İçeriğe geç
Çizgi Roman 6 dk okuma

Adı (Ağırlıkla) DC Bünyesinde Anılan 10 Unutulmaz Çizgi Roman Yaratıcısı

Yiğitcan Erdoğan
Adı (Ağırlıkla) DC Bünyesinde Anılan 10 Unutulmaz Çizgi Roman Yaratıcısı

Dedik ya, biraz işin arkasındaki yaratıcıları da tanımak istiyoruz. E bu madalyonun iki tarafı var neticesinde değil mi? Bağımsız yapımlarla adı anılan yaratıcılara bir gün geleceğiz (söz!), ama şimdlik, iki devin arasında gezinelim bir süre. Marvel’ı zaten şurada işledik, gelin şimdi de onun ezeli rakibi DC’ye bir göz gezdirelim, ne dersiniz? Neticede adamların isminin altında yıllardır “World’s Greatest Super Heroes” yazıyor, bakalım o büyük kahramanları yaratanlar kimlermiş?

Son bir hatırlatma. Marvel ve DC seneler içerisinde pek çok yazar ve çizer paylaştılar kendi aralarında. Biz bugün iki tarafın da kendisiyle özdeşleşen unutulmaz isimlerine bir göz atalım; eserin arkasındaki adamları bir tanıyalım dedik. Liste uzayıp gitmesin diye 10’la sınırlı tuttuk, çizgi roman sanatı içerisindeki önemlerini ve etkilerini birinci kriter kabul ettiğimizden de biraz eski isimlere yöneldik. Eklemek istedikleriniz varsa, yorumlarda belirtmeyi unutmayın. Buyurun, başlıyoruz!

 

Alan Moore

1 Moore Watchmen

Şimdiden uyaralım, aşağıdaki pek çok yazar gibi Alan Moore da ana akım DC evreninde çıkarttığı işlerden çok, DC’nin alt markalarıyla yaptıkları yüzünden bu listede. Hoş, pek çok yaratıcının aksine Moore ana akım DC evreninde de izini bırakmıştı Whatever Happened To The Man of Tomorrow ve The Killling Joke ile. Fakat onun en önemli işlerinden çoğu, DC altında yayınlandı. Watchmen, V for Vendetta, Hellblazer, The League of Extraordinary Gentlemen… Daha bir şey demeye gerek var mı?

 

Alex Ross

2 Ross Kingdom Come

Alex Ross, muhtemelen çizim tarzını en net bir şekilde tanıyabileceğiniz nadir sanatçılardan biri. Yemin ediyorum beş kilometre öteme bir çizimini koysanız, Alex Ross diye bağırırım. Ve nedense, Ross son yıllarda Marvel ile çalışmaya başlamış olmasına rağmen onu DC dışında görünce bir garipsiyorum. Kingdom Come başta olmak üzere DC Comics’e pek çok şey katan Ross’un tarzı, DC’nin gerçek üstü karakterlerine çok yakıştığı içindir belki de, kim bilir?

 

Frank Miller

3 Miller Year One

Dürüst olayım, bu maddeyi yazarken her kelimemde yutkunmak zorunda hissediyorum kendimi. Frank Miller’ın 300, Year One ve The Dark Knight Returns gibi işlerini tartışacak değilim. Fakat Miller’ın şahsi görüşleri ve son yıllardaki sanrıları, onu övmeyi gerçekten de zorlaştırıyor. Beyanları ve inançları ne kadar sert ve acımasız olursa olsun, çizgi roman severler olarak onu Batman mitosundaki su götürmez katkılarıyla hatırlamayı tercih edeceğiz sanırım. Ah bir de kendisi bunu bu kadar zorlaştırmasaydı…

 

Garth Ennis

4 Ennis Preacher

Garth Ennis’in Punisher için yaptıklarını bir köşeye koyacak değilim. Ennis, Marvel’a da pek çok sağlam şey yazdı, çizdi. Aynı şekilde bağımsız olarak da bir çok efsanenin altında imzası var. Fakat gelin görün ki dünya yıkılsa, yer yerinden oynasa da Ennis’in en iyi işleri daima DC şemsiyesi altında yayınlanmış olacak. The Boys, Hitman, Hellblazer ve tabii ki kalitesi tartışmasız olan, ne kadar iyi olduğuna inanmasının efsane güç olduğu Preacher.

 

Grant Morrison

5 Morrison All Star Superman

Morrison, nerede durduğunuza bakarak ya DC Comics tarihinin en büyük şarlatanlarından biri, ya da o olmasaydı DC Comics bugünkü yerinde olmazdı. Kime sorduğunuza göre değişir alacağınız cevap, fakat şunu tartışmanın bir anlamı yok: Morrison çoktan DC tarihindeki yerini ayırttı bile. Batman ile yaptıkları çok tartışıldı, ama DC Comics bunları beğenmiş olacak ki, Morrison giderek şirket içerisinde daha önemli bir yer edinmeye başladı. Bugün de DC’nin yeri değişmez parçalarından biri en nihayetinde.

Jerry Siegel

6 Siegel Superman

Bu adam Superman’i yarattı. Nokta. Daha üzerine gitmemize gerek var mı? Kahramanlarının çoğu Lee, Ditko ve Kirby üçlüsünden gelen Marvel’ın aksine DC’nin galerisi çok dağınık yaratıcılara sahiptir, hepsi de efsane kariyerler sürdürmemişlerdir DC bünyesinde. Dolayısıyla onları tek tek buraya alamazdık. Ama Siegel? Siegel’ın yarattığı o kahraman olmasaydı sadece DC Comics diye bir şey değil, süper kahraman diye bir konsept olmazdı. Daha ne olsun?

