İçeriğe geç
Oyun 7 dk okuma

[SİZDEN GELENLER] 4 Maddede THE WITCHER Serisinin Ardındaki ve Geleceğindeki Başarının Sebepleri

Doruk Çetin
[SİZDEN GELENLER] 4 Maddede THE WITCHER Serisinin Ardındaki ve Geleceğindeki Başarının Sebepleri

Evet, bundan tam on üç yıl önce, Polonya’da CD Projekt RED adlı ufak bir oyun firması kuruldu. Geçen yılların getirdiği ekonomik problemlerin yanında geliştirici kadronun sabırlı ve titiz çalışma şekli ise bu stüdyonun şimdiye kadar sadece tek bir markayla anılmasına sebep oldu: The Witcher. Artık video oyunu camiasında herkes bu isimden öyle veya böyle haberdar durumda. Zamanında geliştirmekte oldukları oyunları hayalini kurdukları maddi özgürlüğe sahip olamadıkları için iptal eden bu küçük stüdyo, şimdi seriye kattığı son oyunla iki haftada dört milyon kopya gibi bir rakama erişerek CDPR için gerçeğe dönüşen bir rüya oldu. Detaylara inecek olsak bile bu gerçekten etkileyici bir yükseliş, fakat biz yine de bu başarının sırrı ne anlamaya çalışalım.

 

1. Serinin Arkasındaki Edebi Güç

1

Tamam, tamam. Alkışların güzelce bir miktarını yazar Sapkowski ve oyuna ilham kaynağı olan kitapları topluyor. Her ne kadar oyunlar öykü ve romanlardan sonrasını anlatıyor ve onlarla doğrudan bir bağlantı kurmuyor olsa da kitaplar oyun serisi için çok uygun bir sahne kuruyor; seriye arkaplan hikayeleri, karakterler ve ilgi uyandıran bir atmosfer sunuyor. Ülkeleri ve şehirleriyle, içinde yaşayan halkları ve canavarlarıyla elimizde hazır bir dünya var ve CDPR’in üstüne düşen görev, kendinden önceki eserlerin tonuna yakışır yeni masallar anlatmak.

The Witcher anlatımında farklı türleri uygulamaya koymakta bir hayli becerikli ve bu cümlem takdiri hak eden şekilde hem kitaplar hem de oyunlar için geçerli. Kimi kez uçsuz bucaksız ormanlarda, unutulmuş dehlizlerde veya kapkaranlık mağralarda bir korku hikayesinin içindesiniz, fakat bir de bakmışsınız kendinizi aksiyonun tam ortasında, kılıçlarla büyüler çarpışırken buluyorsunuz. Genelde dramanın acı tadı hep ağzınızda olsa da hikayeler mutlu sonlarını da bizden her zaman sakınmıyor. Politikaya diz boyu batsanız da mizah için her zaman bir yer ayrılmış oluyor, hem de karanlık ve iğneleyici olanından. En önemlisi ise bu farklı tarzlar arasındaki geçişler genelde sık ve her zaman akıcı bir şekilde oluyor.

 

2. Gerçekçi Rol Yapmanın Hası

witcher3_en_screenshot_screenshot_34_1920x1080_1433341640

Dürüst olmak gerekirse serinin en büyük silahı hiçbir zaman arkasına aldığı edebi külliyat olmadı -ki zaten yazarın eserleri önceden de birkaç ismini duyuramamış uyarlama görmüştü. The Witcher bir RYO ve bir RYO’nun yapması gereken her şeyi ustaca yapıyor, yani sizi gerçek bir dünyada yaşadığınız yönünde kandırıyor. Bunun için en gerekli etmen kuşkusuz sizi oyunda çevreleyen şeyler. E zaten RYO dediğimiz tür de genelde yaşça büyük kesimlere hitap ettiğinden oyun yetişkin unsurlarını kullanmaktan çekinmiyor. Witcher’ın dünyasında gerçek dünyadan ne ararsanız var: içki, seks, entrika, şiddet, aşk, tonla muhabbet, kumar… Ve bunların hiçbiri oyunlara öylesine yerleştirilmiş değil, (özellikle son iki oyunda) hem oyun mekanikleriyle hem de hikaye anlatımıyla epey bütünleşmiş haldeler.

Yine gerçek hayata benzer şekilde bir seçim yapmanın kaçınılmaz olduğu anlarla karşı karşıya geliyoruz. Siyaset, dostluklar, prensipler -ve tabii ki- aşk, hepsi birbirine dolanıp en âlâsından ikilemler çıkarıyorlar ortaya. Oyunlar sizi düşündürüp terletiyor ve siz o sırada muhtemelen oyuna tekrar başlayıp diğer yolu takip edeceğiniz zamanı planlıyorsunuz; çünkü o yaptığınız seçimin dönüp dolaşıp yakanıza yapışacağı bir an gelecek, bu oyun olmazsa sonraki bir oyunda!

