İçeriğe geç
Spor 9 dk okuma

Dünya Kupası Tarihi İle İlgili (Muhtemelen Bilmediğiniz) 14 İlginç Bilgi

Yiğitcan Erdoğan
Dünya Kupası Tarihi İle İlgili (Muhtemelen Bilmediğiniz) 14 İlginç Bilgi

Son güncelleme: 10 Aralık 2015

Hazır mıyız sevgili futbol geek’leri? Aylardır durup durup muhtemel kadrolara baktığımız, fikstürlerden iz takip edip muhtemel kazananları aradığımız Dünya Kupası başlamak üzere. Yarın Türkiye saati ile gece 11’de Brezilya ve Hırvatistan arasındaki maçla turnuva start alacak. Fırsat bu fırsat, geek’in en iyi bildiği şeyi yapalım, İngilizce’de “trivia” diye adlandırdığımız ilginç, komik, meraklı zihinleri tatmin edecek bilgilere dalalım dedik. Şu aşağıdaki 14 şeyi belki biliyordunuz; ama eminiz arada bazı bilmedikleriniz de var. Eğer durum buysa sizi temin ederiz, çok eğleneceksiniz!

Buyurun efendim, dünya kupası tarihi ile ilgili 14 ilginç bilgi karşınızda!

 

1. İlk Dünya Kupasının Üçüncüsü Amerika’ydı

1 USA National Team

1930’da Uruguay’da düzenlenen ilk Dünya Kupası’nın üçüncülük-dördüncülük maçı yapılmadı. Fakat FIFA, turnuva içerisindeki skorlara ve averajlara dayanarak 1986’da bir sıralama yaptı ve buna göre üçüncü, yarı finalde elenen Amerika Birleşik Devletleri’ydi. Peki daha o zaman resmi bir ligi bile olmayan ABD nasıl üçüncü oldu? Göçmenler sayesinde. Çoğunluğu birinci nesil İskoç göçmen futbolculardan oluşan kadronun teknik direktörlüğünü Robert Millar üstlendi. Millar’ın kendisi de eski St. Mirren oyuncusuydu ve İskoçya doğumluydu. ABD’nin bu üçüncülüğünden sonra tekrar bir çeyrek final görmesi, 72 sene alacaktı.

 

2. Fransa, Romanya, Belçika ve Yugoslavya Turnuvaya Aynı Gemide Gittiler

2 1930 Ship

İlk Dünya Kupası Uruguay’da yapıldığından, pek çok Avrupa ülkesi katılmayı maddi sebepleri öne sürerek reddetti. Sadece 4 Avrupa takımı turnuvaya katılmıştı. Uçak seyahati daha o yıllarda bu kadar gelişmediği için, bu dört ülke aynı gemide Brezilya’ya gittiler. Oyuncular birkaç ay süren gemi yolculuğu boyunca güvertede antrenman yaptılar. Yolda geçerken de Rio de Janeiro’da durup, Brezilya’yı da aldılar.

 

3. Türkiye 1954 Dünya Kupasına Yazı Tura Sonucu Katılmıştı

3 Franco Gemma

Ülke olarak katılma hakkı kazandığımız ilk Dünya Kupası, elemesinde Suriye’yi yendiğimiz 1950 Brezilya turnuvasıydı. Fakat gelin görün ki o dönemki devlet, maddi sıkıntıları öne sürerek milli takımı Brezilya’ya götüremeyeceğini açıkladı. 1954 İsviçre Dünya Kupası’nda bunun öcünü çok ilginç bir şekilde aldık. O zamanın formatı gereği sadece İspanya ile iki maç oynayacaktık. Henüz averaj kuralı uygulanmaya başlamamıştı. Madrid’deki maçta İspanya Türkiye’yi 4-1 yendi. Fakat Mithatpaşa Stadyumunda rövanşı 1-0 aldık. Penaltılar da olmadığından, üçüncü bir maç tarafsız saha İtalya’da yapıldı. O maç 2-2 bitti. Kararı dönemin kuralları gereği yazı tura atışı belirleyecekti. Milli takımın kaptanı Turgay Şeren, babası statta çalışan küçük Franco’yu yanına çağırıp, kendisinin seçemeyeceğini söyledi, görevi Franco’ya verdi. Franco yazı turanın sonucunu bildi ve Türkiye kupaya katılma hakkı kazandı.

