İçeriğe geç
Dizi 8 dk okuma

BROOKLYN NINE-NINE Takdirinden Fazla MÜTHİŞ Bir Sitcom: İspatlayabiliriz!

Berna Ece Gündüz
BROOKLYN NINE-NINE Takdirinden Fazla MÜTHİŞ Bir Sitcom: İspatlayabiliriz!

Değeri bilinmeyen sitcomlar! Ah o güzel diziler! Ah o güzel insanlar! Hak ettiği değer ve popülerlikten daha azıyla yetinen, bütün dünya tarafından bilinmediği için insanda inanılmazlık hissi yaratan o şahane güldürüler!

Her birimizin hayatında ihtiyacı olan komedi ögesinin yegane kaynakları olan az değer gören sitcomların en günceli, en şahanesine “Neden?” sorusunu sorarak güzel bir yazı hazırlayalım dedik. Her bir maddenin bu soruya cevap vereceği içeriğimize hoş geldiniz. Spoiler vermemek için kendimizi çok zor tutuyoruz ama her an bir yerden patlayacak diye de korkmadan edemiyoruz. Yani belirsiz duran her cümle için şimdiden kocaman özür dileriz ama bu yazıyı sadece “BROOKLYN NINE NINE İZLEYİN!” diyerek bitirmek de hoş olmazdı, değil mi? Gerçi o kadarını demek bile yeter ya…

Hanımlar ve beyler, karşınızda New York’un en içten dedektiflerine ev sahipliği yapan polis merkezi: Brooklyn Nine-Nine!

 

Çünkü O Bir Sitcom!

brooklyn-nine-nine-andy-samberg-7

Bir diziyi sitcom kategorisine sokan en önemli özelliklerinden 20 dakika civarındaki izleme süresidir herhalde. Bu da o yapımı tüketmenin kolaylığını ortaya çıkarıyor. En hiperaktif izleyici bile yirmi dakika yerinde oturup çok da dallanıp budaklanmadan sonuca bağlanan bir güldürü dizisini izlemekten dolayı rahat.

Dallanıp budaklanmadan ilerleyen olay örgüsünün yanı sıra bir de bir sezonda sahip olduğu bölüm sayısı sanırım keyfimizi ikiye katlayan sebeplerden biri. Bölüm başı yirmi dakika civarı olan diziler genellikle bir sezon için yirmi küsüratında bir sayıya sahip. Eh, bu da bir bölüme uzun uzun odaklanmayı gerektirmeden, normal bir sezon süresinin yarısında bir sitcom sezonu bitirme olanağı sağlıyor. Şahane!

 

Aynı Espriler Mi? Hiç Eskimiyorlar Bebeğim!

brooklyn-nine-nine

Normal şartlarda devamlı olarak yapılan şakalar bir yerden sonra fazlasıyla baymaya başlıyor, itiraf edelim. Üstelik uzun sezonlar süren diziler için, hele ki komedi dizisiyse bunlar, bu tür tekrarlar zaman zaman izleyiciyi fena sıkıyor. Neyse ki Brooklyn Nine-Nine bu unsuru bizim için yıllanmış şarap kıvamına getiriyor ve her seferinde daha da izleme isteği ile yanıp körüklenmemizi sağlıyor! İzleyenlerin bileceği, izlemeye başladığınızda sizin de hoşunuza gidecek olan Jake Peralta’nın “seks kasedinin ismi” esprisi mesela… Asla eskimez! Amy Santiago’nun her ima potansiyeli taşıyan lafının ardından bu cümleyle esprisini patlatan Jake için de eskimediği kesin.

Peki her Cadılar Bayramı’nda aynı oyunla inanılmaz zevkli değişik senaryolara ne demeli? Saygıyla eğiliyoruz Brooklyn Nine Nine!

 

Evladiyelik Replikler Var, Gel Gel Gel!

