İçeriğe geç
Sinema 3 dk okuma

GEEK Gönüllerimizin Anahtarlarını Elinde Tutan J.J. ABRAMS’ın En İyi 5 İşi

Yiğitcan Erdoğan
GEEK Gönüllerimizin Anahtarlarını Elinde Tutan J.J. ABRAMS'ın En İyi 5 İşi

J.J. Abrams 1991 yılında Regarding Henry’yi yazdığı zaman, Hollywood nezdinde “Bu genç çocuk hevesli ha, fena işler yapmayacak” diye anılan, çömez bir yazardı. Sonra bir iki büyük film daha yazdı, 2001 yılında kendi dizisini verdiler. O diziden sonra, Abrams kademeli olarak yükselmeye başladı. Ama sizi temin ediyoruz, 2004 yılında altında imzası bulunan Lost patladığında bile kimse onun buraya geleceğini tahmin etmiyordu. Kendisi artık gerçekten de geek ihtiyaçlarımızın anahtarını elinde tutan adam; her anlamıyla. Biz de onun bu masif yolculuğuna bir bakalım, bizce en iyi beş işini listeleyelim dedik. Hazır mıyız? Buyurun!

 

5. Star Wars: The Force Awakens

14 Star Wars Force AWakens, 2015

Force Awakens’la ilgili ağzımdan iyi bir şey çıktığı görülmemiştir; genel olarak kanaatimden geri adım atmış da değilim. Force Awakens bence birebir A New Hope olmaktan öteye gidemeyen, bu kararından dolayı da çok yargılanması gereken bir filmdi. Amma velakin, Abrams’ın kariyeri kapsamında değerlendireceksek bir şeyi kabul etmemiz gerekir: Bu film Abrams için büyük bir başarıydı. Ben beğenmedim, pek çoğunuz da vasat buldunuz. Ama objektif bir pencerede şunlar tartışılmaz: Film gişeyi dağıttı, genel kitle memnun ayrıldı, eleştirmenler ses çıkarmadı. Ve bütün bunları hiçbir filmin sahip olmadığı tizlikte bir pazarlama kampanyasının ve hiçbir filmin sahip olmadığı bir hype’ın altından kalkarak yaptı. Büyük başarı.

 

4. Fringe

08 Fringe, 2008

Fringe eşinize dostunuza “Abi birkaç bölüm sabredersen…” diye anlattığınız o dizilerden. İlk bölümlerindeki kesif “haftanın garip meselesi” tadından kaçınmak mümkün değil. Ancak dizi bacaklarını biraz açıp, paralel evren meselesine biraz girmeye başlayınca da bu sefer diziyi sevmemek imkansız oluyor. Özellikle de Joshua Jackson – John Noble paslaşmalarının ışığında. Anna Torv’u da sever, ederiz falan tamam da; Jackson-Noble ikilisini izlemek büyük keyifti be!

3. Alias

05 Alias, 2001

Alias doğru zamanda, doğru yerde bir diziydi. Çok mu iyiydi? Hayır. Bugün izlemenizi önerir miyim? Kesinlikle hayır. Ancak o dönem için mükemmel bir diziydi Alias. Bir dizinin merkezine güçlü bir kadını koymak, cesur bir hareketti ve her şeyden önemlisi taze bir hamleydi. Etrafına da baya keyifli bir kadro kurup, maceradan maceraya sıçratmak; yirmi birinci yüzyılın değişen casus tanımına katkıda bulunmak, bir de kesinlikle baymamak; Alias’ın diğer maharetleri arasındaydı.

 

2. Lost

06 Lost, 2004

Bakın, bu yerleştirmeye bakarken, sizden bir ricam var. Lost’un son sezonunu atın kafanızdan. Bir etkisi yokmuş gibi düşünün. Hiç olmamışlar, Lost hadsizce yayından son sezonundan önce kaldırılmış diye düşünün. O zaman şunu göreceksiniz: Lost dizi izleme şeklini değiştirdi. Dizi dediğimiz şeyi değiştirdi. “Bir tarafta HBO’nun The Wire, The Sopranos gibi prestij makineleri, bir taraftan da Lost’un sosyal medyayı tahrik edebilitesi ve bir oturuşta izlemeye müsaitliği Netflix gibilerin önünü açmadı” diyebilir misiniz gerçekten? Muhteşem bir diziydi Lost bir yere kadar. O yerden sonra fena bozdu, o yüzden bir numarada değil zaten. Ama o yere kadar olan kısmı, bu noktayı hak ediyor.

 

1. Star Trek

10 Star Trek, 2009

Ama bu, biraz tartışmasız. Biraz su götürmez. Çünkü bakın, Abrams’dan kimse bir şey beklemiyordu bu filmde. Abrams’ın bir önceki yönetmenlik deneyimi, “meh” desek kibarlık etmiş olacağımız MI:III’tü. Kimse Star Trek’i alıp, bir yandan eskiye bu kadar güzel saygı duyarken, bir yandan da yeniyi bu kadar güzel sahiplenen bir film çıkartmasını beklemiyordu. Bok gibi olsa dönüp ikinci kez bakmazdık 2009 Star Trek’ine. Ama pırlanta gibi oldu, ve yepyeni bir nesli tanıştırdı Star Trek efsanesiyle. Üstelik kemik hayranları da küstürmeden yapmayı başardı bunu! Ne diyelim, helal olsun!

Yiğitcan Erdoğan

Geekyapar'ın yazı işleri şövalyesi. Uluslararası İlişkiler okudu, okula girmeden önce yaptığı işi yapıyor. Küçükken "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diyenlere yazar diyordu. Tüm internette bulmak için: @acyberexile.

Tüm yazıları (2655)

Bunlar da ilgini çekebilir

Yorum Yap

E-posta yazman isteğe bağlı. E-postanla yazarsan ilk yorumun okunup yayımlanır, sonrakiler doğrudan çıkar; e-postasız yorumlar her seferinde okunup öyle yayımlanır. Yorumları site yöneticileri ve yazarlarımız okuyup onaylar; onay bekleyen yorumunu bu tarayıcıda bir hafta boyunca sen de görürsün, onaylanana kadar başka okur görmez. Adın ve yorumun yayımlanır; e-posta adresin ve IP'n yayımlanmaz, yalnız site yöneticileri görür, spam denetimi ve sorumluluk için saklanır — ayrıntısı Gizlilik Politikası'nda. Spam denetimi sunucumuzda yapılır; yorumun başka bir hizmete gönderilmez.