 

4. Pele’nin Kariyerindeki İlk Röpörtajını 1958’de Halit Kıvanç Yapar

4 Pele Halit Kıvanç

1958 Dünya Kupasının başında hiç tanınmamış olan fakat kupanın sonunda bir yıldıza dönüşen Pele’nin kariyerinde Halit Kıvanç’ın özel bir yeri vardır. 1958 Dünya Kupasını yazmak adına İsveç’de olan Kıvanç, favori gösterilen Brezilya’nın oyuncularıyla turnuva başlamadan röportaj yapmaya gider. Röportaj odasına girdiğinde, Garrincha gibi yıldızların yabancı basın mensupları tarafından kapıldığını görür. Kendi deyimiyle, kenarda genç, kimsenin ilgilenmediği bir çocuk takılır gözüne ve içindeki ezilmişe bir sempati besleyen Türkiye damarı titrer, gidip öylece duran o çocukla röportaj yapmak ister. Bu o çocuğun kariyerindeki ilk röportajıdır ve o çocuk Pele’nin ta kendisidir.

 

5. 1950-1966 Arası Meksika’nın Şansı Hiç Yaver Gitmez

Bu yine de Meksika'nın kalecisi Antonio Carbajal'ın efsane olmasını engelleyemez, o ayrı.
Bu yine de Meksika’nın kalecisi Antonio Carbajal’ın efsane olmasını engelleyemez, o ayrı.

Meksika’nın 1950 – 1966 yılları arasındaki rekoru Allah’tan sonra İskoçya da egale etmiştir, yoksa Meksika’nın 1950, 1954, 1958, 1962 ve 1966 turnuvalarında, üst üste tam beş kere ilk turda elenmesi yenilir yutulur lokma değildir. Bir de bunların bir bölümü Avrupa kıtasında olmuştu sevgili Geekyaparlar. Yani Meksika, daha uçak seyahatinin yeni yeni palazlanmaya başladığı senelerde binlerce kilometreyi tepip, iki üç maç oynayıp, Meksika’ya geri döndü on altı sene boyunca. Püü…

 

6. 1966’da Eurovision’ı Avusturya, Şampiyonlar Ligini Real Madrid, Ligi Atletico Madrid Almıştı

6 England 66

İngiltere’nin Dünya Kupası şansını arttıran şey, ne kadrosunun kalitesi, ne teknik direktörü ne de formasının ağırlığı. Tamamen batıl bir durumdan bahsediyoruz biz. Atletico Madrid, 1965-66 sezonunda ligi birinci bitirmişti. Şampiyonlar Ligi ise o sene Real Madrid’e gitmişti Eurovision’u Avusturya kazanmış, Dünya Kupası ise İngiltere’nin olmuştu. 2014’te bu dediklerimizin üçü yine gerçekleşti. Dördüncüsü de olur mu? Olursa vallahi dumurlardan dumur beğeniriz!

 

7. 1970’de Brezilya Üç Kere Kupayı Kaldırdı, Jules Rimet’i Eve Götürdü

7 Jules Rimet

O zamanın kuralları gereği, 1970 senesindeki turnuvanın ekstra bir önemi vardı. Özellikle de ikisi de kupayı iki kere kazanmış Brezilya ve İtalya finalde karşılaştıkları için. O dönem yapılan açıklamaya göre turnuvayı üç kere kazanan takım, kupayı dört seneliğine alıp yeni turnuvada geri vermek yerine, sonsuza kadar elinde tutma hakkını kazanacaktı. Brezilya finalde üçüncü kupayı aldı ve “Jules Rimet kupası” olarak adlandırılan ödülü komple evine götürdü. FIFA 1974 turnuvası için yeni bir ödül tasarladı ve “üç kere alan, komple götürür” kuralını kaldırdı.

8. Dünya Kupası Tarihinin İlk Kırmızı Kartını Bir Türk Hakem Çıkartmıştır

8 Doğan Babacan

Olimpiyat Oyunlarında da düdük çalmış, sonraları Şampiyonlar Ligi yarı finali ve Süper Kupa finalinde de hakemlik yapmış olan Doğan Babacan’ın, 1974 Dünya Kupası’nda da görev yapacağı açıklandığında, ülkenin dev gururu bol bol anlatılır. 1929 İstanbul doğumlu Doğan Babacan, Türkiye futbol tarihine Dünya Kupası’nda hakemlik yapmış ilk Türk hakem olarak geçer. Fakat Dünya Kupası tarihine geçişi bambaşkadır. Kırmızı kart kuralı, 1970 Dünya Kupasında getirilir, fakat o turnuvada kimse kırmızı kart görmemiştir. Dünya Kupası tarihinin ilk kırmızı kartını göstermek Doğan Babacan’a, görmek de Şilili Carlos Caszely’ye nasip olur.