B99-HalloweenIV633x356

Hayatınızın her anına uyarlayabileceğiniz, yığınla resmin dolu olduğu “tepki” klasörünüze rahatlıkla depolayabileceğiniz anlara sahip Brooklyn Nine-Nine! Dizinin bu konuda ne kadar zengin bir gif arşivi olduğunu görünce gerçekten ağzınız açık kalacak. Her anını çerçeveletip ayrı ayrı assanız, tek başına bir yapı olarak asla sırıtmaz, o kadar diyelim!

 

Klişe Karakterlerine Rağmen Çilekli Dondurma Tadı, Mmm!

maxresdefault

Bakın bu konuda çok iddialıyız, Brooklyn Nine Nine dizisi stereotip karakterler sunarken hiç de “Ay aman şurası farklı olsun” diye uğraşmadan çat diye tokat gibi dümdüz kalıpla çıkıyor karşımıza. Başrol Jake tam anlamıyla pasaklı, disiplinsiz ama her daim komik biri. Keza Amy de tıpkı Hermione Granger kadar düzen ve başarı hastası bir insan. Charles Boyle ekibin heyecanlı fangirl tipine sahip bir figür. Gina Linetti ise asla karışmak istemeyeceğiniz türden bir kadın, laflarıyla döver. Rosa mı dediniz? O da sert görüntüsü altında aslında duygularıyla yoğurulmuş bir hamur.

E kas yığını Terry’ye ne demeli? En büyük zaafının yoğurtlar olduğunu ve küçük kızlarına bakarken nasıl da pamuk gibi olduğunu söylemek gerekir. Hitchcock ve Scully de merkezin en müdavim ama pislik namına derece yapmış isimleriyken, amirleri Raymond Holtz da disiplinli bir hoca gibi. Anlayacağınız ilk bakışta hepsi o kadar sıradan ve bilindik tiplemeler ki aslında… Fakat sonradan karakterlerine dair detaylanmalara girince anlıyorsunuz ki, bu kadar klişe bir temele rağmen ne kadar değişik ve olağanüstü bir yere gelebilmişler. Sahi, detaylandırma demişken…

Yaz Kızım: Karakter Gelişimi En Mühim Şeydir!

FOX's "Brooklyn Nine-Nine" - Season One

Bu her dizi için geçerli bir unsur bana kalırsa. Karakter, eğer durduğu yerde saymaya devam ediyorsa o yapımı çöpe atmamanız için hiçbir neden yok. Ha, gelişme dediğimiz olay aynı zamanda karakterin ana yapısına ters de düşmemeli. Sitcomlarda bunu sağlamak genelde zor olur; zira New Girl izleyenlerin ve yazılarımızı takip edenlerin bileceği üzere en başta tanıdığımız tiplemeye ters gidebilecek ya da hiç uymayan türde ilerlemeler, bizim için bir karakter gelişimi değil ne yazık ki. Fakat Brooklyn Nine Nine bunu o kadar şahane başarıyor ki, ağzınız açık kalır gerçekten de. Rosa Diaz’ın en başta o stereotipik sert motorcu kadın karakterine rağmen son sezonda gelinen nokta o kadar uçurum gibi ki… Spoiler vermemek adına daha ötesine gitmeyelim diyoruz ama Charles Boyle’un bile ilk sezondaki platonik sevdasının beşinci sezonda inanılmaz bir baba figürüne evrilmesi, üstelik bu figürün de inanılmaz bir güldürme yeteneğine sahip olması gerçekten inanılmaz.

 

Polisiye + Komedi = Ultra Akıcı Keyif

204B99_scn11_268_f_hires2

Her polisiye dizisi herkese uygun olmayabilir. Kimi çok sıkıcıdır, kimi de çok sürükleyici. Bazısında bunca polis işi, dizinin ilerlemesine ket vurabiliyorken, bazılarında da komedi unsuruyla birleştiği için geçen sürenin farkına varmanızı sıfıra indiriyor tamamen. Sadece polisiye ya da sadece komedi tek başına sizi açmıyorsa bir de polisiye ve komedi ikilisini deneyin, inanın pişman olmayacaksınız! Polisiye demek koşuşturmaca demek, aksiyon demek, dur durak bilememek demek! Ay her gün yeni bir dava mı, biz varız!

