iyi oyun listelerinde kendine yer bulan oyunu maalesef legal yollarla oynama şansınız yok gibi. Belki Disney diğer yeniden yapımların para ettiğine karar verirse bir oyuna yeniden kavuşabiliriz ama uzak bir ihtimal gibi görünüyor. Yine de bir şekilde oynama şansı bulursanız pişman olmayacağınızın garantisini veriyorum.
Full Throttle
20 yıl olmuş bu oyun çıkalı. Bir Tim Schafer efsane eseri daha. Gelecekte geçen bir motosiklet çetesinin hikayesini anlatan oyun ton olarak diğer oyunlardan farklı olsa da aynı ruhu taşıdığını oynadığınız anda anlıyorsunuz. Polecats çetesinin karizmatik maço lideri Ben karakterini canlandırdığımız oyunda motosiklet üreticisi Corley Motors’un sahibi Malcolm’un öldürülmesi nedeniyle suçlanan çetemizi temize çıkartmaya ve gerçek suçlu Ripburger’ın şirkete sahip olmasını engelleyerek Malcolm’un kızı Maureen’in şirketin başına geçmesini sağlamaya çalışıyoruz.
Hem karakterler, hem seslendirmeler, hem de grafikler dönemine göre çok başarılı. Seslendirmeler başarılı demişken Ripburger’ı Joker’imiz, Luke’umuz Mark Hamill’in seslendirdiğini öğrendiğimde de çok şaşırdım. Eğer Harley kültürünü karizmatik buluyorsanız, bu oyuna zaten bayılacaksınız. Eğer bulmuyorsanız, oyunu oynadıktan sonra siyah deri ceketinizi giyip bir Harley sürmek isteyeceksiniz. Ne yazık ki bu oyun da yasal olarak oynayamadığımız ama yeniden yapılmasını ümit ettiğimiz oyunlardan. Disney duy sesimi.
Grim Fandango
Son oyunumuz zamanında çok karşıt olduğum üç boyuta rağmen beni kalbimden vurmayı başaran Grim Fandango. Meksikalıların “Ölüler Günü” kutlamalarında kullandığı modeller temel alınarak hazırlanan oyunumuzu diğerlerinden farklı kılan bu temayı noir havasıyla harmanlayarak sunuyor olması. Aztek inanışındaki ölümden sonra konseptini takip eden hikayemizde Manny Calavera’yı kontrol ediyoruz. Kendisi Ölüm Departmanı’nda seyahat danışmanı olarak çalışıyor. Patronu tarafından daha iyi müşteriler bulmakla tehdit edildikten sonra, iş arkadaşının müşterisi Mercedes’i çalar ve olaylar başlar.
Oyunu üç boyuta taşıyarak giderek rakiplerinin gerisinde kalmaya başlayan adventure’lara yeni bir soluk getiren oyun maalesef Telltale maceralara yeniden hayat verene kadar türünün son büyük oyunlarından biri oldu. Oynanışı, tarzı ve grafikleriyle çok farklı bir yerde olan Grim Fandango geçtiğimiz yıl Double Fine tarafından Remastered sürümüyle yeniden ekranlarımıza konuk oldu. Henüz oynama fırsatı bulamasam da genel olarak incelemelerde aldığı notlar iyi bir iş çıkartıldığını işaret ediyor. Hepimiz bu oyuna destek olalım ki, Disney diğer oyunların da yeniden yapımları konusunda yeşil ışık yaksın.





Muhteşem bir yazı, çok teşekkürler. Indiana Jones’un steam’de olduğunu bilmiyordum onlara da yumulayım hemen. MI serisini ilk çıktığında oynamıştım ve resmen şu anda altyazısız dizi, film izleyebiliyorsam onun verdiği gaz sayesindedir. Tabii disket değiştire değiştire oynamak ayrı zevk ama güncellenmiş versiyonlarını tavsiye ederim herkese. Eski grafiklerle oynama seçeneği de sunuluyor. MI3 ve MI4’ün güncellenmiş grafiklerle çıkmasını hevesle bekliyorum. Tek hayal kırıklığım MI4 olmuştu ama kötü 3d grafiklerine rağmen hikayesi yüzünden değil cd’si bozulduktan sonra hiçbir platformda tekrar yükleyip oynayamamam yüzünden. MI5’de TellTale Games oyunu olarak çıktı, hiç fena değil. Grim Fandango’yu da çok severdim, güncellenmiş versiyonunu aldım ama oynama fırsatım olmadı. Şimdi başlıyorum 😀