 

Jim Lee

7 Lee Batman Hush

Bu noktada bir itirafta bulunmam gerek. Benim kafamda, belki de çok dogmatik bir biçimde, daima diğer çizerlerin yarışmaya tabii tutulduğu bir Jim Lee çizgisi var. Bana çizgi roman çizimi dendiğinde, aklıma otomatikman Jim Lee’nin tarzı geliyor. Başka bir şey düşünemiyorum. Çünkü o kadar mükemmel oturuyor ki medyuma Lee’nin tarzı, ve onun Batman ve Superman çizimleri o denli ikonik ki, üzerine daha ne konulabilir bilmiyorum. Zor gibi geliyor bana gerçekten.

 

Julius Schwartz

8 Schwartz Showcase the Flash

DC’nin onca efsanesinin arasında adı pek bilinmeyen, bayrağı pek dalgalandırılmayan isimsiz bir kahramandır Julius Schwartz. Oysa ki Schwartz, DC’de editör olarak görev yaptığı süre içerisinde sadece DC’nin kilit süper kahramanlarını değiştirmekle kalmamış, aynı zamanda tüm çizgi roman dünyasını da yerinden oynatmıştır. Onun özellikle şekillendirdiği yeni Flash, çizgi romanlarda bir çağı kapatıp, yenisini açan eser olarak kabul edilir. Onun Batman’i bugünkü karanlık hâline getirmek konusunda yaptıkları da unutulmaz tabii ki…

 

Neil Gaiman

9 Gaiman Sandman

Neil Gaiman’ın kariyeri, buradaki tüm diğer yaratıcılardan biraz farklı aslında. Öncelikle Gaiman ağırlıklı olarak bir çizgi roman yazarı olarak tanınmıyor. Hatta romanlarından elde ettiği ün, belki de çizgi romanlarıyla ulaştığı sükseyi gölgeliyor dahi olabilir. Fakat o yine de DC Comics’in altın salonlarında dolaşma hakkına sahip, zira onun yarattığı Sandman serisi uzun yıllar boyunca DC’nin omzundaki en parlak apoletlerden biri olageldi. Whatever Happened to the Caped Crusader gibi diğer işleri de unutmamak gerek elbette…

 

Paul Dini

10 Dini Mad Love

Buradaki çoğu yaratıcı, DC Comics’in çizgi roman tarafından pek çıkmamıştır aslında. Tek tük örnekler, birkaç senaryoda isim geçme vakaları vardır; ama Dini gibisi de yoktur muhtemelen. Dini, DC’yi değiştirmeye animasyon dünyasından başladı. Bugün animasyon konusunda DC’nin sahip olduğu üstünlüğün sebebidir kendisi. Üstüne üstlük,Morrison’ın git gide çığırından çıkan Bat-Mite gibi örneklerine kıyasla, Batman’i ayakları yere basan bir hâlde tutan ve Nolan filmlerine kadar fiyakasına sahip çıkan da oydu; sonra bu emeklerini çizgi romanlara da taşıdı. Hikayesi biraz farklı olabilir yani Paul Dini’nin, ama katkısı bu listedeki pek çoklarından fazladır.

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

7 yorum

  1. Belki henüz erken ama Scott Snyder’da bu listede bulunmayı hak ediyor gibi.

  2. DC’de daha önemli pozisyonlara gelebilmiş olsa da Jim Lee benim X-Men’le özdeşleştirdiğim bir çizer. Garth Ennis’in de hangi yayıncı şirket adına daha önemli bir isim olduğu tartışılır bahsettiğiniz gibi. Frank Miller da Daredevil ile tarafları eşitleyebilir diye düşünüyorum. Bir de bunlar gibi arada kalabileceklerini düşündüğüm, her iki listede de yer alabilecek sanatçılar var. Warren Ellis ile Mark Waid ilk aklıma gelenler. Bu babaları da bir yere sığdırabilseniz fena olmazmış. Burada olmamasını büyük ayıp olarak gördüğüm isimler ise Neal Adams ile Geoff Johns. Özellikle Geoff Johns, son yıllardaki performansı ile kendisini şimdiden DC efsaneleri arasına yazdırdı diye düşünüyorum.

  3. Buradakilerden daha iyi olmasın ama Chuck Dixon (Knightfall), Dan Jurgens (Death of Superman), Brian Azarello (Hellblazer) ve Joep Loeb de beni (ve tahmin ediyorum TR’de pek çok kişiyi) DC Comics’le tanıştıran kişilerdir.

    Yalnız çizgi romanda DC Marvel’dan iyi diyenlerin boş konuşmadığına bu yazarlar (ve yazdıkları hikayeler) kanıttır. Her biri ayrı efsane..

  4. Her iki liste de çok güzel, ikisini de keyifle okudum ama eklenmeyen isimleri görünce 15 kişilik mi olsaymış listeler diye düşündüm açıkçası 🙂

  5. DC/Vertigo deyince İngilizleri unutmak mümkün değil. Buradaki 10 ismin 4’ü (Moore, Gaiman, Morrison, Ennis) 80’ler sonu 90’lar başında yaşanan “British Invasion”‘dan geliyor. Bence geekyapar bu “Englishmen in New York”ların dosyasını da yapsın 🙂

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.