 

9. Kupa Kazanamadan En Çok Final Oynayan Takım Hollanda’dır

9 Netherlands 74

1970’lerin ortasında Rinus Michels önderliğindeki total futbol konseptiyle ortalığı kasıp kavurmuşur Ajax, ve onun uzantısı olarak Hollanda, iki defa finale çıkar. 1974 ve 1978 senelerinde. İki finalde de ev sahibi takımlara (Batı Almanya ve Arjantin) yenilir. 2010 Güney Afrika turnuvasında bir defa daha finale kalıp, bu sefer İspanya’ya yenilince, artık Dünya Kupası tarihinin en şanlı onurunu elinde tutan takım olur: Tek bir kupa dahi kazanamadan en çok final oynayan takım. Yazık be Hollanda’ya…

 

10. Maradona’nın El Golünü Görmeyen Hakem Ali Bin Nasser, Bir Daha Dünya Kupası Maçı Yönetmemiştir

10 Maradona Hand of God

Tunus’lu hakem Ali Bin Nasser, İngiltere – Arjantin çeyrek final maçına çıktığında Dünya Kupası tarihinin en önemli ve en tartışmalı maçlarından birine tanık olacağını tahmin edebiliyor muydu? Şüpheliyiz. Bin Nasser pek çoklarına göre “yüz yılın en güzel golü” olan Maradona’nın ikinci golüne tanık oldu. Fakat mühim olan, “biraz Diego’nun kafası, biraz Tanrı’nın eli” ile atılan ve kesinlikle nizami olmayan golü atlamasıydı. Bin Nasser bir daha Dünya Kupası yüzü göremedi.

 

11. 1990 Dünya Kupası HDTV Kayıt Alınan İlk Dünya Kupasıydı

11 1990 HDTV Cup

İtalya’da gerçekleşen 1990 Dünya Kupası, teknolojik anlamda bir ilkti. İtalyan televizyonu RAI ve Japon devlet kanalı NHK arasındaki bir ortaklıkla, ilk defa Dünya Kupası maçları HDTV çözünürlüğünde kayıt altına alındı. İnsanın inanası gelmiyor değil mi? Biz de resmi belgeyi görene kadar pek inanmadık. Belge İtalyanca, ama gerekli kısımları anlamak için dili bilmek gerekmiyor. Tabii çözünürlük yüksek olabilir, ama bu görüntü kalitesi iyiydi anlamına gelmiyor. Bilakis, belki hatırlayanınız vardı, 1990 görüntü kalitesi konusunda iç açıcı bir seviyeye gelinemediği yıllardı.

 

12. Penaltı Atışlarıyla Belirlenen İlk Final 1994 Finaliydi

12 Baggio

Üçüncü maddede söylemiştik; eskiden eşitlikle sonuçlanan ikili maçlar, üçüncü maça gider, orada da eşitlik bozulmazsa iş yazı turaya bakardı. 70’li yıllarda FIFA, penaltı atışları konseptini futbolla tanıştırdı. Fakat 1994 senesine kadar hiçbir Dünya Kupası finali penaltı atışlarına kadar eşitlikle devam etmedi. O penaltı atışları, bugün hâlâ en ikonik Dünya Kupası anlarından birine sahne olmuştur. Dönemin efsanelerinden Roberto Baggio, topun başına gelmiş fakat penaltı vuruşunu dağlara taşlara atmıştır. Sonradan da şiar olacak sözü, kendisini bu yüzden eleştirenlere cevap olarak söyler: “Penaltı atışlarını sadece onu atabilecek kadar cesur olanlar kaçırır!”

 

13. Dünya Kupaları Tarihinde Üç Milli Takımla Oynamış Tek Oyuncu Vardır

13 Stankovic 1

FIFA milliyet bazlı milli takım seçimi kurallarını sıkılaştırmadan önce birden fazla milli takımla birden fazla milli maça çıkan oyuncular vardır. Alfredo di Stefano herhalde buna en iyi örneklerden biridir. Fakat üç farklı milli takımla üç farklı Dünya Kupası oynama şerefine sadece ve sadece tek bir oyuncu naildir: Dejan Stankovic. Futbol geeklerinin en çok Inter performansından tanıdığı Stankovic, 1998 turnuvasına Yugoslavya formasıyla katılır. Sonra malum, Yugoslavya’nın dağılışı iyice perçinlenir. 2006 Dünya Kupasında Stankovic Sırbistan Karadağ forması altında oynar. En sonunda Sırbistan ile Karadağ da ayrılınca, 2010 Dünya Kupasında Stankovic Sırbistan adı altında işini icra eder.

 

14. İlk Turda Elenmiş Tek Ev Sahibi Takım Vardır

14 Tshabalala

Ev sahibi takımların Dünya Kupalarında hep büyük avantajları vardır. İlk Dünya Kupası’ndan beri Uruguay, Batı Almanya, Arjantin ve Fransa gibi takımlar, ev sahibi olduğu turnuvalarda ilk sıraya çıkmışlardır. Genelde de çok başarısız olmaz, yüksek ihtimal çeyreği görürler. Bunun tek istisnası vardır. Bütün Dünya Kupası tarihinde, ilk turda elenmiş sadece bir ev sahibi takım görülür, o da geçen Dünya Kupasında gruplardan çıkamayan Güney Afrika’dır…

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.