EMANCIPATION – AGENTS OF SHIELD’ın Son Bölümünde Sevdiğimiz 6, Sevmediğimiz 3 Şey
Ya bu dizi, üzerinize afiyet, çok iyi lan! Yani hakikaten, insanın sarıp sarmalayası geliyor. Sezon finaline şunun şurasında bir şey kalmadı ya? Sonda bombayı patlatacaklar ya? Vitesi arttırdılar da arttırdılar, gaza bastılar da bastılar. Genel olarak şahane bir bölümdü. Sevdiğimiz ve sevmediğimiz şeylerin tam listesi, şu şekilde efendim:
Sevdiklerimiz:
1. Civil War Bağlantıları
Geçen bölüm, Failed Experiments, çay kaşığının içinde kalan son damla çay kadar bile Civil War’a bağlanmayınca; bizim kafamızda her geçen gün netleşen ama inanmamak için de her geçen gün yeni bir done aradığımız Marvel TV – Sinema ayrımı bir puan daha kazanmıştı. Bu bölüm, o puanı tamı tamına geri alamadı; zira bağlantı hâlâ kurumsal kopma öncesi yaşanan Ultron / Winter Soldier bağlantıları kadar güçlü değildi. Ama bol bol Sokovia Accords dendi, konu deşildi, Inhuman’ların burada nerede durduğu enine boyuna tartışıldı.
2. Hellfire
James T. James’in diziye Ward hüviyetinde eklenmesini bekliyorduk, ama iyi ki öyle bir şey olmamış. Axle Whitehead muhteşem eğlenceli bir portre çiziyor çizgi romanlarda çok karşımıza çıkan “zibidi kahraman” performansıyla. Bu bölüm özel efekt departmanından da pırlanta gibi bir yardım aldı, müthiş oldu.
3. Watchdogs Manidarlığı
Watchdogs’u getirip, HIVE’ın Inhuman ordusuna katık etmek, muhteşem bir fikir. Çünkü üç katmanda işe yarıyor: Birincisi, manidar. Bütün ırkçıları toplayıp sabahına siyahi, seksistleri toplayıp kadın yapmak gibi bir şey. İkincisi, Watchdogs’u patlamamış bir Çehov silahı olmaktan kurtarıyor. Üçüncüsü de, “HIVE bu kadar fazla adamı nereden buldu / bu kadar fazla adam kaçırılınca kimse fark etmedi mi?” gibi soruların da önüne geçiliyor…
4. Macgyver Anları
Daisy’nin Macgyver anları harikaydı. Zaten aynayı kır, lazerin önüne koy, bantı oraya çek, hoop, n’oldu çıktın bak sekansı çok eğlenceli; bir de üzerine “tamam kalkabilirsin şimdi, uyurkenki hâlini loop’ladım” detayı da çok tatlıydı. Bir yandan da bütün bölüm Fitz ile server köşe kapmacası oynamak da tatlı oldu.
5. Büyük Plan
Elbette dizinin böyle büyük twistlere sahip olması, izleyici açısından büyük bir nimet. Bu bölümün de sonunda “Meğerse, baştan beri öyle değilmiş” diyebiliyor olması dahi, mevcut süper kahraman dizileri içinde farklı bir yere taşıyor kendisini. Keyifli bir andı finalde Lash’i o uçaktan inerken görmek…
6. Lash Reyizin Vedası
O Quinjet’in kıçından çıktığı andan sonra, HIVE’ın parazitlerine “höt” dedi karşı koydu, sonra gitti Watchdogs’ları bertaraf etti ya, zaten oralarda kalbimizi geri kazanmıştı. İşlediği tüm cinayetleri unuttuk, Skye’ı kurtarınca iyice ihya olduk. Ama bütün bunların üzerine, ölümü bile güzeldi be adamın! Hellfire’ın zinciri ne kadar güzel girdi oradan… Vay arkadaş ya, elveda Lash, hakikaten güzeldi seni izlemek!
Sevmediklerimiz
1. “Nasıl ikna edeceksin?”
Bölümün bir yerinde Coulson bunu, “Başkan’ı aramalıyım” diyen Talbot’a söyledi. Bravo. Sekiz senelik MCU’da geldiğimiz nokta burası mı yani? New York’u uzaylılar işgal etti, sentetik Android’ler duvarların içinden geçiyor; gerçek Yapay Zeka yapıldı, ilk işi bir şehir kaldırmak oldu –Amerikan başkanı “Efenim bir parazit var, Inhuman’lara mind control atıyor” cümlesine mi OHA olacak. Sene oldu 2016, artık şöyle konu engelleri uydurmayalım götümüzden…
2. Tanıdık Büyük Plan
Tamam, sonda bir twist olması keyifli dedik. Ama keyif Lash’in ortaya çıkmasından kaynaklanıyordu, onu da kabul edelim. Yoksa yani, “Lincoln Daisy’ye sadık gibi gözüküyor, ama aslında bize sadık” mevzusunu da işlediler, “ihanet etmiş gibi gözüküyor, ama Coulson’ın dediğini yapıyor” mevzusunu da. Orijinal bir şey değildi, işin içinde Lash olmasaydı da tat kaçardı biraz. Ki, Lash demişken…
3. “Belki Osurmaya Programlanmıştır”
Bölümün sonunda herkesin kendi kendine “Lash aslında şuna programlı, aslında buna programlı” diye konuşması benim biraz sinirimi hoplattı açıkçası. Inhuman DNA akıllı kod, okey, anlıyorum. Ama buradaki akıllı kod “alın yazısı” anlamında değil. Lash belli ki fazlalık eritmek üzerine bir arkadaşımız. Buna sonda abesle iştigal anlamlar biçmenin ne anlamı var. Tamamım ben zaten Lash’in orada reyizlik yapmasına, bir de niye bıdı bıdı üstte konuşuyorsunuz? Hayır samimiyetsizce iki laftan birinde de Lash’in “aslında” neye programlı olduğu da değişiyor yani…
Easter Egg’ler ve Kısa Notlar
- Watchdogs’ların dönüştüğü şey, Alpha Primitives olarak adlandırılıyor. Normalde Attilan’ın altında amelelik yapıyorlar üst toplum için. Morlock, ya da Cesur Yeni Dünya’nın Omega’ları gibi düşünün. Orijinleri de Attilan ile ilgili, hatta Maximus ile bağlantıları var. O yüzden burada kullanılmalarına çok şaşırdım.
- Sanıyorum ilk defa, MCU’da Hellfire gördük. Karakter olanı demiyorum, hem James T. James’in, hem de Ghost Rider’ın zincirlerinde kullandıkları ateşten söz ediyorum. Cehennem ateşi, Marvel evreninde sadece maddeyi yakmaz, manevi olanı, yani ruhu da yakar. Watchdogs ekibinin çığırışları bana böyle bir izlenim verdi.
- Agent Carter’ın ölümünü anlatan gazete küpürü abisine göndermede bulunuyor. Üstündeki makale de Sokovia Accords ile rahatsızlığı olan Meclis üyelerinin yapabileceği tek şeyin, biri bunu suistimal edince hukuki yola başvurmak olduğunu anlatıyor.
- Yo-Yo’nun hacını Mack’e vermesi ölen kişinin Mack olacağına dair teorileri gazlıyor elbette. Ama açıkçası “ilk ölen siyahiler olur” klişesini bu dizi bir değil, iki kere uyarlarsa ben kazan kaldırırım; bunu söyleyeyim.
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)








Yorum Yap