 

Dedektifler Sayesinde Baştan Savma Kurguya Son!

773b7dd2-e7e8-454c-a101-93907290d615

Bu konuda diyebileceğim tek şey bir dedektifin düşünme tarzını hayal etmeniz olacaktır. Çok ince detaylar, çok alakasız görünmesine rağmen zincirleme fikirlerle inanılmaz bir sonuca sebebiyet veren olaylar… Bunların hepsi bir dedektif için çocuk oyuncağı olabilir. Sonuçta Sherlock Holmes ve onun akıl yapısını az çok bilen bir güruhuz, değil mi? En ufak milimlik açının bile çok büyük önemi olan şu hayatta attığınız yumruktan, bir azılı suçlunun içtiği sigaranın düştüğü yere göre getirdiğiniz yorumlamaya kadar her şey çok zekice kurgulanmış olmalı bu tür dizilerde. E haliyle de her bir dedektifimizin bu zeki kurguda pay hakkı varken, özellikle de Jake’in inanılmaz yeteneklerini göz ardı etmemiz büyük bir saygısızlıkken biz daha ne diyelim şaşırdık.

Mesela Jake’in, amirleri Raymond Holt’un asla kısaltma kullanmayacak kadar disiplin sahibi biri olduğunu bilmesi ve “I shouldnt’ve” (I+should+not+have – yapmamalıydım gibi bir anlamı var) diyerek kullandığı kalıpla birlikte bir şeylerin ters gittiğini anlamasını keşfetmesi, izlediğiniz sırada kendinizden geçmenizi sağlıyor. Senaristler işini çok iyi yapıyor be!

 

Sektörde İmkansızı Başarmış, Kadroca Takdir Kazanmış!

150311-news-brooklyn-nine-nine

Brooklyn Nine Nine’ı neden kainatın en iyi sitcomu olarak saymamız gerektiğini çok net açıklamasa da, bu inanılmaz oyuncu kadrosuna bir övgü yazmadan içeriğimizi sonlandırmak istemiyoruz.

Normal şartlarda birden fazla sayıda farklı etnik kökenlere, cinsel yönelimlere ya da ırklara sahip karakterlerin bir dizinin ana hikayesine dahil olması alışılageldik bir durum değil. Fakat Brooklyn Nine Nine’ın iki Latin oyuncusu bu konuda kendilerini kadroya alanlar konusunda çokça saygı dolu sözcükler sarf ediyorlar. Amy Santiago ve Rosa Diaz karakterlerini canlandıran aktrislerin her ikisinin de Latin kökenli kişilikler olması, bu hususta en önemli sebepleri. Çünkü bir hanım oyuncumuz, kendisinden önce diğer Latin oyuncunun seçildiğini öğrenince kadroya girmenin artık onun için bir yalan olduğunu düşünürmüş ilk zamanlar. Fakat sonrasında kendisinin de dahil olduğunu öğrenmesiyle beraber bir Hollywood dizisinde iki Latin kökenli insanın olmasının ne kadar inanılmaz ve sıradışı olduğunu açıklamışlar. Dolayısıyla bu da her bir oyuncunun ne kadar değerli, başarılı, saygıdeğer ve inanılmaz yetenekli olduğunun yegane kanıtı oluyor. Üstelik başrol Andy Samberg hariç diğerleri de öyle daha önceden çok ama çok göz önünde olan tipler bile değilken, bu diziyle müthiş parlama yapmayı başarmış isimler haline gelmişler.

Berna Ece Gündüz

Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Tüm yazıları (523)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.