Filmi Bırakın Da Dizisi Çekilse On Numara Olacak 8 Oyun
Yıllardır istikrarlı bir şekilde aynı mevzuyu savunuyorum: Oyunların filmi çekilmemeli. Yani, çok belirgin bir A noktası ve en az onun kadar belirgin bir B noktasına sahip oyunların filmleri bir nebze iş yapabilir. Başa Lara Croft’u koyar, sona da bir tarihi eser yerleştirirsin, o gayet güzel çizgisel bir film olur. Ama 50-60 saatlik, açık uçlu oyunları ne yapacaksın? Yani hakikaten tutup açık dünya bir oyunu filme çevirebilir misin? Çeviremezsin.
İşte o yüzden dizi yapacaksın! Düşündüm, taşındım, filme kesinlikle uygun olmayan ama dizisi çekilse on numara olacak oyunları sıraladım. Benim aklıma gelen bunlardı, sizlerden de yorumları bekliyorum. Önerilerimizi toplayalım, üst üste yığalım, Hollywood’a mesaj yollayalım. Duy sesimizi Hollywood, yap şu oyunlardan güzel birer dizi!
1. XCOM: Enemy Unknown
Neye Benzerdi: Starship Troopers + Game of Thrones
Starship Troopers’ı uzaylılarla savaşan zırhlı askeri birlikler yüzünden koyduk, peki diyeceksiniz ki “Game of Thrones ne alaka?”. XCOM: Enemy Unknown’u belirleyen şey, tüm oyunun sevdiğiniz karakterleri öldürmek konusunda Game of Thrones kadar acımasız oluşudur. Kendi bulduğunuz, kendi yetiştirdiğiniz, geliştirdiğiniz askerler sizin hatanız yüzünden Hakk’ın rahmetine kavuşunca resmen darma duman olursunuz, Ned Stark yanında solda sıfır kalır adeta. Düşünsenize böyle kimin öleceğini bilmediğiniz, devamlı tetikte olduğunuz bir bilim kurgu / aksiyon dizisi. Çok güzel olmaz mıydı?
2. Mass Effect
Neye Benzerdi: Star Trek
Star Trek’in yeni nesil versiyonu olurdu direkt. Fakat arada çıkan diğer her şeye kıyasla, daha çok ilk orijinal seriye benzer, aksiyon dozu olarak ise tepeyi hedeflerdi. Mass Effect evreni biraz yapı itibariyle klasik bilim kurgu evrenlerinden farklıdır; ana farkı da insan ırkını merkeze koymayışıdır. Hatta insanlar çeperdedir; içeriye, çekirdeğe girmeye çalışırlar. Bu çabayı yansıtan, bir yandan da modern çağın buhranlarına felsefi yanıtlar veren bir dizi tadından yenmezdi.
3. Assassin’s Creed
Neye Benzerdi: Vikings, Borgias ve tarihi her dizi
Şimdi önceden söyleyelim, aynı oyundaki gibi dizinin de iskeleti Animus bazlı olmalı. Yani her şeyi birbirine bağlayan çerçeve, yine Desmond, Lucy ve saz arkadaşlarının Desmond’ın genleri üzerinde zaman yolculuğu yapması olmalı. Fakat bizce tek bir zaman dilimine kısıtlamak, ayıbın dik alası olur Assassin’s Creed söz konusu olduğunda. O yüzden her sezonun farklı bir zaman diliminde geçmesini öneriyoruz. İlk sezon Altair, ikinci sezon Ezio, üçüncü sezon Connor, dördüncü sezon Aveline, beşinci sezon Edward… Her sezon apayrı bir macera. Soruyorum size süpersonik olmaz mıydı?