Oyunlar yazınsal bir arkaplanı olduğundan odağımızda güçlü ve karakteristik bir başrol var, Rivialı Geralt. Serinin tamamında bu “Beyaz Kurt”u canlandırıyoruz. Mevcut bir başkarakterimizin olması ve dünyamızın sandbox olmaması (sıkça kıyas edildiği Skyrim ve seleflerinin aksine) doğrusallık hakkında bazı şüpheler doğuruyor, fakat oyunların nasıl çalıştığını anlamamız için bu güzel bir fırsat. Sahip olduğu temel özellikleriyle oyun detaylı olay örgüsüne ilgi çekecek ve karakterlerine karşı empati uyandıracak şekilde inşa ediyor kendini. Oyunun odağının dışında kaldıkları için eşyaların veya mekanların sayıca eksikliğini fark etmiyorsunuz bile. Ayrıca seri genelde oyuncuların hikayeye kendi istedikleri ölçüde dahil olmalarına izin veriyor, belki hikayede yer almak için hevesli ve gözüpek olanları da az biraz ödüllendiriyor.

3. Samimi bir oyun firması olarak CD Projekt RED

4833-96177eb9

CDPR’in tek fikri mülkü hakkında bir hayli konuşmuş olduk (merak etmeyin bir diğeri de sonunda yolda!) ama firmaya karşı oyun camiasındaki saygının büyük bölümünün sebebi başarılı oyunlarından ziyade firmanın çokça defa altı çizilen prensipleri. DRM ve mikroalışveriş konularına yaklaşımları kadar bu meselelerde ortaya koydukları örnek hareketlerle de takdir ediliyorlar. İlk Witcher oyunu Atari ile yapılan dağıtım anlaşmasının bir sonucu olarak DRM korumalıydı. İkinci oyunda DRM’i tekrar deneseler de sonrasında geri adım attılar ve nihayet son oyunda inandıklarına sadık kalıp Steam satışları hariç oyuna hiçbir koruma eklemediler.

Her aşamada yapımcılar hatalarından bir şeyler öğrendiler ve şirket olarak nerde duracaklarına dair gerçek fikirlerini keşfettiler. Artık onlara göre DRM gereksiz bir unsur, çünkü her oyun –daha belki piyasaya sürülmeden- “crack”lenip bir korsan versiyona kavuşuyor. Firmanın kafasındaki temel fikir “kullanıcı dostu” olmak. Ouncularla empati kurmanın zor olmadığını ve hedeflediklerinin karşılıklı anlayışa ve güvene dayalı bir şirket-oyuncu ilişkisi kurmak olduğunu dile getiriyorlar. (Daha önce duymadıysanız gog.com’a bir göz atın, site CDPR’ın kafasındaki ilkelerin ete kemiğe bürünmüş hali adeta) Aynı zamanda şirketin kurucu ortaklarından da birisi olan oyun geliştiricisi Iwinski “Bir geliştiriciyi hiçbir şey oyuncuların ortaya koyduklarıyla eğlendiğini görmesi kadar mutlu edemez.” diyor. Bu cümle şimdilik stüdyonun sembolize ettiklerinin bir özeti.

 

4. Sağlam Atılan Gelecek Adımları

cyberpunk-2077

Üç oyun da çok olumlu tepkilerle karşılaştı ve her yeni oyun çıktığında bu durum satışlara olduğu kadar oyunun kritik değerlendirmelerine de gözel görülür şekilde yansıdı. Bu başarıyı ortaya çıkaran en önemli etken ise başarının etkisinde kalınıp yeni bir devam oyunu için acele edilmemiş olması. Bunu söylerken iki yan oyunu dikkate almıyorum, onu belirteyim. İçtenlikle diyebilirim ki yeni kurulan bir Avrupa firması için böyle bir çıkış yapmak büyük bir başarı; özellikle de diyaloglarla dolu ve arkasını Slav kültürüna ait fantastik romanlara dayamış bir oyun söz konusuysa. CD Projekt RED böyle bir oyunla yola çıktı ve The Witcher’ın ismini gelmiş geçmiş en iyi RPG’lerden biri olarak dünyaya duyurdu.

CDPR Wild Hunt’ı “Geralt’ın yer aldığı son oyun” diye tanıtmayı seçti. Bu ifade The Witcher’ın oyun dünyasındaki sonunu belirtmiyor, aksine çaktırmadan tersini ima ediyor. Firma gelecekte büyük ihtimalle sancak gemileri olan isme geri dönecektir, ilerdeki planları ne kadar başarılı olursa olsun. Seriyi şu anlık bulunduğu zirvede bırakmak ise tartışmasız en uygun karar geliyor kulağa. Zaten ismi çizgi romanlarla, yeni kitaplarla ve kim bilir daha nelerle yürüyeceğinden Geralt için endişelenecek de hiçbir sebep yok ortada. Yani anlayacağınız şimdilik Withcer’la yollarımız ayrılsa da her şey yolunda yürüyor gözüküyor!

Katıldığınız ve katılmadığınız noktalar neler? Yorumları bekliyoruz!

 

Doruk Çetin

Konuşmayı, anlatmayı genellikle de övmeyi çok sever. Kendince bir sanat hayranı, gerçi ona göre her şeyde sanat var.

Tüm yazıları (6)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.