4. Grand Theft Auto IV
Neye Benzerdi: Breaking Bad + The Sopranos
Diğer GTA oyunlarını dizileştirmek gibi bir niyetimiz yok. Pek çoğu zaten belli başlı suç filmlerini şablon olarak almış (III –> Goodfellas/Godfather, Vice City –> Miami Vice/Scarface, San Andreas –> Boyz N’ The Hood) eserlerdi, tutup uyarlamanın uyarlamasını yapmaya pek bir lüzum yok. Bizim odak noktamız, serinin en orijinal ve belki de en güzel hikayesi: GTA IV. Dizinin başları Breaking Bad’in başı gibi olsun, Niko istemeye istemeye (ama aslında bir yandan da çok isteyerek) suç dünyasına girsin. Sonlara doğru ise iyice Sopranos’a dönsün olay, Niko reyiz essin gürlesin. Nasıl? Ekrana para fırlatasınız geldi, biliyorum… Daha sonraki sayfaya da geçmedik üstelik…
5. L.A. Noire
Neye Benzerdi: Mad Men + The Wire
Mad Men ve The Wire’ı özellikle seçtik. Zira L.A. Noire, nasıl mekanik olarak standart bir macera oyunu değildiyse, aynı şekilde standart bir polisiye dizi de olamaz. L.A. Noire’ın olayı, Los Angeles’ı ve 1950’leri mükemmel yansıtmasıydı. O yüzden de bizce dizisi dönem yansıtma başarısı bakımından Mad Men’e benzer, şehrin her kısmını yansıtması yönüyle de The Wire’dan ilham alırdı. Aynı oyundaki gibi ilerlerdi işler. İlk sezon üniformalı gezen Phelps, ikinci sezon narkotik masasına, üçüncü sezon cinayet’e, dördüncü sezon ahlak masasına geçerdi. Süper de olurdu be!
6. The Banner Saga
Neye Benzerdi: The Walking Dead + Game of Thrones
Listemizdeki en garip girdi olduğunu biliyorum, daha oyun çıkalı bir sene olmadı. Ama bizce The Banner Saga’dan gerçekten kusursuz bir dizi olurdu. The Walking Dead’in o “tüm şartlara rağmen hayatta kalmaya çalışan, bir yandan da iç entrikalarla uğraşan grup” mantığını alıp, Game of Thrones vari karanlık bir fantezi dünyasına aktarırdı dizi. Başrol oyuncularını sağlam seçti mi, kimyalar da tuttu mu kimin kimin tarafında olduğunu merak eder; Dredge’lerden çok, kimin kime ihanet edeceğinden korkardınız.
7. Prototype
Neye Benzerdi: Arrow
Hazır Arrow’dan feyz alındı ve Flash gazı kökledi; hazır Marvel Daredevil ve ekip arkadaşlarıyla birlikte yeni bir yola giriyor; bizce şöyle sağlam bir süper kahraman dizisi arıyorlardır Hollywood yöneticileri. Eğer Geekyapar’ın fikrini merak ediyorlarsa, Prototype’tan daha ileriye bakmasınlar. Bütçeye yetişebilecek gibilerse Alex Mercer’in hikayesi ve güçleri, hem çok güzel bir felaket öyküsüne temel oluşturur hem de muhteşem aksiyon sahnelerine. Artık çizgi romandan süper kahraman aparmanın vakti dolsun, oyunlardan süper kahraman aparılsın dostlar!
8. Splinter Cell
Neye Benzerdi: 24
Gariptir ki 24’ten beri şöyle aksiyon dozu yüksek, izleyiciyi aptal yerine koymadan komplo hikayesi anlatan bir dizi görmedik. O kadar ki, dizinin bitmesiyle oluşan boşluğu kimse dolduramadı; dizi gitti yeniden başladı. Biliyoruz, Splinter Cell’in filmi geliyor; başında da Edge of Tomorrow’un yönetmeni Doug Liman var. Filmden de baya umutluyuz. Ama bize soracak olursanız dizi olsa hayrı daha fazla dokunur. Yavaş yavaş anlatır büyük komplomatik hikayelerini. Tom Clancy markası zaten Amerika’da saygı duyulan bir şey, bir de kaliteli bir kadro yapıştırırsanız, izlenme rekorları bile kırabilir. Evet, o kadar güveniyoruz yani…
Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.
Tüm yazıları (2655)







Yorum Yap